oyun eleŞtİrİlerİ
OYUNUN OYUNU
Dünyada yaşanan finansal dalgalanmayla ülkemdeki türban sorunsalı arasında sıkışmış kalmışken - aslında oyunların en büyüğünü kendi dünyamızda yaşarken- yalandan bir oyuna gidip iki saatliğine bile olsa kendimi soyutlamak istiyorum her şeyden.Michael Frayn'ın kaleminden çıkan Yasemin Yalçın Tiyatrosu' nda Mehmet Ergen yönetiminde hayat bulan "Oyunun Oyunu " nu seyre koyuluyorum BKM'de..Daha önceleri de bir çok kez farklı tiyatrolar tarafından sahneye konan bu oyunu, bu müthiş kadrodan izlemelisiniz.

İngiltere'de 1982 yılında ödül almış bu oyun temponun hiç düşmediği, bir sürü aksiliğin birbirini izlediği çılgın bir fars. Peki nedir bu fars ? Gülünç olanı ele alan , salt güldürme amacı güden, ardı arkası kesilmeyen olaylar bütünü.Sıradan bir hikayeyi kahkaha tufanına çeviren ise yönetmenin akıl almaz matematik dehası.Özelikle ikinci perdede öyle bir performans izliyorsunuz ki oyuncuları mı yoksa yönetmeni mi tebrik etmek lazım diye düşünüyorsunuz ? Şüphesiz ikisini de.
ÇIĞRINDAN ÇIKAN OYUN
Peki bizim oyunda ne anlatılıyor ? Sahneye çıkmalarına ramak kala bir tiyatro topluluğunun yaşadıkları.Aslında 3 bölümden oluşuyor..İlk bölümde oyunun prova edilişine tanık oluyorsunuz, ikincisinde aynı oyunun kulisini görüyorsunuz, (Yani mutfakta işler nasıl gidiyor onu görüyorsunuz ) üçüncüsünde ise yine aynı oyunu izliyorsunuz ama artık iş çığırından çıkmıştır karakterlerle gerçekte yaşanan olayların çatışmasını sahneyi kasıp kavurmaktadır.
Ve siz o çatışmanın ortasında aslında oyuncu olmanın ne kadar zor ve meşakkatli bir iş olduğunu anlıyorsunuz.
Evet aslında fars tipi oyun işte tam anlamıyla bu.
Çığırından çıkan oyun.

Oyunun Konusu Neydi Gerçekten ?
Oyunun çıkışında insanlara sorsam, "Biraz önce izlediğiniz oyunun konusu neydi ?" diye. Ne derlerdi acaba ."Yani güldük eğlendik biz ama, şimdi bir çift var onlar aslında yurtdışındaymış gibi yapıyorlar çünkü bunlar vergi kaçakçısı , eve kız atmaya çalışan biri var bu arada evlere şenlik bir hizmetçileri var haaa bir de evi soymaya gelen bir adam Aaa bir de sardalyalar var..Ahh onları nasıl unuturuz..İşte bunların hepsi olmaması gereken bir zamanda aynı yerde karşılaşıyorlar.Yoruldunuz değil mi.
Ama bu oyunun özelliği konusunda değil, tüm güzelliği oyuncuların performansında .
Sonra oyun akıl almaz bir trafikle ilerliyor ve mutlu sonla bitiyor.

Yasemin Yalçın & İlyas İlbey
Bu kadın kesinlikle sahne için yaratılmış kadınlardan.Bir yandan Türkiye'nin gerçekten çok başarılı bir kadın oyuncusu diye düşünürken diğer yandan peki neden kıymeti yeteri kadar bilinmiyor diye de üzülüyorum. Bir dönemin Sürahi Hanım'ı tüm heybetiyle tam karşınızda. Sahnede sözü olmasa bile izlettiriyor kendisini.İtilmiş Beyefendi yani İlyas İlbey kendisine has enerjisiyle benim favorimdi.Bu arada karı-koca sıkı bir diyetten mi geçmişler ne.Çok formdalardı.
Oyunun kadrosu zengin. Şebnem Dönmez, Kerem Atabeyoğlu, Serhat Tutumluer, Gülen Karaman, Volkan Severcan, Alp Kırşan ve Evren Kardeş, her biri ayrı ayrı karakterlerinin hakkını veriyorlar doğrusu.Sn. Kerem Atabeyoğlu oyunculuğunuzu gerçekten çok beğeniyorum.Sahnede apayrı bir ses apayrı bir enerjisiniz.Bu kısa özel nottan sonra ; salondan gözlemlediğim bir tepki de şu ki çocuklar Alp Kırşan'ı gerçekten çok seviyor.Ama biraz kilo alsın lütfen..

Dekor , Kostüm.
Perde açılıyor devasa dekor tam karşınızda..İki katlı bir ev..Aman tanrım bakacak inceleyecek ne kadar da çok şey var.Oyuncular sahneye çıkmadan hepsine göz atmalıyım.Tablolar, merdiven, kadife minik abajurlar, üst kat, alt kat , kapılar giriş kapısı bahçe, kadife, koltuk..televizyon..televizyon.yaa üff ne işi var o televizyonun orada..Tam türk işi olmuş.Üzerinde bir dantel örtüsü eksik.Neyse kusur bir bunu bulabildim.İlk perdede izlediğimiz dekorun ikinci perdede kulise dönüşmesi kesinlikle oyunu farklı kılan en önemli detaydı..Alkışımız Efter Tunç için.Kostümlere gelince özenle hazırlandığı belli. Bayan Brent'in lila şapkasına bayıldım. Ama bordo rugan ayakkabıları bilekten bağlı olmasa daha mı iyi olurdu diye düşünmeden edemedim..Şebnem Dönmez' e gelince o kostümle seksi görünmemeyi bir şekilde başarmış, tebrikler.
Güldük eğlendik .Soğukta evlerimize doğru koşturuyoruz. Oyuncuları belli, sahnesi belli, yazarı, çizeri belli ve hatta seyircisi bile belli bu düzende kendi rollerimize geri dönüyoruz.
Son Söz : Gecenin ayazında kışın tam da ortasında yüreğinizi şenlendirecek bu oyunu mutlaka izlemelisiniz.Düşünmeden gülebilmeyi hem de katıla katıla gülebilmeyi kendinize çok görmeyin.İlk bölümü olayı anlamakla geçirirsiniz , ikinci bölümde gülmeye başlarsınız, üçüncü bölümde ise birinin sizi durdurması gerekebilir.

Neşe GÜVEN
10.02.2008

Seyirci Yorumları
| |
Sinem Öztürk |
02.03.2008 |
Bu site gerçekten dolu dolu uzun zamandır faydalandğım
bir site. Bahsi geçen oyun ise gerçekten harika ötesi.
|
| |
Hasan Şifa |
13.02.2008 |
Neşe Hanım'ıin eleştirisi çok iyi bir gözleme dayaniyor.Ben
de geçen aksam ailemle oradaydım.Çok beğendim. Sitenizi de çok begendim.
Saygilarimla.
|
| Sizde yorum yazabilirsiniz... |
Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş67