oyun eleŞtİrİlerİ

BAHAR NOKTASI

1595 yılında Shakespeare tarafından 'Yaz Gecesi Rüyası' adıyla yazılan günümüzde ise Can YÜCEL tarafından 'Bahar Noktası' adıyla uyarlanan deyim yerindeyse tekrar yazılan ve Murat KARASU rejisiyle sahnelenen oyun bu sezon sizlerle.

OYUNUN KONUSU

Atina Dükü TEZEUS, Amazonlar kraliçesi İPOLİTA ile evlenmek üzeredir.EGE ise kızı HERMİYA'nın DİMİTRİ ile evlenmesini istemesine rağmen HERMİYA İSKENDER'e aşıktır.HERMİYA'nın babası gerçeği öğrenince saraya şikayete gelir.Bunun üzerine HERMİYA sevgilisi ile çareyi ormana kaçmakta bulur. Fakat ormanda da işler karışıktır.



Periler kralı OBERON kendisini aldattığını düşündüğü Periler kraliçesi MÜZEYYEN ile de araları limonidir.Aldatıldığını düşünen kral, kraliçeyi cezalandırmak için baş uşağı CİN'i sihirli bir çiçeği bulması için görevlendirir.

Bu özel çiçeğin suyu uyurken kimin gözüne damlatılırsa karşısına ilk çıkan yaratığa aşık olacaktır. Bu esnada düğün günü için bir oyun hazırlayan Atina esnafından olan dokumacının karşısına çıkan CİN, planı gerçekleştirmek için dokumacıya eşekbaşı kellesini yerleştirip kraliçenin de gözüne iksiri damlatır.

OBERON bu kez CİN'den Dimitri'nin HERMİYA'nın arkadaşı olan HELENA'ya aşık olması için yardım etmesini söyler. Fakat aşıkları karıştıran CİN ortalığı daha da karıştırır.

Oyunun finaline geldiğimizde ise olayların işin içinden çıkılmaz hale geldiğini gören OBERON her şeyi aydınlığa kavuşturarak barışı sağlar.

OYUNA DAİR,

Oyun içinde oyun sergilenen hikayenin, ikinci bir ağızdan anlatılması yeri geldiğinde bir oyuncunun ikinci bir yan rollerde karşımıza çıkıyor oluşu olayın daha önceden yaşandığını anlatıyor ki bu da seyircinin oyunun içine girmesini ve konuya hakim olmasını biraz zorlaştırsa da kimi zaman konuya balıklama davet eden üslubu , görselliği ve koreografisi oyunu kurtarıyor diyebilirim.Özellikle Atina halkını canlandıran esnafın toplu bale gösterisini gerek kostüm, gerekse sahneleme biçimi olarak mutlaka görmek lazım.

Işık ve müziğin ise bizlere periler dünyasını yansıtmalarındaki başarısı,
dekorun her köşesinin hatta küçük bir çeşmenin bile en etkin şekilde kullanımı gözden kaçmıyor.

Oyunculuklara değerlendirdiğimizde ise Mustafa Uğurlu'nun hem Dokumacı karakterini hem de ara oyunda canlandırdığı Öreke karakteriyle bir bütün olarak uyumu, Canberk Uçucu' nun oyun boyunca belli aralıklarla söylediği tek bir hareket ve sözle bile oyunun başı çektiğini söylemek mümkün. Sumru Yavrucuk' un sergilediği performans da izlenmeyi hak ediyor.

Kısaca aşkın içinde var olan nefret, kıskançlık, ihtiras ve intikam duygularını hissetmek içinizdeki o muzır insanı da harekete geçirmek istiyorsanız BAHAR NOKTASI en doğru adres olacaktır.

Begüm KAYA

Seyirci Yorumları

 
Nur Talaşlı 11.10.2007
Her iki yoruma da katılıyorum.Bu kadar basit seyirciyi
koyun yerine koyan bi oyun daha görmedim,oyuncular ellerinden gelse
seyirciyi kovacaklar neden geldiniz diye.Devlet
tiyatrosunun parasına zamanına oyuncuların emeklerine yazık.
Kutay Kalınlı

04.01.2007 



Oyun eletirisinin sonundaki cümleyi eleştirmekle başlamak
isterim."Kisaca aşkın içinde var olan nefret, kıskançlik, ihtiras ve
intikam duygularını hissetmek içinizdeki o muzr insan da harekete
geçirmek istiyorsanz BAHAR NOKTASI en doru adres olacaktir."çok fazla
içi dolu çok iddiali bir cümle gibi geldi bana.Bu cümlenin
doğruluğunu kabul edersek bir çok kavramın içi boşalıyor. Gaye
Taviloğlu'nun cümlelerine katılmamak elde değil ancak, oyunu ilk
cumasnda izlediğim için bu kadar bir boş vermilik içinde olduğunu
söylemek haksızlk olacaktır.Maalesef seyirci gibi de oyuncular da
oyunlari çabuk ütketip harcıyorlar. şekspir güncellemelerinde Can
Yücel'in kalemi muhtemel en kuvvetli, en mizahilerinden biridir. Ancak, klasik oyunlarn oynanmasnın en riskli
durumu oyunun seyirci tarafindan defalarca izlenmi ve değişik
yorumlarının bilinmiş olmasdır. Bu durumda suyunun suyu mantalitesi ile
güncellemenin güncellemesi olunca ortaya alakasz bir oyun çıkmış.
Mustafa Ugurlu'nun öne çikmak için seyirciye yönelik hareketler yapması,
basit espriler oyunu iyice çelimsiz bir hale getirmiş. Devlet
tiyatrolari "klasik" oynuyoruz diyerek "klasirk"lemi diyebiliriz.
Oyunlarin oynanmasi gerektigi gibi oynanmasna katılmyorum ama bu
oyunda ynetmen seyirciyi yakalamak için oyunun içeriğini de çıkarms.
Akas, bu oyun da metin olarak ok bize hitap etmemektedir. Bence
gidilmese de bir şeylerin kaçacağı bir oyun deil. Yazık oluyor bu kadar
oyuncu, kostüme ve dekora...
Gaye Taviloğlu

04.01.2007 

İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun bu yıl sahnelediği Shakespeare'in Bahar Noktası adlı oyununu izleme gafletinde bulundum. Sinirlenerek ayrıldım Taksim Sahnesinden. İlk olarak şunu söyleyebilirim ki kurdukları cümlelerin ancak yüzde otuzunu anlayabildim ve elbette bu oyunu anlamama yetmedi. Bütün oyuncular Sumru Yavrucuk ve Mustafa Ugurlu da dahil olmak üzere çok kötüydüler. Çok samimiyetsiz bir oyunculuk sergiliyorlardı. Oyuncuların yapılan işe inanmadıkları çok belliydi ve tabii ki rejisörün de inandıramadığı. Bütün bunların sonucunda seyirci de inanmıyordu oyuna. Mustafa Uğurlu'yu ve diğer oyuncuları o bale tütüleriyle görmek beni gerçekten güldürdü ama ben ne anladım ki şimdi....Yazık olmuş yılların oyuncularına.Örnegin Sumru Yavrucuk bir tv dizisinde daha fazla inanarak oynarken neden Shakespeare oynarken inanmamış? Bütün bunların cevabı yönetmenin rejisinde saklı elbette. İnanmadığı işleri yapan oyunculara sesleniyorum, her ay devletten maaş alan oyunculara sesleniyorum!Kendinizi yok ediyorsunuz gözümüzde,biraz daha samimiyet lütfen!
 
Sizde yorum yazabilirsiniz...


Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş51



 


 
 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim