27 Mart Dünya Tiyatro
Tiyatronun bir ülke için ne kadar önemli olduğunu, en güzel dile getiren kanımca yine Atatürk olmuştur: “Tiyatro bir memleketin kültür seviyesinin aynasıdır” diyor. Her alanda olduğu gibi, cumhuriyetin ilk yıllarında, bu söz de, sözde kalmayıp uygulamaya geçiyor. Tiyatro, cumhuriyetin
getirdiği yeni değerlerin oluşturulması için çok önemli bir araç olarak kullanılıyor. O dönemi düşündüğümüzde halka ulaşmanın, halkı bilinçlendirmenin tiyatrodan daha eğitici, eğlendirici ve daha çabuk bir yolu var mıydı, göremiyorum. Kumpanyalar sayesinde, cumhuriyet bilinci Türkiye’nin her köşesindeki insanımıza ulaşarak aşılanıyor. Bugün eğer milyonlar, yaşlı genç, köylü şehirli demeden cumhuriyetimizi korumak için defalarca sokaklara dökülüyorsa, bu kültür seviyesine ve bu bilince sahipse, bilmeliyiz ki bu cumhuriyetin ilk yıllarındaki tiyatro ile başlayan aydınlanma hareketinin büyük başarısından başka bir şey değildir. Bu öyle bir başarıdır ki, görüyoruz ki, halkımız düşünmektedir, sorgulamaktadır, iyi ile kötünün, doğru ile yanlışın ayrımına varmaktadır, halkı kandırmak mümkün değildir, halk yorum yapar. Din sömürüsüne tepki gösterir. Daha uygar yaşam koşulları için grev yapar, hakkını arar. Kendisinin istendiği şekilde temsil edilmediğini görünce seçtiği partiyi, yine kendi oyuyla cezalandırır, cezalandırmıştır ve cezalandıracaktır. Demokrasiyi kötüye kullanıp, kendilerine oy vermeleri koşuluyla para veren siyasetçiye yalan söylemez, o paranın karşılığında oyunu söz verdiği gibi o partiye verir. Halk, erdemlidir, dürüsttür, çalışkandır.
Bunun karşısında günümüzde süregelen bu aydınlanma hareketleri durdurulmak istenmektedir. Kötü örnekleri hayretle izliyoruz ki, tiyatrolar da dahil olmak üzere, tüm görsel sanatlar ve çok değerli sanatçılarımız, bu gerici hareketten çok kötü bir şekilde etkilenmektedir, pes etmemeliyiz! Sansürle halkımızı bitkisel hayata sokma çabasındaki medya ile savaşacak tek güç görsel sanatlar, sanatçılarımız ve onların tek dostu biz sanat severlerdir. Unutmamalıyız ki, yapacağımız en ufak bir ilerici hareket katkısı, çoğalarak büyüyecek ve bu çok önemli ve kritik savaşın galibi Cumhuriyetçiler olacaktır.
Bunlar sözlerde kalmamalı, şimdi birlik olma zamanı; şimdi hareket zamanı! Haydi sanat severler, haydi el ele, haydi ulaşalım tüm Türkiye’ye!

Elçin Tan
Araştırma Görevlisi
27 MART 2008
|