oyun eleŞtİrİlerİ


ÇOK YAŞA KOMEDİ

YAZAN: ANTON ÇEHOV
ÇEVİRİ:
YILMAZ GRUDA
DEKOR: HAKAN DÜNDAR
KOSTÜM: FUNDA ÇEBİ
IŞIK: ENVER BAŞAR
MÜZİK-EFEKT: CENAP OĞUZ
REJİ ASİSTANI: FUNDA ESKİOĞLU
REJİ: IŞIL KASAPOĞLU
OYUNCULAR: ZAFER ALGÖZ, ZEYNEP ERKEKLİ, GALİP ERDAL

Salonda bir kadın, sahnede bir kadın.  

Paslaşıp duruyorlar, gülüşüp eğleniyorlar.

Biri oyuncu, biri seyirci. 

Kahkahalarıyla en sıkıntılı ortamları, bir anda olumlu bir atmosfere dönüştüren kadınlar vardır ya...Kahkahalar kadının neşeli vücudundan dışarı taşar, ilk sahibine hükmeder .Apansız çıkıverir dışarı .Sormaz kadına nereye gideceğini, onun değildir artık ; herkesindir.

İşte o  kadın kahkahası  geçen akşam Taksim Sahnesi'nin ön koltuğundaydı                                          

Diğeri oyuncuydu. Sahnede "var olan" oyuncu;Zeynep Erkekli!

Biri beni Zeynep Erkekli' yle tanıştırsın. Gündelik hayatta nasıl birisi ,çok merak ettim. Uzun süredir böyle başarılı bir kadın oyuncu izlememiştim. Çehov' un kısa oyunlarının bir arada sunulduğu oyunda dev oyuncu bir kadın vardı... 

Çok Yaşa Komedi oyunundan söz ediyoruz. Işıl Kasapoğlu Cehov' un kaba saba dünyaları tasvir ettiği kısa oyunlarına, çok uygun düşeceğini düşündüğü için seçmiş olmalı bu projeye onu. İyi ki de seçmiş. Basmakalıp, klişe oyunculuk görmekten yorulmuştuk artık. Bıktık! İlaç gibi geldi. 

Önde oturan kadın bir hahkaha koyveriyor, bir replik sahnedeki kadından....Sahnedeki kadın koskoca bir jest yapıyor, öndeki seyirci ikiye katlanıyor gülmekten. Bir ara ,öndeki seyirci için  ara alkış yapacaktık da sahnedeki oyunculardan çekindik. O denli eğleniyordu... 

Salon da memnundu oyundan "Tütünün Zararları" hariç. Cehov' un "Bir Evlenme Teklifi" ve "Ayı" oyunlarının arasına sıkışıp kalmış bu monolog. Zafer Algöz' ün başarılı performansı bile bu tek kişilik işi izletmeye yetmedi.

BİR 

"Bir Evlenme Teklifi" edilecek ama şu para meseleleri olmasa... Derdini söylemek için zaten zar zor eve gelen Lomow, hem evin evde kalmış kızı Natalie hem de babası tarafından damarına basılınca iş müthiş bir ağız dalaşına, inada biniyor...Temposuyla salonu sarıyor bu bölüm ... Eğlenceli teklif akıcı bir biçimde tamamlanıyor. Kadının ihtirasları, istekleri ve damat adayının iki arada bir derede durumları çok başarılı bir biçimde aktarılmış.

İKİİİ 

"Tütünün Zararları" nedense bana sigara paketlerinin üzerindeki yazıları anımsatmaktan başka bir etki yapmadı. Çağrışım işte; aklım oradan da Penguen dergisinin verdiği şaka çıkartmalara atladı. O çıkartmalardan bazıları çok muzırdı, kahkahamı içime gömdüm.

O sırada oyuna ara verilmişti.

ÜÜÜÇÇ

Çehov' un "O an yapacak başka bir işinin olmaması" bizi "Ayı"ile buluşturmuş. Yıllardır Üniversite ve Amatör tiyatrolar tarafından kısa olması sebebiyle sahnelenen oyun , bu yıl da Devlet Tiyatrosu sahnesinde buluvermiş kendini. Kaba saba bir kişilik Smirnov , eşi öldükten sonra kendini heykele resme veren dört duvardan başka şey görmeyen Helena' ya borcunu almak için uğrar....da karşısında başka bir 'Ayı' bulur. Kahkahalarla izlenen bu bölümde, oyunculuk şöleni sunuluyor. 

Yalın dekoru, tempolu aktarımı ve başarılı oyuncularıyla Cehov' un üç kısa oyunu Devlet Tiyatroları' nda birleşiyor. Bir uzun oyun ediyor mu gidin ,siz karar verin. Cehov'un dev kalemini anlamak için gidin en azından...

İhsan SADIK
11.04.2006

Ps. Lütfen birileri Taksim Sahnesi'nin oyun çıkışında açılan çıkış kapısına bir çözüm bulsun. Hemen karşıda sıra sıra dizilen burgercilerin yağ kokuları Çehov' dan, Shakespeare'den, Nazım'dan çıkan seyircinin aniden burnuna doluveriyor. Öyle keskin ki bu koku.Ya mide bulandırır ya da iki burger daha yedirir adama...


Seyirci Yorumları

Enis Bulca 12.04.2006
Allah allah.. aynı oyundan mı sözediyoruz acaba?

"Bir evlenme teklifi"nde Zafer Algöz'ün taktığı peruk dışında ben bu oyunda başarılı pek fazla bir yan görememiştim.

Tütünün Zararları bence de yanlış bir seçim. Çehov'un ısrarla belirttiği "ben trajedi yazıyorum, seyirci gülüyor" ikileminin doğru vücut bulmuş haliydi bence: Yani bir trajediydi... Bunda bir zarar yok aslında ama adı "Çok yaşa komedi" olan bir oyuna uymuyor.

Diğer iki oyun ise çok karikatürize (hatta "Bir Evlenme Teklifi"nde neredeyse grotesk) bir anlayışla oynanıyordu. Çehov'un ince vuruş-karşı vuruşları gürültüye gitmişti.

Sn. Kasapoğlu düşünmeden bir oyun karakterine müdahale edecek bir yönetmen değildir ama Ayı'daki uşağı neden efemine bir ukalaya dönüştürdüğünü anlayamadım mesela...

Genelde rejinin aceleye geldiğini, oyuncuların da eğlenirken karakterlerin özünü tam yansıtamayıp ilk yakaladıkları özellikleri "büyüterek" oynadıklarını düşünüyorum.
Oğuz Alan 25.04.2006
"Tütünün Zararları" bölümü hakkında sizlere katılmıyorum. Zafer Algöz'ün dakikalarca aynı ışık altında ve aynı formda, bu tiradı başarıyla oynadığını düşünüyorum. Bunu oynamak cesaret işidir, oyuna koymak da cesaret işidir. Ama herkes görevini başarıyla ve inançla yerine getirince, çok sıkıcı olacağını düşündüğümüz metinler bile, insanları keyiflendirebiliyor.

Bu oyunu seyrettiğim zamanı hatırlayınca aslında aklıma başka şeyler geliyor. Anılar işte...

Siz De Yorum Yazın...



Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş24



 


 
 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim