oyun eleŞtİrİlerİ



SEVDALI BULUT

Son anda meydana gelen bir programla oyunu izlemeye karar veriyorum.Adresi de sağolsun oyunun oyuncularından Didem Hanım' dan alıyorum. İnönü Stadı'ndan Karaköy'e doğru devam ediyorsunuz, Mimar Sinan Sanat Fakültesinin yanındaki tarihi bina.  

Bir adam, bir kadın, bir bulut ve bir masal...  

Adam kadına mı aşık ? Paraya mı? Güce mi ? Erkekler için güç nedir?...Peki ya kadın....Kadınlar her zaman farkındalar mıdır kendilerini koruyan gücün?...Ya da her zaman masumlar mıdır?

Bir insan kendi çıkarları için ne kadarını göze alabilir ve ne kadar kötü olabilir ?!!

Hepsi çok farklı bir üslupla İstanbul Gölge Tiyatrosu Oyuncularının "Sevdalı Bulut" adlı oyununda....

 

İstanbul Gölge Oyuncuları, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin kuruluş yıldönümü olan 3 Martta yapılan etkinlikler çerçevesinde bu oyunu sergiliyorlar bu hafta.

Yer : Tophane-i Amire binası. Mimar Sinan Üniversitesi, sanatsal aktiviteleri için kiralamış burayı. Bilmeyenler için yerini tarif edeyim ki burada yapılacak bir organizasyonu kaçırmayın.Tophane'de, boncuk gibi sıra sıra dizilmiş nargilecileri bilirsiniz. İşte oranın tam karşısında kalan iki cami arasındaki tarihi, büyük, taş bina.. Akşam olunca da bir güzel ışıklandırıyorlar ki Dabbe filminin içinde hissediyorsunuz  kendinizi.

Mekanı anlatmaya çalışsam her halde mimari bilgim yetersiz kalır. Ben size kocaman, görkemli, kubbeli bir yapı diyeyim siz küçük sarayımsı bir yer canlandırın gözünüzde... Restorasyonu tarihi yapısını bozmayacak şekilde özenle yapılmış belli ki.. 

Bir Kara Seyfi, Bir Ayşe Kız ve bir bulut...

Nazım Hikmet ne de güzel betimliyor insanları...Kara Seyfi karakteri görünüşte gözünü para hırsı bürümüş, bir avuç toprak için her şeyi göze alan etrafına kötülük saçan, yakıp, kavurup geçen bir adam. Derdi; tek hakimi olmak toprakların...Güç istiyor, iktidarda tek olmak istiyor...Ayşe Kız ise bahçesinde gülleriyle, laleleriyle mutlu bir hayat sürüyor üstelik toprağında gözü olan Kara Seyfi'ye boyun eğmek gibi bir niyeti de yok.İkna edemiyor Kara Seyfi Ayşe Kız'ı...Türlü kötülüklere başvuruyor elinde olan toprağı almak için. Diğer yanda Ayşe Kız'ı,  Kara Seyfi'nin gazabından koruyama çalışan bulut olarak simgelenmiş bir güç var. Kara Seyfi bahçeye her yaklaştığında uzak tutuyor onu ...Ama bir gecede olanlar oluyor ve her zaman iyiler kazanmıyor...Masal görünümünde olsa da tüm bu yazdıklarım aslında değil... Kafamızı kaldırıp bir an için etrafımıza baksak birçoklarını göreceğiz... Geçmişte de vardı ve gelecekte de var olacaklardır. Ayşe Kız' ı oynayan Didem Erdoğan " Aslında Kurtuluş Savaşı'nı da anlatır  bu oyun " diyor. Kara Seyfi ülkemizi sömürmek isteyen devletleri simgelemiş olabilir pekala... Hangi bakış açısıyla bakılırsa oraya giden bir masal bu... 

Ebru sanatından ilham almışlar, bizim için yapmışlar... 

Konusundan çok tekniği etkiledi beni...Gölge tiyatrosuyla, ebru sanatının tekniklerinin kullanıldığı bir oyun . İstanbul Gölge Tiyatrosu oyuncularından Başak Hanım üstüne basa basa vurguluyor, bu oyunda yapılanın ebru olmadığını..O nedenle ebru sanatı yazıpta kızdırmayalım onu...Ebru sanatından ilham alınarak bazı teknikleri kullanılmış... Ama o kadar etkiliyor ki sizi perdeye yansıyanlar, o renkler, anlatılanlara paralel, uyumlu figürler, oyun biter bitmez tanışmak istiyorsunuz bu sanatı sahneye taşıyanlarla...Örnek vermek gerekirse , gölgeler hareket ederken perdede, Ayşe Kız çiçekler ne güzel diyor  ve bir lale oluşuveriyor tek bir dokunuşla arkada...Ve bunların hepsi o anda doğaçlama yapılıyor, Başak ve Deniz Hanım'ın sihirli ellerinden düşüyor perdeye.

Az gittik, uz gittik birde baktık ki epey yol gitmişiz...

Masal gibi anlatılırken tüm olanlar, arada kullanılan bu cümle hoş bir tını bırakıyor oyun boyunca kulaklarınızda...Az gittik, uz gittik dere tepe düz gittik...Neticede bu bir masal ve masalların en vazgeçilmez cümlesidir bu söylenen.. Benim  beğendiğim replik ise en son söylenen cümle oldu.... İyiler iyilik buldu  ülkesinde, kötüler çekti cezasını  ama ne ülkesinde....Evet ne ülkesinde ? Korkarım ki yaşadığımız ülkede değil, peki hangi ülkede ? 

Vücutlar bu kadar mı güzel kullanılır....

Hani hep biliriz, vücudumuzu çok iyi kullanmamız gerektiğini de bazen başedemeyiz ellerimizle, kollarımızla. Nereye koysak bilemeyiz...Dert olur başımıza sahnedeyken her bir uzvumuz... İşte bu oyunda vücudumuzun aslında ne kadar da önemli bir silah olduğunu bir kere daha görüyorsunuz. Sahnede 3 kişi var...Ayşe Kız' ı oynayan Didem Alpaylı Erdoğan , Kara Seyfi'yi oynayan Ozan Ayhan, ve bulutu oynayan  İlham Erdoğan.. Ayşe Kız o kadar zarif ki perdede...Ellerini kullanışı güzeldi, hareketleri netti en ufak bir kararsızlık yoktu...Kara Seyfi'nin  tok bir sesi var...O masal anlatsın bizde dinleyelim...Bulut ise göklerin hakimiydi gerçekten...Oyunun gizli kahramanları ise  şüphesiz oyunun müziklerini yapan İlke  ve ebruya benzeyen bu sanatı bizlerle tanıştıran Başak ve Deniz Hanım'dı.... 

ORGANİZASYON !!!!...

Böyle akustiği bol olan bir yerde sesi nasıl hallederler diye düşünürken başladı oyun,yaka mikrofonu yardımıyla. Tahta küplerden oluşan bir sahne yapılmış, üzerinde beyaz bir perde çekilmiş, seyirciler içinde sandalyeler dizilmiş ve görünüşte oyun izlemeye elverişli, farklı bir ortam oluşturulmuş. Ama  soğuk için gerekli önlem alınmamıştı. Belki birkaç saat öncesinden ısıtılmaya başlanabilirdi mekan. İlk defa burada oynadıklarından kaynaklanan bir organizasyon problemi vardı belli ki.. Mesela ses için kolonlar yerdeydi, ayaklık vasıtasıyla  biraz daha yukarda bir yerde olsaydı eminim sesler bize boğuk ulaşmazdı. Birde acaba ezan vakti dikkate alınabilir miydi? Zira iki cami arasında kaldığımız için konsantrasyonumuz bozuldu ister istemez.

Bu teknik kullanarak daha farklı bir konu seçilebilir diye düşünüyorum oyundan çıkışta...Dediğim gibi konusundan çok tekniği ilgilendirdi beni....Masalları herkes sever, en çok ta çocuklar...Mesela izleseler bunu ne düşünürler ? Ne anlarlar oyunun sonunda? Kötüler cezasını bulur!! Bu mudur ? 

Masal gibi hayatlar var mıdır bilmem ama,  farklı bir metinde gölgeleri izlemek daha farklı olabilir.

Değişikliklerin ve yeniliklerin yakın takipçisiyseniz İstanbul Gölge Oyuncuları'nı takip edin ve bu oyunu kaçırmayın. Nerede oynarlar onu sitelerinden takip edebilirsiniz tabi ama Tophane-i Amire'nin kubbeleri altında tekrar oynarlarsa kaçırmayın derim. Ama kış aylarında gidiyorsanız aman sıkı giyinin. Sizin gibi tiyatroseverlerin üşütmesini asla istemeyiz.. Bu arada oyunun tek perdelik olduğunda hatırlatmakta yarar var. 

Gölge tiyatrosu denince artık aklımıza sadece Karagöz ile Hacivat gelmeyecek sanırım...

Neşe GÜVEN
07.03.2006


Seyirci Yorumları

   

Bu eleştiriye ilk yorumu siz yazın...

Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş20



 


 
 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim