| |
|
oyun eleŞtİrİlerİ
BENİMLE DELİRİR MİSİN ?

Yazan : Mine ARTU
Yöneten : Metin ZAKOĞLU
Oynayanlar : Metin ZAKOĞLU, Ceren AKIŞ
Dekor : A. Sami ÖZBUDAK
Kostüm : Tuğba ZAKOĞLU
Yardımcı Yönetmen: Ceren AKIŞ
"AŞK" BİZ OLMAK İÇİN YETERLİ Mİ?
" BENİMLE DELİRİR MİSİN"
Aşk eski bir yalan, Adem ile Havva'dan kalan,
Aşk eski bir yalan, hayatıma dolan!
Şarkısıyla başlıyor Zakoğlu Tiyatrosu'nun "Benimle Delirir misin" adlı oyunu.
Erenköy'ün yeşil ve ferah sokaklarında ilerlerken merak ediyorum beni nasıl bir yerin karşılayacağını. Kulis Sanat Evi'nin bahçesinden içeri giriyoruz. Sıcak bir karşılama ve tiyatrodayız.
Ufak sahneleri her zaman daha çok sevmişimdir. Oyuncularla yakın olabildiğiniz, gözlerine bakabildiğiniz ve birebir tebessümünüzü ulaştırabildiğiniz. Bu tiyatro işte öyle bir tiyatro.Yaklaşık 15-20 kişi kırmızı şık sandalyelerde oturduk ve dekordaki kırmızının albenisine kapılarak daldık Nevsal ile Zühtü'nün hayatlarının içine.
Nevsal ile Zühtü evli ve komik bir çift. Birbirine "aşık" olarak evlenen iki kişi. Aşk biz olmaya yeter mi? Yetmez diyor; Zakoğlu Tiyatrosu Oyuncuları: Metin Zakoğlu ve Ceren Akış.

"Eşinin sevmediği yemekleri yapmayacaksın, onun annesini hep sevecek ve sayacaksın, gömleklerini asla ütüsüz bırakmayacaksın, onu hep güzel veya yakışıklı bulacaksın, hep dinleyeceksin, hep,hep,hep.Bunlardan bir an gelir de sıkılırsan asla söylemeyeceksin.Neden? E evlisin de ondan. Sıkılmayacaksın, madem aşık olmasını biliyorsun, aynı evde yaşayıp bir sürü yeni ev hediyesi aldın eş-dosttan, bunun da bir yolunu buluverirsin." Bunun gibi pek çok geleneksel kısır döngüye samimi bir bakış açısıyla bakıyor oyun. Ama Ceren Akış'ın bir cümlesi var ki içimizi hafifçe kıpırdatıyor. Neden erkekler "hoşça kal" kelimesini hep yanlış anlar. Kadınların "hoşçakal"ı hoşça kal, yani yanımda kal,kaaaal.Gitme!
Kadın erkek ilişkilerini mizahi bir dille anlatan oyunda tempo neredeyse hiç düşmüyor. Geçişlerin sıklığı, iki kişilik bir oyununun taşıdığı riskleri ortadan kaldırıyor. Oyuncular gerçekten de Mine Artu'nun kaleminden çıkan textle bütünleşmişlerdi. Küçük bir mekanda sahneledikleri oyunda doğallıklarıyla dikkat çektiler.
Aşk insanı aptallaştırır mı yoksa aptallıkları görmezden gelmenize yardım mı eder? Nevsal ile Zühtü ayrılırlar, sonrasında birbirlerini çok özlerler ve yeniden buluşurlar. Konuşma esnasında Zühtü kadınlara söylenebilecek en doğru cümleyi bulmuştur: "Haklısın".Nevsal'ın karşılığı ise beni hezeyanlara sevketti. "Ben Haklı değil, Sinop'luyum!!!!". Şöyle bir gidip geldim oturduğum yerde.
Tek perdelik bir komedi olan "Benimle Delirir misin" de aklıma takılan tek şey; Metin Zakoğlu' nun repliklerinin sonunda, neden bu denli çok argo sözcük kullanma ihtiyacı hissettiğidir.
Dekorun yerleşimi, renklerin seçimi ve uyumu oldukça başarılıydı.
Müzikler de oyunun sıcaklığını artıran bir unsur olarak çıktı karşımıza ancak oyunun sonundaki müzik daha farklı olabilirdi. Oyun çok akıcı ilerlediği gibi finali de aniden oluverdi. Biraz tadı damağımızda kaldı doğrusu.
Ceren ile geçmiş yıllarda aynı sahneyi paylaşmış olduğumdan daha farklı izledim oyunu. Ama onu hiç tanımamış olsaydım yine aynı şeyi söylerdim. Sahne sempatisi çok yüksek ve çok sıcak. Seyirciyi hemen ele geçiriyor.
Ve sizlere bir saatlik sabun köpüğü bir eğlenceyi vaad ediyor.
Dilek TÜRK
17.04.2006

Seyirci Yorumları
|
| Sanem Altun |
10.02.2008 |
Eleştirilmekten bu kadar rahatsşzsanşz sanattan uzak durun.
Dilek Hanımın eleştirisini başarılı buluyorum. Siteyi de.
|
| Sinem ULUKAYA |
29.01.2008 |
Tiyatro muhteşemdi ve ben böyle bir tiyatro izlemedim.
|
| Murat Demir |
11.04.2007 |
12 yıldır tiyatro ile uğraşıyorum küçük bir şehirdeyim ve insanların tiyatro konuşması beni mutlu ediyor,bu oyun Sinop'a gelmeyecek ama tekst gelirse sevinirim mail adresime cevep atarsanız bizi ve Sinop da tiyatro yapmaya çalışan amatör bir grubu mutlu edersiniz teşekkürler... |
| Metin Zakoğlu |
20.04.2006 |
Sevgili Dilek kardeş...İzlediğin oyuna sabun köpüğü eğlencesi demen önce senin kendi cinsine yaptığın bir haksızlık...Önce yazmışsın oyun içinde ki sözlerin anlamını överek...Kadının evlenerek nelere evet dediğinin örneklerini vermişsin bizim repliklerimiz ile sonra da bu replikleri duyan ve izleyen birisi olarak da sabun köpüğü demişsin eğlendiğin ama sanırım anlayamadığın yada anlayıpta yazamadığın bir oyuna...Benim bir saatlik oyunda ki perfonmansımdan aklında sadece argo sözcüklerimin kalması da senin bir eleştirmen olman için daha milyon tane oyun izlemen gerektiğini gösterdi bana...İstersen önce Zehra İpşiroğlu'nun "eleştirinin eleştirisini" bir oku sonra yeniden gel ve izle oyunu ve tekrar dene yazmayı...
|
| Evren Bal |
20.04.2006 |
Sayın Metin Zakoğlu, ben oyununuzu izlemedim fakat bu eleştriyi ve bu yazıyı okuyarak oyun hakkında kafamda birşeyler oluştu.
Sevgili Dilek kardeş eleştri yazmayı bilmiyor, daha kırk fırın ekmek yemesi lazım diyorsunuz hadi onu anlarımda, siz 40 fırın ekmek yemiş edası ile konuşurken "eleştri yapmayı bilmeyen" birisinin eleştirisine niye bu kadar tepki vermişsiniz onu anlamadım.
Kırk fırın ekmek yemiş biri olarak, seyirci oyunu anlamadıysa, yalnızca argo replikler aklında kaldıysa vs. vs. bunu seyircinin "kalitesiz seyirci" olmasına mı veriyorsunuz. Yoksa "Sevgili Dilek Kardeş" dışındaki tüm izleyiciler çok elit izleyici idi dilek kardeş mi oyunu anlayamadı?
Oyununuz hakkında olumlu ya da olumsuz eleştriler olabilir, olumlu eleştriyi teşekkür ederken olumsuza "sizin kapasiteniz yetmemiş, siz eleştri yazmayı bilmiyorsunuz" gibi cevaplar vererek benim gibi izleyicileri ürküttüğünüzü dikkatinize sunmak isterim. Ben kimseye pabuç bırakmam, olumsuz yazana veririm ağzının payını diyorsanız bile (Ki doğru bulmuyorum) , bütün yükü seyircinin sırtına vermeden özeleştride yapıyorsunuzdur umarım.
Şimdi düşünüyorum, acaba ben gelsem oyunu anlayabilirmiyim, eğer Dilek Kardeş gibi "ortalama seviyedeki izleyicilerin" kapasitesi yetmiyorsa, o kadar ağır bir oyunsa, büyük ihtimalle benim de kapasitem yetmeyecektir.
Saygılarımla,
|
| Elif Erken |
20.04.2006 |
Egonuzla alakalı sorunlarınız mı var Metin bey.. Açıkçası ben bu eleştiriyi okuduğum zaman oyunu merak ettim. Yani çok kötü bir elektrik almadım yazıdan. Burnundan kıl aldırmayan oyuncuların devri kapandı, İstanbulûn her yerinde gidip izlenecek bir oyun var.
Yani yakıştıramadım "seyirci yorumları" köşesinde bir başrol oyuncunun
görüşlerinin olmasını...
|
| Sema Aksu |
20.04.2006 |
Sevgili Arkadaşlar,
En son oyunumu 2003 yılında oynadım,yanımda Metin Zakoğlu vardı,ilk oyunumu 1993 yılında oynadım yanımda Metin Zakoğlu vardı. İyiki vardı, keşke hala olsaydı. Eleştri yapmak kolay değildir. Birikim ister,emek ister,yetenek ister ,en önemlisi cesaret ister.Burada herkes birbirini eleştirme konusunda çok cesur ama gördüğüm kadarıyla diğer isterler boş geçilmiş. Biraz daha yapıcı olmayı önerir emeğe ve ruha saygınız bol olsun derim.
|
| Esen Kurtuluş |
20.04.2006 |
Ben bu siteyi hayatımda ilk defa duydum,Dilek hanımın adını da ilk kez duydum ama Metin Zakoğlu'nu yıllardır oynadığı oyunlardan dizilerden takip ediyorum...Özellikle Tiyatroya kazandırdıkları farklı tarzlar,makanlara hep hayran olmuşumdur...Benimle Delirir misin adlı oyuna bende gittim hem de bundan bir hafta önce evet oyunda 2 kişi var ama oyunu sürükleyen götüren ve yeteneği ile herkesi gülmekten yerlere yatıran kişi o...Tabi Bayan oyuncu da iyi ama bu oyun hakkında bir eleştiri yapılacaksa Sayın Zakoğlu'nu es geçmek sanki biraz art niyet kokuyor gibi...Zaten yazıyı yazan arkadaş da arkadaşı olduğu için ona farklı baktığını kabul ediyor...Bunda çok da haksız sayılmaz belki ama bu oyunu götüren ve olağanüstü bir yorumla oyununu süsleyen Metin Zakoğlu'dan sadece "AKLIMDA BİR TEK METİN ZAKOĞLU'nun ARGO REPLİKLERİ KALDI " demesi şaşırtıcı...Çünkü oynadığı karekter zaten argo bir karekter...Ve o argo karekterleri de benim anladığım kadarıyla o karekter söylüyor Sayın Zakoğlu değil...Bence bu kadar basit bir eleştiriyi ciddiye alıp yazması yanlış olmuş...Ama eğer Metin Zakoğlu buraya yazı yazıp uyarıyorsa bu yazıyı yazan arkadaşın bunu önemsemesi gerekir...
|
| Mehmet E. |
20.04.2006 |
Metin bey bence çok kötü bir eleştiri yapmamış.Onun maksadı kendi oynadığı oyunun herkes tarafından beyenildiği; bu oyunun ayda enaz 10 defa oynanıp büyük bir izleyici kriterlerine sahip olması. BENİMLE DELİRİR MİSİN, adlı tiyatro oyununun izleyici tarafından beğenildiğini ve böyle sabun köpüğü eğlencesi eleştirisinin yanlış ve anlamsız olduğunu belirtmesidir. ben bir oyuncuyum ve bu oyunu izledim ayrıca biletix'ten bilet satışlarını takip ettim,oyun ile ilgili yorumlarıda okudum,herkezin beyendiği bir oyuna böyle kötü bir eleştirinin yapılması bence talihsizlik ayrıca bu oyunu herkeze tavsiye ederim...saygılar
|
| Evren Bal |
21.04.2006 |
Benden sonra yorum yazmış olan sevgili arkadaşlara hitafen eklemek istediğim bir iki şey var. Bu yazıda dikkatimi çeken ve beni yorum yazmaya iten ne oyunun değeri ne de Dilek Hanımın eleştrisinin değeri değildi.
Eleştri iyi bir eleştri olmayabilir, oyun iyi bir oyun olmayabilir, ama ben Metin Beyin cevabını agresif buldum. Ne bu oyunu ne de bir başkasını herkes beğenmek zorunda değil, herkes aynı pencereden bakmak zorunda değil. Kimi insan için argonun çok fazla ön plana çıkarılması rahatsız edici iken, kimisi koptum ya süperdi diye düşünebilir.
Metin Bey'in cevabı eleştiriye yazılan bir yorumdan ziyade Dilek Hanım'a "Akıllı ol, öğrende gel" üslubunda olmuş. Ve bu üslup benim hoşuma gitmedi. Sanatçı üslubundan anlamak için benimde milyon tane sanatçı yorumu mu okumam lazım acaba?
Not: Yorumlarımın Metin Bey'in kişiliği ile ve oyunu ile ilgisi yok, yalnızca yaptığı yorum (daha doğrusu cevap) üzerine yazıyorum.
Saygılar,
|
| Serkan Yılmaz |
21.04.2006 |
Site yöneticilerinden ricam bu yorumları ve eleştiride sayın Metin Zakoğlunu rahatsız eden bölümleri bu sayfadan çıkarmalarıdır. Sanatçı kişilere yakışmayan, sanatımızın neden yerinde saydığını gösteren tatsız bir tartışma devam ediyor..
Siteyi ve yazarı hiç duymamış birisi bile tesadüfen (!) gelip tartışmaya katılabiliyor. Sanırım yakında Dilek Hanımın arkadaşları da birbirlerine mail gönderip "sitede Dilek'e sahip çıkalım, bu mali tüm arkadaşlarınıza gönderin" gibi mailler atmaya başlayacak :)
Yakışmıyor...
|
| Ahmet Kahraman |
21.04.2006 |
Bu oyuna gitmeyen ancak gitmek, görmek,izlemek isteyen biri olarak Dilek Hanımın oyun hakkında yapmış olduğu eleştiriyi okuyunca bu yorumu oyunculardan birisinin yapmış olduğu hissine kapıldım. Bence bir oyun bu kadar taraflı vede bu kadar güzel başka nasıl anlatılabilir diye düşünüyorum.Taraflı çünki oyuncuların sanki kendileri yazmışçasına oyunu vede tiyatrodaki ambiyansı anlatan bir övgü dolu bir yazı olmuş. Belkide Dilek Hanım arkadaşının oyunculardan birisinin arkadaşı olduğu için bu kadar güzel bir şekilde bu yazıyı yazmış olabilir.
Ama benim asıl anlatmak istediğim yıllardır ismini duyduğum ancak oyunlarını izleme fırsatı bulamadığım Metin ZAKOĞLU'nun Dilek Hanımı niçin yerden yere vurduğu. Oyun hakkında en ufak bir kötü yorum almamışken bu kadar kırıcı olmak niye? Eleştiri yapılmış olmaya bu kadar mı kapalı bir toplum olduk artık. O zaman okullarda, iş yerlerindeki,aile içindeki veya kaldırıma yürürken karşımıza aniden çıkıverecek şiddet olayları doğru? Biri "Kırmızı ışıkta niye geçtiniz?" dese sok bıçağı. ben bunu anlıyorum. Anlayamadığım bunu bir tiyatrocunun yapmış olması. Tiyatro bitmiş artık, miadını doldurdu, topluma kazandıracak bir şeyi yok derken yıllar önce ne kadar doğru karar vermişim. Bari oturup kavga etselerdi. İlk defa tiyatro ile ilgili bu kadar samimi ve izlemeyle dolu iken tiyatrocuların kendileri hakkında bu kadar eleştiriye kapalı olması beni üzdü. Bu insanlar daha kendilerini eleştirilmesine tahammül edemiyorlar toplumu nasıl eleştirecekler vede eleştirileriyle yol gösterecekler. Bence şapkayı önlerine alıp "Biz bir yerlerde hata mı yapıyoruz? Diye düşünsünler veya bu işi bıraksınlar.
|
| Esra Balcı |
22.04.2006 |
Bu saçmasapan site de ne oluyor anlamıyorum...Burada Kimse Metin Zakoğlu'nun ne yazdığını anlamamış bile...Metin Zakoğlu benim çok beğendiğim bir oyuncu ve aynı zaman da dün de kendisini tv 8 de canlı yayında izleme şansıda buldum ve fikirleride bence çok önemli...Bu kadar önemli birisini sürekli burada karalamaya çalışarak kimse bişey elde edemez...Ayrıca benim aklıma bişey takıldı metin bey muhatap olmaması gerekirken bu siteyle muhatap olup hem de adını bile gizleme gereği duymadan bir eleştiri yapmış Eleştirinin eleştirisi...Yani benim anladığım kadarıyla Zehra İpşiroğlu adını da bu yüzden vermiş,Çünkü Zehra İpşiroğlu'nun Eleştirinin Eleştirisi aDdlı kitabını ben de okudum ve orada eleştiriyi de eleştiri yapma hakkından bahsediliyor...Şimdi ben,im anlayamadığım bu insanlar neden kendileri eleştiri yapınca(Ki Metin Zakoğlu'nun neden bu kadar çok argo sözcük kullanıyor denmesi ben de o oyunu izledim böyle bişey de yok ayrıca haksızlık edilmiş ama)sorun olmayınca metin bey yapınca sanırım bu hanımın arkadaşları hemen ayağa kalkmış...Yaralarına mı basılmış acaba...Ben olsam bu site yetkilisi hemen bu sayfayı kaldırırım sayfamdan çünkü seviyesizlik hiç bir şeyi çözmez ve çok seviyesiz bir duruma dönmüş bu site...
|
| Esra Sönmez |
23.04.2006 |
ben oyunu izlemedim, ama bu metin zakoğlu oyunda oynamış,yönetmiş olan yılların tiyatrocusu, hiç mi bir şey katmamış da sadece argo kullanmış?
dekor,renk seçimi oldukça iyi diyerek -ki bunlardan bile sadece bir paragrafın bir satırında bahsediliyor dilek hanımın eleştirisinde-bunlardan bahsediliyor ama diğer kıstaslar es geçilmiş.
Sabun köpüğü tabiri nasıl bir eleştiridir ayrıca ? Dikkat çekici bir tabir, tarif.
Dilek hanımın eleştirisini çok başarılı bulmadım, sığ kalmış bir eleştiri, insanlara, yapılan emeğe saygı duyulup, hele ilk eleştirel yazı olarak yer alacaksa daha duyarlı ve doyurucu bir şey yazılabilirdi diyorum.
|
| Sabiha Topallar |
23.04.2006 |
Tiyatronun ipinin kolayca cekildigi bir ülkede bir oda icinde cesurca,yılmadan oyunlar yapan bir oyuncu metin zakoğlu kendisi sadece televizyon ile yetinmeyen tiyatrosuz yaşayamayan,sahnede nefes alan biri dilek hn. ceren akış'ın pozitif enerjisinden bahsetmis ancak ceren'e ve tüm oyuncularına pozitiflik asılayan son derece demokratik bir yönetmen olan metin bey'in enerjisinden bahsetmemis cok gargarip... sahnedeki argo kullanımı tiyatro sözkonusu oldugunda herzaman gündemde olmustur tiyatro insanı anlattıgına göre insanın samimi ifade sekillerinden biri olan argoda tiyatroda yeteri kadar olmalıdır metin zakoğlu'nun oyunlarında da durum tam olarak böyledir kaldı ki kendisi tiyatrosunda mankenleri oynatan,medyayı kullanan,salt argoyla komedi yapan bir oyuncu degildir. dilek hanım'a 'bir d'bir delinin hatıra defteri'ni izlemesini siddetle tavsiye ediyorum,elestirmeyi becerebilen ve sanata sanatcıya gerekli saygıyı gösteren herkesi selamlıyorum...
|
| Sedat |
26.04.2006 |
"Öfkeyle kalkan zararla oturur" güzel bir laftır. Pek severim.
Dilek Hn.'ın eleştirisi gördüğüm kadarıyla kendi izlenimlerini ve oyun hakkındaki hislerini yansıtmaktan ibarettir. Genelinde çok olumlu olan eleştirisinde ne düşünüyorsa dürüstçe ortaya koymuştur (Hatta o kadar dürüsttür ki, oyunda tanıdığı bir arkadaşının da rol aldığını çekinmeden söylemektedir; yani tarafsız olmadığı bir yan varsa bile bu ortadadır ve pozitif yöndedir).
Oyunun yönetmeni ve başrol oyuncularından biri olan tiyatro emektarı Metin Bey de aslında özetine baktığınızda incindiğini ifade etmektedir. Bunun sebebinin eleştiride belirtilen yorumun, kendi yapmak istediği işle örtüşmemesi olduğu anlaşılıyor. Tepkisi anlaşılabilir ancak birkaç noktada kendisine itirazım olacak.
1) Bu eleştiri oyuna getirilebilecek yorumlardan sadece bir tanesidir. Bu seyirci bunu görmüş, bunu anlamış, bunu hissetmiş ve bunu iletmiştir. Bu algıyı da Fenerbahçe - Galatasaray maçını izledikten sonra değil, "Benimle delirir misin? oyununu izledikten sonra edinmiştir. Oyunun seyircide uyandırdığı düşünce ve duygulardan sadece seyirciyi sorumlu tutmak bence doğru değildir.
2) "Oyunumuzla ilgili fikirlerinize katılmıyorum, sanırım mesajımız size tam geçmemiş",vb. demenin daha saygılı ve yapıcı bir yolu hem de emektar bir tiyatro adamı tarafından bulunabilir.
3) Tartışmalarda duygular işin içine girdiğinde çoğu kez algı bulutlanır. Netekim Dilek hanım yazısında (Metin Bey'in ve eleştiri yazısını okumaya belki gerek bile görmemiş ateşli savunucularının iddia ettiği gibi) "Aklımda **kalan** tek şey argo sözcüklerdi" dememiş. "Aklıma **takılan** tek şey; Metin Zakoğlu' nun repliklerinin sonunda, neden bu denli çok argo sözcük kullanma ihtiyacı hissettiğidir" demiş. Yani "her şey iyi güzeldi ama ben argodan rahatsız oldum" demiş. E diyemez mi?
4) Eleştiren kişiyi hor veya yetersiz gören hitaplarda bulunmak, aşağılamaya çalışmak yapılan eleştirinin değerini azaltmaz. Artırmaz da... Değiştirmez çünkü bir fikir bir kez ortaya sunulduktan sonra sunan kişiden kısmen bağımsız bir şekilde kendi değerini taşır. Fikri ortaya atanı sindirme çalışmaları bu sitede de görüldüğü gibi genelde sindirmek isteyene (haklı veya haksız olmasından bağımsız olarak) zarar verici hale gelebilir.
Herkes herkesi yanlış anlayabilir. Herkes fikrini özgürce ifade de edebilir. Bence önemli olan incinsek bile öfkeye kapılmamak, düzeyin düşmesine yol açacak provokasyonlardan kaçınmak.
Herkese açık fikirli, tiyatro dolu günler dilerim. Umarım Metin Bey de Dilek Hanım da tiyatroya kendi katkılarını yıllar boyu sürdürürler.
|
Siz de eleştiri yazın... |
Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş26
|
|
| |
|
|
| Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir. |
| anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim |
|
|