oyun eleŞtİrİlerİ
YILDIZLAR ALTINDA CİNAYET

Çağdaş Azerbaycan edebiyatının tanınmış yazarı Elçin'in yazdığı oyun "Yıldızlar Altında Cinayet - Katil, Bakü doğumlu Melahat Abbasova tarafından yönetiliyor. Ülkesinde Başbakan yardımcılığı görevini de sürdürmekte olan Elçin, bu oyununda da değişen dünya ve değişen insan olguları üzerinde durmuş.
Sahne başlıyor ve karşınızda lise yıllarının kabus dersi olan Kimya....Yani kimya öğretmeni. Tam bir öğretmen.. Konuşması ses tonu, gözlüğü, elbisesi, not alışı, düzeni, saçlarını toplayışı her şeyiyle tam bir öğretmen...Korkuyorum biraz...Kendi kimya hocamı hatırlıyorum ne de çok benziyor şu anda karşımda duran kadına...Annecimmmm!!!....
"Otur Hasanzade: 2 !Daha çok çalışmalısın Hasanzade...."
İlk sahneden itibaren ortak oluyorsunuz öğretmenin yaşamına... Belli ki yalnız dünyasını çocukluktan beri kurduğu hayalleriyle süslüyor..41 yaşında hayatını öğretmeye adamış, işine aşık, belki de tutunacak başka bir dalı olmadığı için evde sürekli öğrencileriyle konuşan bir kadın... Yani komşularının tabiriyle evde kalmış kız kurusu, azcık da deli...
Yoksa sizin hiç yıldızınız olmadı mı ?
Biz kadının ruh halini anlamaya çalışırken , ıslak, bol şimşekli karanlık bir gecede kapı acı acı çalar...Kadının mucizesi mi gecenin bu vaktinde gelen, yoksa karanlığı mı tam karşısında duran ? ...Kim bu davetsiz misafir ?? Yoksa sadece ilk öğretmenlik yıllarında ders verdiği masum bir öğrenci mi ? Mesela teşekkür etmek için gelmiş.. Ya da aşık mıymış acaba O'na, yani öğretmeni kimya formüllerini verirken o da farklı rüyalarda mıymış ?...19 yıl aradan sonra gelmiş kapısına.. O zamanlar Genç kız 22, delikanlı 18 yaşındaymış. Sevdalanmış öğrenci hocasına...
Yıllar geçmiş aradan genç çocuk üniversiteye girmiş ama işler umduğu gibi gitmemiş, derken olaylara karışmış soluğu hapishanede almış sora askerlik orada da rüzgar doğru esmemiş yaralanmış, bir de annesi vefat etmiş...
Çocuğun kalbinde ise yıllardır aynı kadının düşü...Bir gün dayanamayıp çalıyor kapısını "Eninde sonunda gelecektim bugün geldim işte" diyor.... Aşka sevgiye aç, tüm dünyası formül olan bir kadına "İşte geldim bur adayım" diyor "Al beni oturt dünyanın merkezine"..."Çünkü ben yıllar boyu seni besledim içimde" diyor.
Kadın şaşırıyor, sorguluyor başlarda..Öğretmen ya ...Her şeyin bir nedeni niçini vardır diyor ama kısa bir süre sonra kadınlık duyguları giriyor devreye ve hayatının en güzel günlerini yaşıyor.

CİCİM AYI BU İLLA Kİ BİTER.....
Çocukken konuştuğu, karanlık gecelerinde ona ışık olan, yol gösteren yıldızının ona iyilik yaparak bu adamı gönderdiğini düşünecek kadar önemsiyor bu olayı... Evli gibi bir hayat yaşamaya başlıyorlar. Onları izlerken aşık bir çift görüyorsunuz başlarda...Geç gelen bir aşk ama eninde sonunda gelen...Aşklarının doruğuna çıkıyorsunuz, sonra her zaman olacağı gibi yere indiriyorlar sizi yumuşak bir geçişle...Her şey ilk günkü gibi güzel gitmiyor... Cicim ayları bitiyor. Hızlı gelişen olayların ardından karanlık günler başlıyor...
YAZILAN BOZULMAZ, KADER DEĞİŞMEZ!!!
Suçlu var mı ? Bilmem...Hem var hem de yok... Aşka aç yalnız bir kadın...Kandırılmaya müsait...Hayalleriyle yaşayan, rüyalarında yıldızını gören bir kadın söz konusu olan....Bir adam geliyor, değiştiriyor tüm düzenini...Sonra psikopat olduğu anlaşılıyor genç delikanlının ...
Adam mı suçlu yoksa düzen mi bozuk?... Yaşadıkları ülkede sosyalizm sonrasında değişen değerler...Bir tarafta düzen kurbanı bir adam hayatını kurtarmak için bir kadının duygularıyla oynamaktan geri durmuyor, diğer yanda ise yıkılan dünyasıyla öğretmen hanım oyunun sürpriz sonunu hazırlıyor...
İyi güzel ama son sahneye bir lafım olacak... Amacına ulaşan komşu polisin neden görevini yerine getirmek istemediğini anlamış değilim... Sen polis değil misin ? Ne icap ediyorsa onu yapmalısın... Hakim değilsin neticede... Hem içeride olanlar hakkında en ufak bir bilgin bile yok.. Değil mi ?
Sahnenin ortasında bir yatak...Işıklı yıldızlar..
Dekor gözü yormayan bir yapıya sahip. Düzenli bir evin salonu. Eee öğretmen evi orası. Ve değişen olaylarla birlikte sahneye dahil olan yatak...Ne de güzel geldi sahneye...Hele yıldızlara bayıldım... Ne de güzel durdular perdede... Lokal ışık kullanımıyla vurgular çok sade bir şekilde verildi.. Kostümler ise özenle dikilmişti. Erkek oyuncunun lacivert ayakkabısı ve çorabına uyumu dikkatli çalışmanın eseriydi. Peri kızlarını andıran yıldızın kostümü ise gerçekten başarılıydı...Komşunun bol cepli kıyafeti ise harikaydı... Gerçek hayattaki komşular gibi... Hani ha bire kapınıza gelir bir şeyler isterler ya onlardan...Ama komşu komşunun külüne...değil mi ? Belli ki kıyafetlerdeki detaylar üzerine epeyce mesai harcanmış. İşte sahnede görmek istediğimiz zenginlikler bunlar..İsimlerini yazıp teşekkür edeyim dedim ama kadroda her işi yapan ikişer kişi var(!!!??), liste kalabalık.. o yüzden topyekün ellerinize sağlık.
Başarılı bayan, başarılı erkek...
Gerçekten sahnede yaşadılar ve yaşattılar...İkisi de rollerine çok iyi girdiler ve bize de yaşattılar... Karakterlerin neşesine,coşkusuna, hırsına, üzüntüsüne, kederine ortak olduk. Kadın oyuncumuz yani Elçin Altındağ yeri geldi çocukluğuna döndü, yeri geldi öğretmen oldu, yeri geldi şehvetli kadın oldu ve bir an oldu şefkat dolu bir anne oldu...Erkek oyuncumuz Emrah Özertem'e gelince... Gerçek bir psikopat izledik sahnede...Geçişleri o kadar yumuşaktı ki yormadı izleyenleri...Hasta bir adamdı o ve belli dönemlerde sergilediği hareketleriyle bunu öyle güzel veriyordu ki...Komşu çiftler ise gayet doğal bir oyunculuk sergiliyorlar.
Yalnızımm Dostlarımmm Yalnızımm Yalnız...
Yalnızlık Allah'a mahsustur... Yalnız bir kadının dramına tanık olmak isterseniz ve onun çaresizliğine ve yağmurlu bir gecede hayatının nasıl değiştiğine bu oyunu görün derim..
Kıssadan Hisse : Siz siz olun bir kimya öğretmeniyle asla şaka yapmayın hele duygularıyla oynamaya hiç kalkışmayın...
Keyifli Seyirler.

Neşe Güven
29.11.2006

Seyirci Yorumları
| |
| Hakan YILDIZ |
29.01.2008 |
Bu kadar sıkıcı bu kadar
yavaş ilerleyen bu kadar tek düze bir oyun hiç görmedim.Ilk bölüm
bittiğinde çikicaktim oyundan belki ikinci bölüm iyidir diye kaldim ama eve
gittiğimde başımın ağrısından ölüyordum.
|
| Tuğba |
21.12.2007 |
Gerçekten çok basarili bir oyundu.Oyunun adini duydugum da
daha farkli şeyler düşünmüştüm ama bekledigimden daha güzel bir oyunla
karsilastim. İlk sahnede çok duygulandim son sahnede bir bayanın kadınlık
duygularıyla oynadiğını görünce erkeklerden nefret ettim ve oyundan
çıktiktan sonra erkeklere daha farklı bir güzle baktim. Herhalde o
öğretmen hanımın yerinde ben de olsam ben de öldürürdüm ya da öldürmez
süründürürdüm. |
| Aylin |
21.12.2007 |
gerçekten çok beğendim.Günümüzle bire bir örtısıyor zaten
bana burasıi çok çekici geldi.Basarilarinizin devamını dilerim... |
| Lale ALPAK |
17.12.2007 |
Harika bir oyun izledim Elçin Altındağ muhteşemdi .Bir
karakter bu kadarmi inandırıcı oynanır. Harika
|
| EKREM URGATAY |
22.10.2007 |
Oyunda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.Benim asil
söylemek istedğim bilinçsiz seyirciyedir.Her oyunda,oyuna gereksiz
esprilerini ve müdahelelerini yapan bilinçsiz seyirciyi görmek
istemiyoruz.Cumartesi son seans oyununda maalesef bu tiplerle yine
karşılaştık. |
| Tutku |
23.01.2007 |
Ben oyunu bu Pazar izledim ve beğendim.Ama 2. perdeden sonra çünkü,ilk perdede acaba yanlış bir oyuna mı geldim dedim kendi kendime.Çünkü bana bir öğretmenin yanlışlıktan nasıl kurtulduğunu anlatan romantik bir oyunmuş gibi geldi.Ama 2. perdede bu fikrim değişti tabi.Oyun güzeldi,çok da olmasa 2. perde hareketli geçti ama annemle benim en çok dikkatimizi çeken nokta erkek oyuncunun kek yedikten sonra elindeki büyük parçaları yere atması.Annem bu hareketlerini hiç beğenmedi ve oyun boyunca ha bastı ha basacak diye tedirgin oldu,bence bu harekete dikkat etmeli tamam psikopat ama bari atıyormuş gibi yap ne bileyim böyle büyük parçaları atmasın bence :):) Bir de oyunda en çok yıldızın kayış sahnesine bayıldı,harikaydi :):) Tüm oyuncuların başarılarının devamını dilerim :)
|
| Aytaç YILDIZ |
22.01.2007 |
Oyun gerçekten çok güzeldi çok beğendim ve ELÇİN ALTINDAĞ'ı ilk defa izledim ve gerçekten çok beğendim hani her insanın bir sanatçı hayranlığı olur ya benim de hayranı olduğum BİR sanatçı VAR:)) ELÇİN ALTINDAĞ SENİ ÇOK SEVİYORUM.
|
| Fatih Muratoğlu |
18.01.2007 |
Oyunu bugün izledim ilk başta oyun çok sade geçti ama 2.perde ve son anlara doğru kendimden utandım böyle bir oyunu kendim hazırlamadığım için.
|
| Sim KÜÇÜKÇETİN |
08.01.2007 |
Ben oyunda erkek oyuncunun sergilemiş olduğu karakteri çok beğenmiş bulunmaktayım.Her ne kadar abartılı bulunsa da yahut öyle gözükse de rolünü gerçekten çok başarılı bir şekilde sergilediğini düşünüyorum.İyi bir oyundu.Ölüm sahnesi ve yıldızın kayışı gerçekten en etkileyici sahnelerdendi.
|
| Ebru |
04.01.2007 |
Güzel bir oyundu ağlamaktan gözyaşlarım kurudu.
|
| Sevacan |
04.01.2007 |
Oyuna oyuncularının performansından emin olarak gittim...Bana sürpriz olan öyküdeki can alıcı diyaloglar,etkileyici dekor ve oyunun önüne geçmeyecek sadelikte kostümlerdi...ve tabi ki 'nasıl yani' dedirten final..Şehir tiyatrolarında maalesef çok rastlanmayan bir oyuncu-yönetmen- eser uyumuydu.Tesekkürler YILDIZLAR ALTINDA CİNAYET EKİBİ...
|
| Zeynep |
26.12.2006 |
Oyundan gerçekten çok etkilendim seyrettikten sonra kafa arkasına atmadığım,oturup düşündüğüm bir oyundu.Oyuncular gerçekten etkileyici oynuyorlar,oyunda emeği geçen herkesi tebrik ederim.
|
| Kerim GÜL |
25.12.2006 |
İnanılmaz bir oyun izledim başrol Elçin Altındağ inanılmaz bir oyuncu.Kendine hayran oldum seneye bugün de izlemistim cep tiyatrosunda ama Elçin Hanım burada bir başka enstürman kulanıyor gibi geldi.Bir insanın duyguları nasıl bu kadar net seyirciye verebildiğini anlayabilmiş degilim gerçekten inanılmaz bir oyuncu bence Şehir Tiyatrosu onu pamuklar içerisinde saklamalı ama tabii ki Emrah Özertem de inanılmazdı.
Tüm oyuncuları ve yönetmeni tebrik ediyorum çok keyifli bir oyun izledim dekor kostüm herkese teşekürler ediyorum final delikanlının ölümü ve kadının bebeği tamir edişi yönetmeni kutlarım çok iyi kurulmuş.Emrah Özertem ölüm sahnesini çok güzel oynadı,gerilim harikaydı ya ben ne diyim başka bilmiyorum ki muhteseeem!
|
| Neşe |
25.12.2006 |
| Gözyaşlarımı tutamadım harika bir oyundu.Tüm ödüller bu oyunun olmalı tüm ödüller |
| Asya |
25.12.2006 |
Hayatımda izlediğim en güzel tiyatro eseri Yıldızlar Altında Cinayet...Arzuları, tutkuları, bastırdğı cinsellik duyguları olan 40'larında bir kimya hocası ve bu boşluğundan istifade eden, onu aşkına inandıran eski bir talebe, 18 sene sonra gelen bir serseri... .......Sana yalan söyledim, evet ama ben olmasaydım bu hisleri hissedemeyecektin...Şimdi benim sayemde anıların var dedi serseri utanmadan....Ben olmasaydım sınav kağıtlarıyla konuşmaya devam edecektin...Benim sayemde anıların var... dedi serseri.Çok acı bir sahneydi. Bir de insanlar belli şeylere koşullandığında yanlış yapabilirler.Oradaki yalnız kadın kuyruklu yıldıza odaklanmıştı, ondan aşk dilemişti ve aşkın o serseride olduğuna kendi kendini inandırdı. İnanılmaz güzel bir oyundu, hiç sıkılmadım... Aşkla değişen, kadınlığını bulan bir kadın...Onu kandıran bir adam...Acı bir son...
|
| İklim GÜNEŞ |
25.12.2006 |
Beni en çok etkileyen oyun biterken yıldızın kayıp gitmesi oldu.
|
| Dilek KAŞIK |
15.12.2006 |
Oyunun oldukça iç karartıcı bir konusu olmasına rağmen oyuncuların güzel oynadığını belirtebilirim.Fakat oyuncu giysileri bence hoş değildi ve başroldeki iki oyuncu da zaman zaman abartıi ve yapmacıklığa kendini kaptırdı.
|
| Nezihe YILMAZ |
11.12.2006 |
İnanılmaz bir oyundu Fatih Sahnesi'nde izledim tüm oyuncuları kutlarım ama Elçin Altındağ inanılmaz bir oyunculuk izletti bizlere yönetmene ve emeği geçen herkese ama en önce Şehir Tiyatrolarına teşekkür ederim ki gerçek anlamda katıksız bir tiyatro izleme keyfini yaşattırdıkları için adam gibi gerçek anlamda bir tiyatro izledik çok etkilendim inanılmaz bir oyundu.
Oyunun oldukça iç karartıcı bir konusu olmasına rağmen oyuncuların güzel oynadığını belirtebilirim.Fakat oyuncu giysileri bence hoş değildi ve başroldeki iki oyuncu da zaman zaman abartıi ve yapmacıklığa kendini kaptırdı.
|
| Özgür DİKER |
04.12.2006 |
Çok güzel bir oyun.Ögretmen'e bayıldım yetenekli oyuncu kutlarım.Ben de delikanlı rolündeki oyuncunun oyununu çok ama çok abartılı buldum.Böyle oyunculuklar kaldı mı ki;piskopat değil hayatın zorluklarında sıkışan bir genci oynasaydı daha etkili olurdu.Sahnede o kadar bağırmasına da gerek kalmazdı.Bakışları çok yapmacık,bence oyuncunun kafası karışık ne oynadığının farkında değil.Dramaturji çalışması yetersiz kalmış ama ölüm sahnesi daha doğal ve etkiliydi.Yine de herkesin seyretmesi gereken bir oyun.
|
| |
| Güfran ÇETİN |
30.11.2006 |
Üzgünüm oyunculuk hakkında pek yeterli olduğunuzu düşünemiyorum çok güzel bir oyundu gerçekten katılıyorum ama delikanlının anlamsız abartılı oyunculuğunu begenmiş olmanızı anlayamıyorum.
|
| Filiz YOLCU |
30.11.2006 |
Ben de bir şey demek isterim size oyunu ben de izledim ve delikanlının piskopat olduğunu yazmışsınız evet görünen oydu gerçekten ama öyle mi olmalıydı sizce bence delikanlı piskopat değil hayatın zorluklarında sıkışan bir genç bence delikanlı rolünü abartılı oynuyordu ve ne yazık ki güzelim teksti yanlışa götürüyor o çocuk o çocuk olamaz o zaman kadın niye hala o çocuğu eve alıyor size soruyorum.
|
| |
| Sizde yorum yazabilirsiniz... |
Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş52