oyun eleŞtİrİlerİ
BAĞDAT HATUN

BİR GARİP HATUN BAĞDAT HATUN !!!
Tanrı armağanı demekmiş BAĞDAT!!!
Oyunu Güngör Dilmen yazmış 30 yıl önce , Burçin Oraloğlu günümüze uyarlamış, yönetmiş.Bu tarihi oyunu kaçırmayın derim...
|
|
BİR BAŞKA HATUN BU HATUN...
Güngör Dilmen'in 30 yıl önce yazdığı "Bağdat Hatun", Burçin Oraloğlu tarafından Şehir Tiyatroları için sahneleniyor. Oyunu güncel bir bakış açısıyla yorumlayan Oraloğlu, Bağdat Hatun'un iktidar tutkusunun bugün, Irak'ın işgali ve orada oynanan oyunlar için geçerli olduğunu söylüyor.

O dönemde yaşamış gerçek kişilerin öyküleri anlatılıyor oyunda. Oyunu izledikçe gerçek olabilir mi tüm bunlar diye kuşkuya düşüyorsunuz. Yani Bahadır Han' lar büyücüler ,şeyhler noyanlar, her zaman olduğu gibi sömürülen-ezilen halk olabilir böyle hikayelerde ama Bağdat Hatun gibi bir kadın yaşamış mıdır acaba, diye düşünmeden duramıyorsunuz. Bir kadın düşünün ki hırsı için yedi kardeşini ve babasını ölüme gönderiyor. Kendi rahminden bebeğini söküp atıyor, kocası hakana karşı gelemedi diye tek kalemde siliyor, iktidara gelene dek ve sonrasında türlü entrikalar yapıyor... Hepsi tahta çıkıpta ülkeyi hakanla yönetebilmek için. Kısaca oyun Bağdat Hatun'un iktidar uğruna yaptıklarını anlatıyor.
CENGİZ HAN YASASI.
Yıl 1330. Sultan Bahadır Han o sırada evli olan Bağdat Hatun'u görür, beğenir.. Ve Togay 'ı yani sağ kolunu elçi olarak Bağdat Hatun'na yollayarak onu babasından ve kocasından istetir. Baba Emir Çoban bu duruma karşı çıksada karşısında Cengiz yasası vardır.
Bilmeyenler için Cengiz yasasınından bahsedelim.. Moğol Hükümdarı Cengiz Han zamanında kendi kafasına göre her duruma bir ferman getirirmiş. İşte bizim oyuna konu olan bu yasaların belkide en ilgi çekeni. Bu öyle bir yasa ki dönemin hükümdarı yani hakan bir hatunu görüpte beğenmesin, kadın evli bile olsa ona sahip olma hakkı var. Şehirdeki, ülkedeki tüm kadınlar onun. Böyle ezici bir güç olabilir mi yarabbim!!.. Düşünün ki çok aşıksınız, kara sevdalısınız ama birden hakan sizi sevgili olarak görmek istiyor diye herşeyden vazgeçmek durumunda kalıyorsunuz.. İşte burada anlıyorsunuz ki zamanın hükümdarları kendi çıkarları doğrultusunda rahatça kanunlar çıkarıp halkı ezebiliyorlar. Oyunda aslında üst tabakanın o dönemlerde nasılda halktan kopuk yaşadığı anlatılıyor.
YANLIŞ HESAP BAĞDAT TAN DÖNER.
Tahtı Bahadır Han' la paylaşma arzusu ve ülkeyi yönetme hırsı ağır basınca Bağdat Hatun tüm dişiliğini kullanıyor. Ama sona yaklaştıkça onu farklı sürprizler bekliyor. Hiç hesaba katmadığı bir olayla karşılaşıyor. İşte o an anlıyorsunuz ki iktidar kavgası başladıysa, babanıza bile güvenmeyeceksiniz.
Bir tarih dersi gibi bu oyun.Ustalıkla günümüze uyarlanmış. Üstelik dili çok rahat anlaşılabiliyor. Belli ki çok ince araştırmalar yapılmış dönemle ilgili.Dramaturjisi oldukça sağlam...
OYUNCULARLA ZAMAN TÜNELİ.

Oyunda Bağdat Hatun'u Aslı Seçkin, Bahadır Han' ı ise Burteçin Zoga oynuyor. Aslı Seçkin resmen o kadın olmuştu; ellerini kullanışı, sesi, mimikleri çok başarılıydı, aşkını , iktidar hırsını çok güzel yaşadı ve yaşattı bizlere. Burteçin Zoga ise vücudunu o kadar güzel kullanıyordu ki duruşuyla bile hakan olduğunu anlatıyordu. İkisi arasındaki fiziksel uyum da seyre değerdi. Özellikle aşkın doruğunda gezdikleri sahnelerde estetik çok hoştu. En beğendiğim ise Togay rolündeki Yiğit Sertdemir oldu. Aslında o da aşıktı Bağdat Hatun'a. Ve her sahnede gizli oyunculuğuyla bunu hissettirdi. Tarık Şerbetçioğlu... Bir erkeğin sesi bu kadar mı dinlettirir kendini . Büyücü kadın içinse nedense aklıma hemen Serra Yılmaz geldi. Ne de güzel yakışırdı bu role...
MUHTEŞEM KOSTÜMLER.
Oyunu izlerken dekor, kostüm adeta büyülüyor sizi. Bir an o dönemde yaşadığınızı hissediyorsunuz. Bağdat Hatun'un değiştirdiği kostümleri saymaya çalışıyorum ama başaramıyorum. Bir , iki üç kıyafet, iki renk ayakkabı diye saymaya başlıyorum ama sonra ipin ucu kaçıyor.. Sadece Bağdat Hatun değil erkeklerde birkaç kez değiştiriyorlar kostümlerini. Bahadır Han'ın kostümleiri dikkat çekiyor. Kostüm tasarımı Türkan Kafadar tarafından yapılmış. O kadar ince bir zevkle çalışılmış ki çok çok çok beğendim. Oyun sonrasında Bahadır Han'ın sağ kolu olan Yiğit Sertdemir ile görüştüğümde öğreniyorum ki ciddi maliyet ve zaman harcanmış oyunun dekoru ve kostümü için. Ama ellerinize sağlık o kadar güzel olmuş ki.
Bu oyuna gidin...Kanlı iktidar dedikleri nasıl bir şeymiş, yakından tanık olun.
Neşe GÜVEN
23.02.2006
Seyirci Yorumları
| Hicran Kuran |
26.02.2006 |
SAYIN GÜVEN oyunu bende izledim ve gerçekten bir iki saatliğine de olsa o döneme gittim.eleştirinize hayran kaldım.Eleştiriniz hem insanları tiyatroya gitmek için heveslendirmiş hemde oyuncuları iyiki tiyatro yapıyoruz demek için yüreklendirmiş.eleştirinizi okurken adeta oyunu yeniden izlemiş gibi heycanlandım.bu kadar genç yaşta bunu başarmış olmanız harika bence.kaleminize yüreğinize sağlık SAYIN GÜVEN
|
| Kutay Kalınlı |
23.04.2006 |
Bagdat Hatun, sanıyorum "bir oyun yazarını nasıl anlayamayık"ın bir sembolü olarak izlenebilir; ve daha fazlası aranmamalıdır. Güngör Dilmen'in oyun yazarlığına bakıldıgında sahne geçişleri, şiirsel anlatımı, söylemek istedikleri ile inanılmaz semboller içerdiği görülür."Öz"ü yazar ve evrenselliğe burdan varılır. Eğer siz sahne üzerine her 10 dakikada bir 3 dakika dönmesini beklediğiniz bir dekor yaparsanız ve bunu "madem elimde malzeme var o yüzden en büyügünü yapayım da seyirciyi etkileyeyim" derseniz; bu "öz"e yakınlaşmaya bırakın onu yok edersiniz. Dekor,kostüm ve ışıklarla bezenmiş oyunlarda hep oyunculuk ve yönetmenlik sorunu varmış gibi geliyor bana. Birşeyler kapatılmak, hasıraltı edilmek isteniyor gibi. Oyunculuktaki yorumsuzluğun da yüksek sesle kapatılmak istenmesi gibi... Maalesef en fazla bir sezon oynayacagını düşündügüm arşive kostüm ve dekor masraflarıyla geçecek bir oyun.
|
Siz de yorum yazın... |
Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş19