oyun eleŞtİrİlerİ




MARY STUART

İnsan doğar doğmaz kendisini gündelik hayatın çelişkileriyle dolu bir arenada bulur. İçinde bulunduğumuz, doğduğumuz çevrenin, dinin, geleneklerin ve toplumsal statünün, cinsiyetinizin sizi zorladığı davranış kalıpları vardır. Yaşadığımız toplumun düzeni insana onu sorgulamasına, gözden geçirmesine ve değiştirmesine müsaade etmez. İnsanın bedenine sosyal ve dini nedenlerle hakim olan toplum onun kaderini tayin eder. Bu oyunun ve yaşamın doğasıdır artık, insan toplumun aynadaki yansımasıdır. Sistem büyük bir çarkın içindeki dişli olmanızı talep eder, onlar gibi düşünen, duyan, konuşan.. Kendisine yabancılaşan insan doğasını bilmeden, kendisini tanımadan toplumun ve çevresindekilerin ondan istediklerini yerine getirerek yaşamını devam ettirir. Pek az insan yaşamı sorgulamakta ve kendisini tanıma ihtiyacı duymaktadır.

Oyun bize orta çağda ( 1500'lü yıllar ) kendisine yabancılaştırılmış iki insanın çevresiyle ve kendisiyle olan ilişkilerini kadın gözüyle görmemizi sağlıyor. İktidar ve aile bağları arasında gerçek bir oyun dönmektedir. Ülke yönetilmek ister, taht varis bekler, kilise ise asalet.. Halk kraliçeden yerine tahta geçecek bir varis bırakmasını ister. Bu varis soylu ve asil bir kandan olmalıdır. Ülkenin refahı huzuru ve diğer ülkelerle  olan iyi ilişkilerin devamı buna bağlıdır. Kadın olarak sizin umutlarınız, hayalleriniz, ve zevkleriniz dikkate alınmaz. Soylu birini seçip ona bağlanmak ve yerine bir varis bırakmalısınız. Çünkü kadın doğası gereği önce babasının kölesidir, evlendikten sonra ise kocasının. Üzerindeki mülkiyet hakkı babasından kocasına  geçer. Evlenmek koca itaatine bilebile razı olmaktır.

Tahtın sahibi İngiltere kraliçesidir ( Kraliçe ELİZABETH ). İlerlemiş yaşına rağmen özgürlüğünden ve kadın egemen yaşamından ödün vermemiş kendisine evlenme teklifi yapan soylu ve asil adamların tekliflerini geri çevirmiştir. Evlenmektense bin kere  ölmek yeğdir onun için. Oysa o yaşamdan zevk almak istemektedir, kadın doğasını yaşamak gerçekten sevdiği için bir erkeğe kendisini vermek. Ancak yönetme erki kendisindedir. Taht varis beklemektedir. Halkın ve kilisenin baskısı vardır. Birde rakip. Kuzeni Mary STUART.

Mary STUART evlenip bir erkek çocuk dünyaya getirmiştir. Taht üzerinde gözü olmamasına rağmen haklarının devam etmesini istemektedir. İngiltere kraliçesi ona herhangi bir düşmanlık beslememesine rağmen sürgüne göndermiş inceden inceye sevgi ve kardeşlik duyguları beslemektedir. Ne var ki çevrelerindeki entrikalar ve toplum baskısı onların bir araya gelmelerine müsaade etmemekte birbirlerine düşman yapılmaktadır. Onlarda iç dünyalarındaki hesaplaşmayı kendi kendilerine vermektedir. Kraliçe ELİZABETH kardeşi Mary STUART' idamını isteyebilecekmidir.

Sonunu mu merak ediyorsunuz.

     KRALİÇEMİZİN  DÜŞMANLARINA ÖLÜM ! KRALİÇEMİZ ÇOK YAŞA. 

SAHNE             :  K.HALDUN TANER SAHNESİ
YAZAN              :  DAICA MARAINI
YÖNETEN         :  ÖZKAN SCHULZE
OYNAYANLAR  : ALEV ORALOĞLU, AYÇA TELIRMAK, FİLİZ KUTLAR, MERİÇ BENLİOĞLU, SELİN İŞCAN

Yüksel AŞIKOĞLU
24.11.2005

Seyirci Yorumları

 

 

Sizde yorum yazın...


Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş09



 


 
 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim