oyun eleŞtİrİlerİ


KİRALIK KONAK


 

BATILILAŞMA DEDİĞİMİZ AHLAKSIZLIK MI DERSİNİZ...?!

Hepimizin okul sıralarından bildiği bir roman Kiralık Konak.Yaban ya da Dokuzuncu Hariciye Koğuşu gibi...

Konusunu okul sıralarında öğrendiğim oyunu izlemek için salona giriyorum. Uzun yıllar geçmiş, yaşlanıyor muyum yoksa , yok canım daha neler diye düşünürken , tüm bunları doğrularmışcasına, yanımdaki bir grup gencin dönem ödevi konusu olduğunu anlıyorum bu oyunun. Belli ki öğretmenleri sömestr tatilinde dönem ödevi olarak tiyatroya gidin demiş.. Aralarında sürekli konuşuyorlar ve not alıyorlar. Ya da romanı okuyun özetini çıkarın demiştir de bizim akıllı afacanlar kısa yolu seçmiştir...Ee ne de olsa "Benim öğrencim işini bilir !"

Neticede karmaşık bir  ruh haliyle oyunu seyre koyuluyorum...

OYUN

Her şeyden önce kırmızı, dokunulası, kadife perde açılıyor ve oyun başlıyor.Tiyatroda perde olayının gizemi ve yaşattığı heyecan ayrıdır bende. Salona girdiğimde ,koltuk sıramı ararken dekorun öyle çırılçıplak gözümün önünde olmasını sevmiyorum. Koltuğa yerleşmeliyim, ışıklar sönmeli, sessizlik olmalı ve perde öyle açılmalı.. 

Kasvetli bir hava var sahnede...Yıllar öncesini yaşatan bir dekor..Renkler solgun...Savaş yıllarında geçiyor malumunuz ama ben, hep daha gösterişli hayal etmişimdir o yıllardaki konakların içini. Gösterişli avizeler, el yapımı halılar büyük koltuklar,renkli kostümler falan...

Sahne trafiği iyi ayarlanmıştı oyunun. Giriş çıkışlar sakindi yani seyirciyi yormadı.Özellikle konağın bahçesini  bizim de görebileceğimiz bir şekilde gösterilişi akıllıca bir düşünce olmuş

KONU

I. Dünya savaşının olduğu yıllarda geçen bir oyun Kiralık Konak..Naim Efendi (Toron Karacaoğlu ) ve avrupalılaşma sevdasıyla dağılmak üzere olan ailesinin yaşadıkları anlatılıyor.Seniha(Sevinç Erbulak) nın Faik (Mert Yavuzcan) ile yaşadığı aşk.. Bir aşkın kumar yüzünden bir gecede nasıl bittiği...Seniha'nın kuzeni Hakkı'nın ona duyduğu karşılıksız sevda..Ve Hakkı'nın  "Hayat adamı olamıyorsam bende ölüm adamı olurum" deyip de kendi kaderini çizmesi ve cepheye giderek ölümü seçmesi...hepsi ve fazlası bu oyunda...

Naim efendi eski kuşaktan bir adam , konuşulan yeni türkçeyi bile anlayamıyorken torunu Seniha'ya olan sevgisi nedeniyle herşeyi kabulleniyor, her yeniliğe ayak uydurmaya çalışıyor.Çalışıyor da sanki çok çabuk ayak uyduruyormuş gibi geldi bana.. Bir de savaşın yarattığı sıkıntılar ise az işlenmiş gibiydi. 


"Hürriyet adına özel hayata tecavüzü adet edinmiş mecmualar..."


Anlıyoruz ki bu hiçbir zaman değişmemiş bir olgu..Yani "eskiden yoktu böyle şeyler" değil o zamanlarda da varmış.Varmış da ahlaksızlık bu kadar diz boyu değilmiş..


"Hurriyetten sana ne o erkekleri ilgilendirir!"


İşte bu cümleyle kadınların o yıllarda ikinci sınıf vatandaş olduğunu görüyoruz.Kadınların da hakları olduğunu savunuyor Seniha.Doğup büyüdüğü konaktan kurtulmaya çalışan Seniha karakteri çok iyi oturmuş. Sahnede duruşu yürüyüşü duygularını ortaya koyuşu çok farklı ve kendinden emin tavrı seyirciyi yakalıyor...Avrupa'nın göz kamaştıran büyülü ışıkları içinde olmayı hayal eden ve özel hayatına karışılmasından asla hoşlanmayan bir Seniha var karşımızda.Her ne kadar bu tarz kız modeli beni sıksa da klasik bir oyun ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu böyle çizmiş karakteri. Dedesini çok sevmesine, onu kırmaktan çok korkmasına rağmen davasının arkasında duran bir Seniha. Diğer yandan ilk bölümde saçındaki kırmızı tacı , kırmızı elbisesi, elindeki kamçısıyla gördüğümüz Seniha ikinci yarında daha durgun daha solgun ama daha olgun çıkıyor karşımıza. İşte,  diyorsunuz aşk insanı bu hale getiriyor. 

Seniha'nın babası rolündeki Tarık Şerbetçioğlu favorimdi. Gel-gitler yaşamayan batıya düşkün, rahat bir adam. Hayran olduğum benim de batıya özenmem değil, hayran olduğum rolün kendi içinde asla çelişmemesi ve inandırıcı olması. Bize Servet karakterinin  zevk düşkünü ve gösterişi seven bir  adam olduğunu gösterdi. Bu böyle bir adamdı ve biz buna inandık. Çapaksız bir oyunculuktu diyebilirim.

Oyun boyunca beni rahatsız eden bir nokta da Seniha'nın büyük halası olan Selma Hanım ın (Berrin Koper ) sahneden kucağımıza düşecekmiş gibi olan aşırı davranışlarıydı..Sergilediği hareketlerin çok büyük olduğunu düşündüm. Alev Oraloğlu  ise Almanca ve Fransızcayı  iyi kullanılmış. Bir de itfaiyeci Ragıp Efendi yani Naci Taşdöğen çok şekerdi. Onu "Emret Komutanım" dizisinden farklı bir tipte görmek hoştu. 

Oyun boyunca da sık sık sevginin herşeyi yaptırabileceğini görüyorsunuz...Yani hiç bir zaman çok büyük konuşmamak lazım..İçinde vatan sevgisi var , İstanbul sevgisi var , şapka sevgisi var , aşk var, kaçamak var ihtiras, hırs var,var da var..Bunca şey var ama neden etkileyici değil ?...Sonunda ne olacağını bilseniz bile insan bir sürpriz aramadan duramıyor...Ama umduğunuda bu oyunda bulamıyor. 

Bir oyunun en özel anlarından biride selamlama sahnesidir şüphesiz. Mutlaka hissetmiş olduklarını düşündüğüm heyecanlarını bana yansıtmamaları üzdü beni. Neredeyse yüzleri gülmüyordu bile diyebilirim. Sanki kuliste hepsi birbirine girmiş de selamlamaya zorla çıkmışlar gibi geldi bana...

Ama herşeye rağmen Sevinç Erbulak Ve Tarık Şerbetçioğlu'nun oyunculuğu için görülmeye değer..

Oyundan çıkarken Şehir Tiyatrolarının artık daha güncel oyunlar oynaması gerektiğini düşünüyorum.

Bizim okullu çocukları göremedim. Herhalde onlara birinci perdenin özeti yetti.

İyi seyirler..


Neşe GÜVEN
17.01.2006


Seyirci Yorumları

Yener Yalçın

14.04.2007

Oyun güzeldi ama bana da masada otururken yapılan konuşma sahnesi biraz saçma geldi.

Cemal Tüy

17.01.2006

TORON KARACAOĞLUNU ÇOK BEĞENMİŞTİM. MÜKEMMEL BİR ADAM. SEYİRCİ KOLTUĞUNUN EN ARKASINDA OTURSANIZ BİLE MİMİKLERİNİ ÇOK RAHAT GÖRÜYORSUNUZ VE ETKİLİYOR. AYRICA SEVİNÇ ERBULAK ÇOK KISAYMIŞ :)

Mehmet Bayır

04.02.2006

sizi bu güzel proje için çok tebrik ederim.bende sizin gibi tiyatrocu olmak istiyorum.bunun için elimden geleninde fazlasını yapacagım.sizin gibi başarılı oyuncuları herzaman hedef belirliyecegim.sizin yoldan gidecem.saygılarımla

 

Elçin Alptekin

10.02.2006

Bence çok hoş bir oyun. Gerçekten seyirciyi düşündürüyor ve vermek istediklerini veriyor bence. Toron Karacaoğlu gibi usta bir insanı anlatmak için daha çok çömezim:) Tarık Şerbetçioğlu'nu sadece oyunlarında izledim ve her oyunda da aynı şeyi düşündüm Bu adam çok iyi bir oyuncu. SEVİNÇ ERBULAK ise ANLATILMAZ Kİ!.. Sevinç Erbulak'la ilgili yorum bekleyenler izle de gör diyebilirim ancak çünkü o rolleriyle bütünleşiyor adeta sahnedeyken..

 

Eda Kaygusuz

11.02.2006

ben bu tiaytroya gittim ve çok beğendim umarım bende böyle bir tiyatrocu olurum sevinç erbulak çok ii bir oyuncu onu her zaman kutluyorum umarım herkes böyle güzel oyun oynar

 

Ferhat Bulduk

27.03.2006

Oyunun konusu ve sahnedeki oyunculuk hakikaten görülmeye değer. Yalnız ikinci perdenin ortasındaki diyaloglar çok uzun ve sıkıcı geldi bana. Naçizane görüşüm

 

Merve Akkaya

02.04.2006

banada masada otururken konuşmaları çok saçma geldi

 

Siz de yorum yazın...




Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş15



 


 
 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim