Medyada aÇIkÇa


Radikal

Tiyatro aşkı engel tanımaz

29/01/2006 Tiyatro aşkı engel tanımaz

NAZAN ÖZCAN

ZEYNEP AKSOY Küçük, yarı profesyonel, bağımsız, alternatif tiyatrolar.
Adlarını çok duymasak da Türkiye'de, özellikle de İstanbul'da onlardan çok var. Tiyatro aşkı adına birçok zorluğa göğüs gererek oyunlarını sahneliyorlar. Birçoğunun çıkardığı işlerin büyük özel/ödenekli tiyatrolara parmak ısırtacağını da rahatlıkla söyleyebiliriz. Sorduk: "Kimsiniz? Yaptığınız tiyatronun zorlukları ve keyifleri neler?", onlar da anlattılar.

İstanbul Kraliyet Tiyatrosu
Mart 2005'te kuruldu.
Şu anda Saygın Delibaş ve Fethi Kantarcı'nın yazıp yönettiği, Gamze Kuş'un dekor ve kostümünü yaptığı 'Hastasıyız' isimli müzikli komediyi oynuyoruz. Oyunda Ahmet Saraçoğlu, Serdar Orçin, Serhan Ernak, Alper Düzen, Berke Üzrek ve Barış Başar rol alıyorlar. Ceo'muz ise Kamil Güler. Ekip olarak zaten yıllardır arkadaşız ve beraber vakit geçiriyoruz. Zaten bir aradaydık sadece bir tiyatro ve bir oyunumuz yoktu şimdi o da oldu. Bu ilk oyunumuz. Yeni bir "komedi tiyatrosu"yuz. Ekip, yıllardır profesyonel olarak yazarlık ve oyunculuk yapan insanlardan oluşuyor. Yeni kurulan bir özel tiyatro olarak mesela şu anda gazete ilanı vermiyoruz. Gelen insanların bir diğerine önermesi yani kulaktan kulağa yöntemiyle seyircimizi oluşturuyoruz. Burada önemli olan zorluk, devamlılık. Bir sonraki oyunda da ilgi görmek, beğenilmek. Bir seyirci kitlemiz oluşsun istiyoruz. Bize güvenen bir seyirci. İstanbul Kraliyet Tiyatrosu oynuyorsa, güzeldir, eğlencelidir, mutlaka izlenmelidir desinler. Bunun için çalışıyoruz.
'Hastasıyız', her Pazartesi 20.30'da Beyoğlu Cambaz sahnesinde. (0212-244 75 92)

Tiyatro Kırmızı
2000'de kuruldu.
Amacımız deneysel çalışmaları bir adım ileriye taşımak ve oyunları dekor yığınlığından kurtarıp yolumuza devam etmek, daha özgün ve çevirisi yapılmamış ya da çevrilip ticari belirsizliğiden dolayı çok az oynanmış iyi oyunları oynamak, izleyiciye sunmaktı ama daha sonra kendimizi işlerini iyi yapmayan kültür merkezi yöneticileriyle, belediyelerdeki kültür işlerinde çalışan insanlarla uğraşıyorken bulduk. Aradan geçen altı yılda Lanford Wilson'un 'Yak Bunu' ve Joe Orton'un 'Yağma' isimli oyunlarını çevirip oynadık. 'Aç Sınıfın Laneti', 'Yak Bunu', 'Yağma' ve bu sezon ilk oynadığımız 'Uçlarda' oyununu farklı bir rejiyle yeniden sahnelemeye karar verdik. Oyuncular Deniz Boldaz, Görkem Gönülşen, Seda Kement ve Serpil Göral. Yönetmen Neil S. Fleckman. Bağımsız ve amatör tiyatroların en büyük ve ölümcül sorunu provalarını alacak ve oynayacak "alan" bulamamaları. Bağımsız tiyatrolar için şartlar korkunç. Bir kere doğal hiyerarşi var, mesela biz şu anda provalarımızı depoda yapıyoruz. Aslında kat görevlisini geçtikten sonra tiyatro yapabiliyorsunuz. Gene de güzel olan yanı, oyunun seyirciye oynanması. Seyirciyle buluşmak dışında bir oyuncunun daha fazla keyif alabileceği bir durum yoktur. İyi oyunlar çıkartmak çok zevkli, yoksa niye yapalım ki?
'Uçlarda', 3, 4 Şubat 20.00'de Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde. (0216-336 12 00)

Afiş Oyuncuları
2002'de kuruldu.
Okullu ve alaylı bir kadroya sahip. Avangard ve alternatif tiyatro yapmak Afiş Oyuncuları'nın sanat politikası. Deneysel, eğitsel ve yaratıcı çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz. Yaş ortalamamız 25. Zaten orta yaş grubunda olsaydık klasik tiyatro yapardık. Genç bir grubuz ve denenmemiş, az denenmiş, yapılmamış işler yapmayı hedefliyoruz. Kısacası çağdaşlık bize yetmiyor, biz çağcıl olmaya çalışıyoruz, hem de ödeneksiz, sıfır bir bütçeyle. Ekibimizde popüler isimler yok. Buna gerek de yok. Biz tiyatrocuyuz. Afiş Oyuncuları genç ve yerli yazarların oyunlarını sahnelemeyi ilke edindi. Süreklilik anlamında iki sahne kullanıyoruz; Beyoğlu'ndaki Stüdyo Drama ile Halkalı Kültür Merkezi. Bunların dışında, festival ve turne programlarımız oluyor. Bugüne kadar yaptığımız oyunları; 'Karılarım Beni Boşadı', 'Kuvay-i Milliye', 'Evimizin Alametleri', 'Umutlar Solmasın' ve şu andaki oyunumuz 'Aşk 1 Hastalıktır'. Bağımsız küçük tiyatro olmanın zorluğu kaynak. Çok iyi projelerimiz var ama kaynağımız yok. Eğer ki bu alanda sıkıntı yaşamasaydık inanın Devlet Tiyatroları'ndan bile iyi işler çıkarırdık. Projelerimiz için beş kuruş kaynağımız yok. Aslında beş kuruşa da gerek yok, üç kuruş da yeter bize, o zaman da biz '3 Kuruşluk Opera'yı sahneleriz. Bir de, seyirci sıkıntısı yaşıyoruz. Ama bizim oyundan dolayı bir kaygımız yok, sadece oyunun yeterince tanıtılmamasından dolayı seyirci sıkıntısı çekiyoruz. Tüm bu zorluklar arasında iyi işler çıkarmak bizi inanılmaz mutlu ediyor. Kısıtlı imkanlarımızdan dolayı projelerimizin her aşamasında acı çekiyoruz. Ve bu acı bizim hoşumuza gidiyor. Amatör bir ruhla profesyonel işler çıkarmak inanılmaz güzel. Biz bundan mutluluk duyuyoruz.
'Aşk Bir Hastalıktır', 29 Ocak Pazar 15.30, 4 Şubat Cumartesi 20.00, 14 Şubat Salı 20.00'de Stüdyo Drama'da. (0212-249 12 78)

Pervasız Tiyatro
6 Ekim 2005'te kuruldu.
Pervasız Tiyatro profesyonel, bağımsız ve özel bir tiyatrodur. Pervasız Tiyatro, pervasızdır. Pervasız Tiyatro bugünkü İstanbul'la alakası olmayan başka bir İstanbul'da, başka bir Türkiye'de kuruldu. Pervasızlar çalışmalarını şimdiki zamanla alakası olmayan başka bir zamanda, bugünkü ülkeyle alakası olmayan bambaşka bir coğrafyada sürdürdüklerini sanıyorlar. Yanıldıklarını biliyorlar. Fakat bunu sorun etmiyorlar. Çünkü bunu sorun ederlerse tiyatro yapamayacaklarını biliyorlar. Yaptıkları işin mantıksız olduğunu biliyorlar. Fakat tiyatro yapmak için mantık aramıyorlar. Tiyatronun başlıbaşına bir mantık olduğunu düşünüyorlar. Tiyatroyu sırf tiyatro olduğu için severler. Tiyatroyu sadece tiyatro olduğu için yaparlar. Tiyatro içinde ayrımcılık yapamazlar. Yoksa çok üzülürler. Bu bakımdan biraz duygusaldırlar. Bir de insanı severler. İnsanın evrenle kurduğu ilişkiye bayılırlar. İçinde insan olan, insanlık olan her şeye taparlar. İnsana gelebilecek her türlü zarardan ürkerler. Bu ürkeklik onlarda perva merva bırakmaz. Eğer bir gün evrenle insan barış imzalarsa, tiyatroyu bırakacaklarına yemin ederler. Pervasız Tiyatro, şu anda Slawomir Mrozek'in yazdığı 'Sığıntılar' adlı oyunu sahneliyor. Sabahattin Mutluer'in yönettiği iki kişilik oyunda İlker Ayrık ve Aykut Taşkın rol alıyor. Sahne tasarımı Ferit Özen'e ait.
'Sığıntılar', Şubat ayı boyunca her Cuma Oyuncular Tiyatro Kahve'de. (0212-245 13 14
http://www.pervasiztiyatro.com/)

Tiyatro Karşı Kıyı
2001'de kuruldu.
Tiyatro Karşı Kıyı'nın geçmişinde, gençlik tiyatrosu alanında 1995'tan beri önemli işler yapan lise topluluğu BAALOY'da oyunculuk eğitimi almış oyuncuları var. Bugün, bir kısmı, üniversitelerin oyunculuk bölümünü bitirmiş olan genç ve geniş bir kadroya sahibiz. Beş yılda deneysel çalışmalarımızın yanı sıra W. Allen'ın 'Tanrı', E. Kishon'un 'Bir Tavsiye Mektubu', R. Bradbury'nun 'Kaymaklı Dondurma Rengindeki Elbise' adlı yapımlarla seyirci karşısına çıktık. Bu sezon, Yunan yazar Y. Kambanellis'in tarihsel gerçekleri kullanan güncel bir yapıtını sahneliyoruz: 'Savaş Baba'. Aslında ortada tek ve ortak bir zorluk var: Tiyatro yapmak... Bize özel zorluk ise, önce önyargılarla boğuşmak zorunda olmamız. Çünkü amatörlük kavramı, "acemilik, işinde ehil olamama" vb. yaygın ve yanlış anlamlarıyla kullanılıyor. Biz, amatörlüğü "ekonomik beklentilerden ve popüler ancak nitelik olarak zayıf işlerden uzak olmak" anlamında anlıyor ve yaşıyoruz. Bu yönümüzle alternatifiz mesela. Nitelik anlamında kendimizi profesyonellerden geri görmüyoruz. Somuta dönersek, salon ve sahne bulamıyoruz. Salon bulduğumuzda da nedense profesyonel muamelesi görüyoruz, salon kiraları ağır geliyor... Üretme-yaratma sürecimiz çok keyiflidir. Amatörlük, -biraz da- sürekli "aramak" demektir. Bu da, sürekli keşfetmek veya keşfetmeye daha yakın olmaktır. Bu çok keyifli işte! Profesyonel yapılarda da çalışıyoruz, oralarda sanatçıların birçoğu fazlasıyla teknik olarak ve görev duygusuyla yapıyor işini. Ciddiye alınan birkaç şey var: Kazanılacak para, edinilecek şöhret... Mesleki saygınlık ve meslek ahlâkı gibi şeyleri önemseyenlere "idealist dinazor" gözüyle bakılıyor profesyonel düzlemde. Oysa, amatörlük, aşktır. Aşk ne yaşlanır ne de önemini yitirir...
'Savaş Baba' 8, 15, 19, 22 Şubat 20.00'de Afife Jale Sahnesi'nde. (0212-260 09 35)

Avam Tiyatro
2000'de kuruldu.
Avam Tiyatro, kendi gibi olan, serbest vezin davranan, herhangi bir yapı ve bünyeye bağlı olamayan, biraz anarşist özellikler taşıyan bir grup. Arzu ettiği her konuyu gündeme getiriyor. Bunlara işkence, politik meseleler, darbe konuları da dahil. Ama bu sene sistemle karşı karşıya gelme sorunlu oldu, başa çıkamadık diyelim. Altı yıldır Barış Manço Kültür Merkezi'nde oynadık oyunlarımızı. Ama 2006 itibarıyla oyunumuzu oynayamıyoruz. Memuriyet mantığının sanata bulaşma cüretinden kaynaklanıyor. Bizim istikrarlı oyun günlerimizi engellediler. Oyunculur salona sokulmadı, belediye zabıtaları engelledi. Bizden ayda üç-dört oyun oynayıp iki ay oynamamamızı istediler. Biz de tüm sezon boyu oynayacağız dedik. Bu tiyatro devletten para yardımı almıyor, talep de etmiyor. Bu paraların mekân olarak dönüşmesini istiyor. Şu an dışardayız, herhangi bir yerde oynayamıyoruz. 'Bağbozumu', 'Sorgu', 'Baba ve Oğul', 'Nasıl Yani?' ve 'Aşk Dönümü' gibi altı oyun oynadık şimdiye kadar. Şu an dışardayız ama Barış Manço Kültür Merkezi'nde oynamak istiyoruz yine. Bize sonuna kadar açılmazsa o kapılar, oynamayacağız! Eğer para bulursak kendi yerimizi kurabileceğiz. Ama lütfedilen günlere hayır, sanat lütfun ötesinde olmalıdır. Ekipte ünlü yok. 25 kişilik bir ekibiz. Başka başka meslekleri olanlar ve öğrenciler var. Avam Tiyatro'nun sahne bulamama dışında zorlukları da var. Size yabancı gözüyle bakıyorlar, çünkü insanların amentüsünün dışında davranıyor bu grup. Belediye bizi atabilir ama bizi dönüştüremez, doğru bildiğimizi yaparız. Keyifli tarafı da bu tavırları rahat rahat koyabilmek. Her duruma karşı bütün laflar söyleniyor ve bu bizi özgür kılıyor.

Tiyatro Boyalı Kuş
Eylül 2000'de kuruldu.
Zeynep Kaçar ve Jale Karabekir tarafından kurulan topluluk Türkiye'de kadın bakış açısıyla tiyatro yapmayı hedefliyor. Oyunları sırasıyla, 'Ferhat ile Şirin', 'Aşk İhanet Yalnızlık Vesaire', 'Dış Ses' ve 'Böyle Bir Aşk Masalı'. Topluluk kendi yaşam deneyimlerinden ve kişisel dertlerinden yola çıkarak kendi oyun metinlerini ortak ve kolektif bir çalışma içerisinde yaratır. Tiyatro Boyalı Kuş, genç, alternatif, feminist, profesyonel ve bağımsız bir topluluktur. En önemli ilkelerinden biri, kendi mesleğini icra etmek isteyen kadınlara bir alan açmak ve onlarla ortak üretime geçebilmek. Genç ve alternatif tiyatro topluluklarının en önemli sorunlarından biri, genç eleştirmenlerin yetişmiyor ve bu tarz grupların desteklenmiyor olması. Basın tiyatro haberlerine ve yazılarına çok fazla yer vermiyor ve tiyatro seyircisi ana akım tiyatrolar tarafından hep belli bir tür tiyatro biçimine hapsediliyor ve tiyatroya küstürülüyor. Prova yapacak mekânların kısıtlılığı, tiyatro salonlarının gün geçtikçe azalması ve hem prova mekânlarının hem de tiyatro salonlarının kiralama ücretlerinin yüksekliği tiyatro çalışmalarını yapmayı güçleştiriyor. Ancak önemli olan nokta şu ki, biz istediğimiz tiyatroyu yapıyoruz. Kısıtlı bütçe ile, yetersiz koşullarda ve belki tüm istediklerimizi gerçekleştiremeyerek. Ancak söylemek istediğimiz bir söz var, göstermek istediğimiz bir durum var, bir derdimiz var. İşte o yüzden tiyatro yapıyoruz. Yine de tiyatro yapmanın en güzel yanı, tiyatro yapmak! Maddi olanaksızlıklar, kısıtlamalar bazen gereğinden fazla yaratıcı olmamızı sağlayabiliyor. Sayısı ne olursa olsun, seyircinin Tiyatro Boyalı Kuş'un oyunlarını seyretmeye gelmesi en büyük mutluluk. İşte biz onlar için tiyatro yapıyoruz. En büyük keyif, "onlar"!
'Bu Bir Oyun Değildir', 8, 15, 22 Şubat Çarşamba 20.00'de Barış Manço Kültür Merkezi'nde, 24, 25 Şubat 20.00 ve 26 Şubat 15.00'te Afife Jale Sahnesi'nde. (0216-418 95 49)

Stüdyo Drama Prodüksiyon
7 Mart 2001'de kuruldu.
Şu ana kadar 'Kaos', 'Sonra', 'Terk', 'Ben, Nazım, Yaşarken ve Ölürken', 'Hizmetçiler', '-Suret- Beden ve Kent' adlı projeleri yaptık. Şimdi iki oyunumuz var: 'Arap Gecesi' ve 'Asur İmparatoru ve Mimar'. Biz temel neden olarak, istediğimiz işi, istediğimiz zaman ve istediğimiz biçimde yapabilmek için bu oluşumu kurduk. Ve tabii köhneleşmiş tiyatro anlayışlarına ve yapılarına istenildiğinde neler yapılabileceğini göstermek için. Bağımsız tiyatro yapmanın hiçbir zorluğu yok. Eee tabii bazen içinde bulunduğunuz özgürlükten, "Bu sene ne yapsak acaba?" diye karar veremediğiniz oluyor. Ve tabii sorumluluklarınız daha fazla. Her istediğinizi önünüze koyan bir merci yok. Bir de insanın kendi parasını harcaması daha bir güç oluyor tabii. İyi düşünüp doğru harcamak zorundasınız. En keyifli ve tiyatro adına en doğru olan tarafı, istediğinizde istediğiniz işi yapabilmeniz. Kimseye muhtaç olmadan. Bir de samimiyetsiz tiyatro sevicilerine şahit oluyorsunuz ki bu da büyük bir kazanç. "Biz de bir şey yapalım bu sahnede" deyip de sonra geldikleri yere dönen çok. Onlar hep o esaretlerinde kalsınlar ki, saptadığımız hedeflerin rotası hiç şaşmasın. Samimi ve gerçekten yürekten bu işe baş koymuş adamların yolu hiç bozulmasın.
'Arap Gecesi' Şubat boyunca her Çarşamba 20.00'de, 'Asur İmparatoru ve Mimar' Mart boyunca her Salı 20.00'de Stüdyo Drama Sahnesi'nde.(0212-249 12 78)

Teatra Jiyana Nû
1992'de kuruldu.
1991 yılında İstanbul'da Mezopotamya Kültür Merkezi'nin kurulmasıyla birlikte, bir grup öğrenci, işçi ve işsiz tarafından oluşturuldu. Teatra Jiyana Nû ismini 1992'de aldı. "Yeni Yaşam" adıyla, yeni yaşamın yaratılmasında rol almaya başladı. O güne kadar tümüyle inkar edilen bir halk, bir kültür ve bir dil vardı. Kuruluş sebebi, inkara karşı teatral bir duruş. İnkar edilen bu rengi tiyatro sahnesinde yeniden örerek, diğer renklerle buluşturmak ve paylaşmak. Öyle ya, toplumsal bir gövde ise sanat, tiyatro bunun ağırlık merkezidir. Sürekli tiyatro yapan sekiz kişiden oluşan Teatra Jiyana Nû, bugüne kadar otuzun üstünde oyun sahneledi. 'Mirin û Jiyan/Yaşam ve Ölüm', 'Ta Sê Ewrên Dûr/ Ta-üç Uzak Bulut', 'Bayê Elegezê / Elegez Rüzgarı', 'Komara Dénan / Deliler Cumhuriyeti', 'Girav / Ada' ve 'Çend Diyalog /Birkaç Diyalog' bunlardan bazıları. Grup şu anda, Kemal Orgun'un yazıp oynadığı 'Nobedarê Deriyê Cenetê / Cennet Kapısının Bekçisi' ile Athol Fugart'ın yazdığı 'Girav/Ada' oyunlarını oynuyor. Ayrıca, 'Perdeyek Namûs/ Bir Perde Namus' kadın oyunu ile Dario Fo'nun 'Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü' oyunu, grubun reji çalışmalarını yürütüğü yeni projeler.
Bizde tiyatro yapmanın zorlukları, başka yerde tiyatro yapmanın zorluklarından farklı. Her şeyden önce inkar edilmiş bir halkın, yasaklanmış diliyle tiyatro yapıyoruz. Devlete karşı vatandaşlık görevlerimizi yerine getirdiğimiz halde, devlet ve şehir tiyatrolarının kapıları bize kapalı. Tiyatro için fiziki altyapıların yok denecek kadar az olması ve bütün bunların yanında bütçesiz tiyatro yapmak durumunda olmamız, yaşadığımız en büyük zorlukların başında geliyor. Bütün bu zorluklara rağmen bizde tiyatro yapmanın keyfi, tiyatro ile birlikte kendimizi her gün yeniden oluşturuyor olmamız. Küçük de olsa zorlukları aşmak, bir şeyler başarmak ve bu başarıyı ekmek ve su kadar ihtiyacı olanlarla paylaşmak, ayrıca bu başarıların ilkleri olmak, bizlere büyük keyif veriyor.
'Nobedarê Deriyê Cennetê /Cennet Kapısının Bekçisi' 11 ve 18 Şubat Cumartesi 14.00'te MKM'de. (0212-251 85 06)

Tiyatro Kılçık
1999'da kuruldu.
İstanbul' da "Cafe Theather" anlayışında yeni bir soluk. 'Ayşegül Hindistan'da' isimli yeni yazılmış oyunlarını oynuyor. Grubun kadrosunda Orçun Kaptan, Cenk Tunalı, Ufuk Özkan ve Demet Evgar var. En büyük zorluk reklam problemi. Eğer grubunuzdaki herhangi birisi, herhangi tanınmış bir iş yapmıyorsa, insanlar ilk başta sizi ciddiye almıyorlar. Çünkü sizi heyecanlı ve genç bir grup olarak görüyorlar. Oyuna geldikten sonra bu fikirler değişiyor. Kulaktan kulağa devam ediyor. Bu tamamen bir sabır ve ciddiyet meselesi. Bunun dışında sahnede yaptığımız iş o insanlara keyifli geliyorsa, sizi takdir ediyorsa eğer, insanları yönlendiriyorlarsa, bundan daha büyük keyif yok. İşin güzel tarafı gerçekten iyi bir iş yapıyorsanız, bu konuda inatçı ve sabırlıysanız, işinizi ciddiye alıyorsanız, o zaman bir karşılık buluyorsunuz. Ama işin en zor tarafı bu kadar çok magazin kültürünün olduğu ortamda tanınmamış grupların kendi kabul ettirmesi, hele de tiyatro seyircisinin azaldığı bir dönemde. Amacımız bu değil ama ister istemez sahnede iş yaptığımız zaman, sizi izleyen bir yapımcı ya da yönetmen bir çalışma isteği getirebiliyor. Böyle bir getirisi var. Gruptan Ufuk Özkan'ın çok güzel bir sözü var, "Müslümanlar Cuma camiye, Hıristiyanlar Pazar kiliseye, biz de Pazartesi sahneye gidiyoruz" diye. Aslında bizim yaptığımız iş kendi tabirimizle ruh hastalığı. Ve bu ruh hastalığını seviyoruz.
'Ayşegül Hindistan'da' her Pazartesi 21.30'da Oldcity'de. (0212-244 28 96)

Tiyatro Boğaziçi
1995'te kuruldu.
Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, üniversite yıllarında sanat kulüplerinde faaliyet göstermiş ve mezuniyet sonrasında da sanatsal çalışmalarına devam etmek isteyen bir grup Boğaziçi Üniversitesi mezunu tarafından kuruldu. Tiyatro Boğaziçi, bünyesinde dans, müzik ve kuramsal eğitim araştırma birimleri bulunan BGST'nin tiyatro birimi. Bir yandan alternatif ve nitelikli ürünler vererek Türkiye sanat ortamına katkıda bulunmayı hedefleyen BGST, öte yandan Türkiye'nin içinde bulunduğu politik konjonktüre dair sanatsal cevaplar oluşturma kaygısı taşıyor ve ürünlerini demokratik çok kültürcülük anlayışı çerçevesinde şekillendiriyor. TB'nin şu anda oynadığı oyunlar 'Yeni Bir Hayat İçin', 'Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın', '7 Kadın', 'Bir Kadın Uyanıyor', 'Egemen'in Masumiyeti'. 'Gülüşün Güller Açsın' adlı yeni bir oyun projesi üzerine çalışıyoruz. Ayrıca topluluktaki kadın arkadaşlar tarafından "Kadınların Tiyatrosu" başlıklı bir atölye çalışmasının hazırlıkları sürüyor.
Alternatif tiyatronun en önemli sorunlarından biri çalışmalarını yürütebilecekleri ve ürünlerini sergileyebilecekleri salonların olmaması. Bunun yanı sıra seyirci organizasyonunda yaşanan sorunlar ve medyada yeterince gündeme getirilmeme sayılabilir. Ama hepsinden önemlisi alternatif bir tiyatro, mevcut sanatsal ortama ve sisteme muhalif bir karakter taşıdığı için her zaman hem kendi içinde hem de "tiyatro piyasası"nda kültürel bir mücadele içinde olmak durumundadır. Bağımsız ve alternatif duruşunu yitirmemeye çalışmak, sürekli olarak sanatsal, kadrosal, finansal, eğitsel, vb. irili ufaklı sorunlarla mücadele içinde olmayı gerektirir. Ki bu mücadele aynı zamanda bu işin keyifli yanıdır. 'Gülüşün Güller Açsın', 22 Mart'ta Boğaziçi Üniversitesi'nde. (0212-251 19 21)

Zifft
1987'de kuruldu.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tiyatro Topluluğu (ZİFTT), 17 senedir oyunlarını seyircileriyle buluşturmaya devam ediyor. Topluluk bugüne dek 'Akadın Yayı', 'Meşguldu', 'Şekspir Baba', 'Ramak Kaldı' , 'Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı', 'Ayışığında', 'Şamata', 'At', 'Bir Şehnaz Oyun', 'Çılgın Dünya', 'Asiye Nasıl Kurtulur', 'Taziye', 'Keşanlı Ali Destanı', 'Kafesten Bir Kuş Uçtu', 'Bay Biderman ve Kundakçılar', 'Brigton Beach Anıları', 'Küheylan', 'Töre' ve 'Gölge Ustası' adlı oyunları sergiledi. Yine bu sezonun repertuarından Güngör Dilmen'in 'Deli Dumrul''u prova aşamasında. Topluluğumuz fakültemiz öğrencilerinden ve bir zamanlar öğrenci olmuş ama hâlâ tiyatro yapmaya kararlı insanlardan oluşan geniş bir üye adedine sahip. Bütün teknik ihtiyaçlarımız öncelikle dekanlık, sonra iş sahibi olan üyelerimizin maaşları ve en sonra da okul harçlıklarımızdan karşılanıyor. Yapılan işin bu kadar yürekten olması belki de böyle sağlanıyor. Zaman zaman özgür sanat ortamının yaratılması konusunda zorluk yaşayan topluluğumuz son yıllarda tiyatro sanatına olan ilginin azalması konusunda da gerek katılımcı gerekse seyirci konusunda ciddi problemler yaşıyor. Bu problemlerin yaşanmasının sebepleri amatör/üniversite topluluklarına karşı oluşmuş önyargılar (özellikle profesyonel çevrelerden), gerekli duyuru ve ilanları yapamamak (medyada yer alamamak), oyunlarımızı oynayacak sahne bulamamak ve belki de en önemlisi, küçümsenmek. Ama bizleri birlikte tutan tek cümle "Yapmak lazımdı, yapmasak olamazdı çünkü".
ziftt.atspace.com

Tiyatrotem
2000'de kuruldu.
1982 yılından bu yana ayrı ayrı ya da birlikte değişik tiyatro topluluklarında oyuncu, yönetmen, yönetmen yardımcısı olarak çalıştık, senaryo yazarlığı ve çevirmenlik yaptık, ortak projelerimizi hayata geçirmek için Tiyatrotem'i kurduk. Tiyatrotem iki kişiden oluşuyor: Şehsuvar Aktaş ve Ayşe Selen. Tiyatrotem'in ilk ürünü 'Lahana Sarma' kukla, illüzyon, ortaoyunu, gölge oyunu gibi geleneksel türlerden yola çıkılarak oluşturulmuş bir gösterim. Tiyatrotem'in ikinci gölge-kukla oyunu 'Böyle Devam Edemeyiz' . İki oyun da yurtiçi ve yurtdışında çeşitli festivallere katıldı. Tiyatrotem 2003-2004 tiyatro sezonunda ise 'Alem Buysa Kral Übü' adlı oyunu sergilemeye başladı. Oyunda bizim dışımızda Bilge Gültürk rol alıyor, dramaturji ise Çetin Sarıkartal'a ait. Tiyatrotem'in karşılaştığı başlıca zorluk oyunlarını duyurabilmek. Proje üretmek daha keyifli, daha zevkli, tiyatro konusunda isteklerimiz, dileklerimiz, kaygılarımız ortak olduğu için çalışmak daha zevkli. Ayrıca düşük bütçeli, kolay taşınabilir işler tasarladığımız için farklı sahnelerde oynama olanağımız, çok uzak yerlere gidip oynama şansımız olabiliyor.
'Alem Buysa Kral Übü'yü Şubat boyunca her Cuma 20.30'da Hayalhane'de. (0212-261 69 95).

Açıkça Tiyatro
1993'te kuruldu.
Açıkça Tiyatro Topluluğu, 13 yaşında yarı profesyonel bir gruptur. Çoğu farklı işlerde çalışan oyuncuların bir arada olduğu ekip, oyunlarını, amatör bir heyecanla hazırlayıp, profesyonel bir özenle sunuyor. Oyunlarını Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi' nde sergileyen Açıkça Tiyatro Topluluğu , bu yıl 'Yalancı Aranıyor' isimli komedi oyununu sunmaya hazırlanıyor. Kadrosunu her yıl düzenli olarak atölyelerinde verdikleri kurslardan yetişen oyuncularla oluşturan grup, bünyesinde çalışan arkadaşlarını daha sonra ödenekli ve özel tiyatrolarda oyuncu olarak görmekten oldukça mutlu.
Grup, her yıl, oyunlarını sahneleyecek salonla ilgili sorunlar yaşasa da düzenli olarak sahneye çıkmayı başardı. Oyunun prodüksiyon aşamasındaki maddi sorunlar, tüm tiyatrolar gibi onları etkilese bile oyunculuklarını sürekli geliştirmeye çalışarak, dekor ve kostümle ilgili sıkıntıları yok sayıyorlar. Tiyatro için seyirci ve oyuncu olmasının yeterli olduğunu söyleyen ekip, tanıtımını esas meslekleri bu olan profesyonel arkadaşlara teslim ediyor.
'Yalancı Aranıyor' Mart ayı boyunca her Cumartesi saat 16.00'da Barış Manço Kültür Merkezi'nde. (0216-418 16 46)

Altıdan Sonra Tiyatro
1999'da kuruldu.
Çoğunluğu İTÜ'den mezun mimar ve mühendislerin bir araya gelerek kurduğu bir grup Altıdan Sonra Tiyatro. Öğrencilik yıllarında, İTÜ Güzel Sanatlar Bölümü Tiyatro Topluluğu'nda, yirmiyi aşkın oyunda oyuncu, yönetmen, dekoratör gibi görevler alan grup üyeleri, yedi yıllık geçmişin sonunda oluşan bu "üniversite tiyatrosu" birikimini "yarı profesyonel" bir tiyatro kimliğine dönüştürmek için ilk adımı attı ve böylece grup da yapılanmış oldu. Amatör tiyatronun samimiyeti ile profesyonel tiyatronun tekniğini aynı potada eritebilmek adına taviz vermeden çalışmalarına devam etti. Altıdan Sonra 2000/2001'de ve 2001-2002'de Arthur Miller'in 'Satıcının Ölümü' ile ilk kez seyirci karşısına çıktı. 2002-2003 arasında Brian Friel'in 'Ver Elini Yeni Dünya'sını oynadı. Topluluk 2003 yılında, teması ekip üyeleri tarafından oluşturulan ve grubun kurucularından Yiğit Sertdemir'in kaleme aldığı ilk özgün eserleri 'Bekleme Salonu' ile seyircinin ve eleştirmenlerin beğenisini kazandı. 2004-2005 sezonunda grup, yine Yiğit Sertdemir'in yazdığı ikinci özgün eseri 'O.B.E.B.-Ortak Bölenlerin En Büyüğü' ile seyirci karşısına çıktı. Oyun 2005-2006 sezonunda da, Maya Sahnesi'nde sahnelenmeye devam ediyor. Bağımsız ve küçük bir tiyatro olmanın en büyük zorluğu sanırız seyirciye ulaşmak. Çoğunluğun, gideceği oyunu seçerken kriterinin hangi ünlü yüzün ya da popüler kişinin oyunda yer aldığı veya oyunun ne kadar eğlenceli olduğu iken seyirciye ulaşmak için başka yöntemler bulmanız gerekiyor. Zorluklar yaratıcılığınızı geliştiriyor bir anlamda. Üniversite tiyatrosu geleneğinden gelen amatör ruh, yapılan işten ve birlikte çalıştığınız kişilerin samimiyetinden emin olmanızı sağlıyor. Ayrıca, başka kaygılardan uzak seçtiğiniz projede daha cesur davranabiliyorsunuz. Amatör ruhun getirdiği coşkuyu koruyup, sahne üzerindeki üretiminizde profesyonel olduğunuzda dengeyi kurmuş oluyorsunuz.
'O.B.E.B' 4 ve 25 Şubat'ta saat 20.00'de Maya Sahnesi'nde. (0212-252 74 52).

Seyyar Sahne
2001'de kuruldu.
Amaç tiyatro faaliyeti yoluyla aktif kültürel bir yaşam örgütleyebilmekti. "Sistemin" insanı her fırsatta davet ettiği, çoğu zaman da zorladığı, kendine dönük özneler olarak yaşama biçimine tiyatro diliyle muhalefet etmek grubu kurarken başat itkimizdi. Seyyar Sahne bugüne kadar Moliere'in 'Gülünç Kibarlar'ını, 'Sırat Öyküleri' ve 'Dünyanın En Güzel Hikayesi' oyunlarını, Shakespeare'in 'Macbeth'ini sahneledi. 'Macbeth' ve 'Gülünç Kibarlar', İTÜ Mezunlar Tiyatrosu ile ortak olarak sahnelendi. Halen, İTÜ Mezunlar Tiyatrosu ve İTÜ Sahnesi ile ortak çalışma olan Moliere'in 'Cimri'si sahnelenmeye devam ediyor. Küçük ve amatör grupların çoklukla karşılaştıkları sorun "gündelik hayat"ın sanat çalışmasından bağımsızlığını ilan etmesi ve kendi hükmünü sürmeye başlamasıdır denebilir. Günlük hayat gailelerinin sanat çalışmasının altını oyması şeklinde özetlenebilecek ve grubun dağılıp yitmesiyle sonuçlanabilecek bu eğilimin karşısındaki diğer eğilim ise sanat çalışmasının günlük yaşamdan koparılarak aşırı yüceltilmesiyle oluşan içe kapanma ve cemaatleşme deneyimleridir. Hem amatör hem de küçük bir tiyatro grubu olmak, tiyatro faaliyeti yoluyla, insanın kendisi ile narsistik olmayan bir kipte ilgilenmesinin kapısını daha kolay açabilir. Yani, yaşam ve sanat alanlarının çakıştırılıp örtüştürülmesi kolaylaşabilir, ayrıca yapılan tiyatro faaliyeti eğer deneysel bir tona sahipse küçük ve amatör olmak seyirci-para baskısının olmamasından dolayı avantajlıdır. Seyyar Sahne olarak bu iki "keyifli" sebepten dolayı küçük ve amatör bir tiyatro grubu olmayı tercih ettiğimiz söylenebilir.
'Cimri', 14, 15 Şubat 18.30'da, İTÜ Maslak Kampusu Oditoryumu'nda. (0536-360 02 75)

Ve Diğer Şeyler Topluluğu
2001'de kuruldu.
2001'den beri 'Oyun Alaturka', 'Sene 2084', 'Ev-Kakofonik Bir Oyun', 'Aksak İstanbul Hikayeleri' ve son olarak da 'Playback' gibi projeleri farklı sahnelerde gerçekleştirdi. Oyunların tümü özgün metindir ve sahneleme de Yeşim Özsoy Gülan'a aittir. Ve Diğer Şeyler Topluluğu'nun en temel kuruluş nedeni çağdaş tiyatro alanında yeni işler üretmek. Sahnede yeni metin, yeni teknolojiler ve disiplinler arasılık konuları üzerine giden topluluk, 2004'te Galataperform (www.galataperform.com) adını verdikleri kendi mekânlarına geçti. Bu mekânda kendi oyunlarının yanı sıra çağdaş tiyatro, performans, dans, müzik ve sanatlarda gösteri, sohbet ve etkinlikler var. Küçük/bağımsız bir topluluk olmanın en büyük zorluğu finans. Bunun akabinde ekip yaratmak ve bir arada tutarken çalışma randımanını yüksek tutmakta zorlanıyoruz. Buna bağlı olarak görünürlük sorunu başlıyor. Büyük ve düzenli ilanlar vermedikçe ya da düzenli olarak basında çıkmadıkça seyirci devamlılığını yaratmak güçleşiyor. Büyük ve isim içeren projeler yapmamakta direndikçe sponsor bulmak imkansıza yakın hale geliyor. Tüm bunlar yaratım sürecinde sizi sürekli kabus gibi kovalıyor. Keyifli yanlarına gelince; bağımsızlık ve özgürlük. Kendi dilediğinizi yaratma özgürlüğü paha biçilmez bir şey. Aynı zamanda Lars von Trier'in 'Beş Engel' filminde olduğu gibi yaratıcılığımız engeller karşısındaki savunma tekniklerimizde ortaya çıkıyor. Yaratım süreci kısıtlı imkanlar içinde bazen çok müspet şekillerde etkilenebiliyor. Ayrıca ekibinizle, çalıştığınız insanlarla özel ilişkiler kuruyorsunuz. Bu "dostluk kurma" anlamında değil ama iş hayatının soğuk, kapital dünyasından biraz olsun uzak ideallere dayanabilen bir ilişki düzeniniz oluşuyor.
'Playback', 11 Şubat'tan itibaren her Cumartesi 20.30'da Galataperform'da, 7 Mart'ta ENKA'da. (0212-243 99 91)

 

 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim