oyun eleŞtİrİlerİ



TARTUFFE

 


OYUN KÜNYESİ

İSTANBUL DEVLET TİYATROSU

 TARTUFFE

Yazan         : Moliere

Çeviri         : Orhan Veli Kanık

Yöneten      : Kazım Akşar

Dramaturg  : Ayten Uncuoğlu
Dekor         : Ali Cem Köroğlu
Kostüm      : Gülhan Kırçova
Işık             : Önder Arık
Hareket      : Arkın Zirek

Oyuncular :

Mehmet Ali Kaptanlar
İsmail İncekara
Meral Bilginer
Serap Eyüboğlu
Nişan Şirinyan
Cengiz Baykal
Ebru Bilingen
Burak Şentürk
Orçun İynemli
Özgür Atkın
Reha Kadak
Ethem Tuncay
Günay Ertekin Arslan

TİYATRO PERDELERİ KAPANMAZ !
ÇÜNKÜ "MOLİERE" VAR !
 

Tiyatro sanatıyla uğraşanların, tarih boyunca , kendini en çağdaş ilan eden ülkelerde bile başına gelmeyen kalmamış, seyirciyle buluşmaları engellenmiş, sahne verilmemiştir.

Yolum uzun süredir Taksim Sahnesi'nden geçmemişti. Bu oyun, iyi oldu. İstiklal Caddesi'nin yenilenmiş ama becerilememiş taşlarını görme fırsatı yakaladım hem de her milletten insanın mahşeri kalabalığında yok olmayı özlemiştim, geçici ve bilinçli bir kaybolma durumu yaşadım.

Biz tiyatroya bulanmışlar için iflah olunmaz bir durumdur oyun izlemek. Tarafsız gözlüğümüzü geçirmeye çalışsak da gözümüze, beceremeyiz, gözlük düşer, burnumuzun kenarlarını acıtır ya da gözlük üzerinden bakarız oyuna. Oyuncuların dil sürçmeleri, hareketsiz sahnelemeler, oyunun giderek uzaması, repliklerin 'ezbere' söylenmesi  bizi daha çok tedirgin eder. Koltuğumuzda rahat oturamayız biz iflah olmazlar...

Tartuffe, Fransız yazar Moliere' in insan kusurlarını göstermeyi bırakıp kötülüklerini anlatmaya başladığı bir acı komedya. Kendini dindar gösterip bu durumdan nemalanmaya çalışan baş karakterin , çıkarcı, şehvet düşkünü halini anlatır oyun. Oynandığı dönemde, özellikle din adamlarının tepkisini çekmiş, sonra da yasaklanmış Tartuffe...Yalnızca oynanması mı; okunması  hatta fısıldanması bile...Aforoz cezası gibi ağır bir cezayla da halk korkutulmuş, Moliere böyle bir oyun yazdı diye din çevrelerince sindirilmiş.

Tiyatro sanatıyla uğraşanların, tarih boyunca , kendini en çağdaş ilan eden ülkelerde bile başına gelmeyen kalmamış, seyirciyle buluşmaları engellenmiş, sahne verilmemiştir. Bazen politika, bazen dini bütün geçinenler, tiyatroya gönül vermişleri kendi meşreplerince alaşağı etmeye çalışmışlardır. 

Dünya Tiyatrolar Gününe yaklaştığımız bu günlerde bunlardan söz etmek ne acı!...

OYUNA DAİR

İşte Devlet Tiyatroları da , Moliere' in oyuna farklı bir bakış açısı getirerek, oyun metninin dışında , Tartuffe' ün sahnelenme aşamasında başına gelenleri de sahneye taşımış. Oyunun önüne ve sonuna eklenen iki belirgin oyunla, kurguyu ikinci bir düzlemle, dönem gerçeğiyle bütünleştirmeye çalışmış. Bu yorum,  Genel Sanat Yönetmeni Mine Acar'ın da dile getirdiği gibi  "81 İl'e Tiyatro Projesi"ni destekler nitelikte. Geçen yılın başında iktidar-devlet tiyatrosu kaosu da düşünülürse oyunun içindeki mesajlar oldukça manidar... Bence her yıl sahnelerde , tiyatronun çektiği sıkıntıları dile getiren eserler oynanmalı. İzleyicinin, sahneleme sürecine kadar yaşanan sıkıntıları bilmesi, tiyatroyu daha çok sahiplenmesini sağlayacaktır, diye düşünüyorum.  

Yine de eserin başına ve sonuna eklenen iki sahne, beni pek memnun etmedi. Sanki biraz daha söze, biraz daha duyguya , eyleme ihtiyacı vardı bu sahnelerin. Oyun boyunca salonda dolaşan "erk temsilcisi"nin de , mesajın içini yeterince doldurmadığını söylemek gerek. Daha iç içe geçmiş bir sahneleme biçimi, sanki mesajı daha güçlü hale getirecekti.

Sahnelemede dönem dönem monotonluk gözükse de, müziğin işlevsel katılımı oyunu hareketli kılıyor. Ardına saklanılıp mizah üretilecek koltuk ve perde ise yabancılaşma unsuru olarak oyuncular tarafından oynanmış. Doğrusu iyice yabancı bir unsur olarak kalmış.  Daha önce pek çok başrol oynamış olan Mehmet Ali Kaptanlar, Tartuffe rolüyle; Devlet Tiyatroları'nın vazgeçilmez oyuncularından biri olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bakışlarıyla role can vermiş Kaptanlar...Tartuffe' nin evleneceği genç geçkin kız ile ona aşık sevgilisi arasında geçen sahne; gerek rejisi,  gerek ışık oyunu, gerekse oyunculuklarıyla oyunun başarılı sahnelerinden biriydi.

Kazım Akşar' ın rejisiyle sahnelen oyun, ilk perdede biraz sallansa da yıkılmıyor, ikinci perdede toparlanıp akıcı bir hal alıyor. Dönem kostümleriyle,  dekoruyla , müziğiyle özellikle de sanatın yıkılmazlığını temsil etmesiyle de izlenecek oyunlar listesine eklenmesi gereken , "Devletin Tiyatrosu olmalı!" diyenlerin mutlu olacağı bir eser Tartuffe !    

Şu sıralar Haldun Taner ustanın "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı" nı yeniden okuyorum. Ahmet Vefik Paşa' nın  Moliere tutkusunun işlendiği replikleri tekrar gözden geçirmeli... 

...Ve tabii ki Fasulyeciyan' ın son tiradını

Sertaç Ayvaz
13.03.2006


Seyirci Yorumları

   

Bu eleştiriye ilk yorumu siz yazın...

 

Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş21



 


 
 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim