GÜNCEL BAKIŞ

TİYATRO EĞİTİMİ KAÇ YIL OLMALI ?

Merhaba Sevgili Tiyatroseverler, 

Uzun süredir yazamadım siteye ...Artık kusuruma bakmazsınız. Yazdığım son yazı yüzünden tanıdık tanımadık pek çok kişiden mailler aldım. Sözü geçen oyun vizyona girdi ..Ay...Oynanmaya başlandı. İzleyip de beğenenler, bendenizi tefe koyup çaldılar. Sinirlerim biraz yıprandı tabii. Hem, bilmem bilir misiniz gazetelerde yazılarım da yayınlanıyor, o nedenle de pek zaman ayıramıyorum siteye...Araya rica minnet birileri girdi, abi sensiz olmuyor filan dediler de öyle ikna ettiler. 

Ben hangi işten tırım tırım kaçsam , pat beni buluveriyor. Çalışma masama düzenli bırakılan çeşitli tür ve ebattaki neşriyatlardan birini karıştırıyordum ki karşıma bir tiyatro yazısı çıkıverdi. Dedim ya gelir beni bulur. İşkilleneceğimi bildiklerinden gizlemişler bu haberi kadın ekinin arasına...Her biri birbirinden meşhur tiyatro sanatkarları nihayet bir araya gelmişler ama nerede? Bizim genç çocukların birinin yaptığı haberde.

Haldun Bey kardeşim, kendi özel kursunu açıyormuş. Orada da demiş ki; bu tiyatro eğitimi fazla dört yıl uzun, ben bu işi kursumda azaltacağım. Vay vay vay...Olmuş mu sana Polemik! Memlekette polemik sıkıntısı var ya...Al sana sataşma! Gazete birileri daha sataşsın diye didiniyor ama bilmem ki buradan tiraj çıkar mı? 

Çıkar. 

Adnan diyor ki "Abi tiyatrolara boş koltuk bulamıyorum. Kapıda kalıyorum sürekli."Artık benden dolaylı davetiye takviyesi mi istiyor, yoksa hakikati mi söylüyor bilmem. Eğer dediği gibiyse bu polemikten iş çıkar. Çok heveslisi oldu bu sanatın canım. Yoksa pek çok kuruluş ve sanatçılar, okullar kurmak için birbirleriyle yarışırlar mı? "Fesatlık yapma diyor Adnan, ne yani ,ustası varken gelip senden mi öğrenecek gençler bu aktörlük işini!" Vay vay...Seni mendebur seni! Koynumuzda yılan beslemişiz de haberimiz yok. Bu adam kesin bir sanat okulunda ders filan veriyor. Zaten tuhaflaştı bugünlerde, masasının üzerinden eksik olmuyor tiyatro kitapları. Kendine bir düzine sanatçı fuları, bir düzine de sanatçı atkısı almış... 

Vallahi bu tiyatro işi sağlam bir sinir sistemi istiyor. Elim ayağım zangırdamaya başladı...Adamın söylediğine bak!

Müjdat Gezen, Cihan Ünal, Ali Poyrazoğlu, Yıldız Kenter, Gencay Gürün, Suat Özturna görüş bildirmişler. Çoğu karşı çıkıyor."Bu kadar kısa sürede aktörlük öğretilmez" diyorlar. Diksiyon, Oyunculuk filan uzun işlermiş, yıllar alırmış öğrenmek....Üstelik eskiden beş yılmış okullar...İnsanın ömrü çürür be... 

Bakın kafama ne takıldı. Sanat okulu mu spor okulu mu bu kurumlar aklım almadı. Benim bildiğim eskrim bir spor dalı. Derslere ne işi var müdafaa sanatının. Ne işi var aktörün kılıçla filan. Beyler beyler! Eğer sanatçıyı korumak istiyorsanız, ona göz yaşartıcı sprey verin. Olmadı kapkaççıyı ikna yöntemleri verin. Düzgün diksiyonla hırsızı alt etme yöntemlerini anlatın. Kavga döğüş olmaz sanatta! Allah bilir yakında ata sporu güreşe de el atarsınız siz.! Alın size polemik!  

Getirin kardeşim bana oyuncu olmak isteyenleri. "Eti de senin kemiği de senin Zoraki Bey" deyin. Eğitim için bir gün yeter bana !Onları harikulade gençler olarak hayata döndürürüm.

Hem de öyle bir sürü dersten filan söz etmeden. Nasıl mı?

Tiyatrodan soğutarak. Müfredatım da şu derslerden oluşur herhalde:

1-SAHNELERDEKİ KÖTÜ OYUNLARIN GÖRÜNTÜLERİNİ İZLEME...

2-PİYASADA HERKESİN ZATEN OYUNCU OLDUĞUNU BELİRTİLİP, MEZUN OYUNCU SAYISIYLA, İHTİYAÇ OLUNAN OYUNCU SAYISI ARASINDAKİ FARKIN GRAFİKLERLE GÖSTERİLMESİ YOLUYLA ÜLKE GEREKLERİNİN ANLATILMASI

3-İŞSİZLİKTEN PERİŞAN OLAN SANATÇI KİŞİLERİ ANLATAN KISA BELGESELLER.

4-TİYATRO YAPMAK İÇİN AŞKIN TEK BAŞINA YETERLİ BİR UNSUR OLMADIĞININ "AŞKIN KİMYASI" KİTABIYLA DESTEKLENEREK AKTARILMASI. 

...ve burada yayınlanırsa başkaları tarafından alıntı yapılarak çalınmasından korktuğum  diğer başlıklar...

Bence kurumlar oturup düşünsün. Eğer bu gençler eğiteceklerse, önce sağlam bir "genç" eğitimi versinler. Sosyoloji, psikoloji, analiz öğretsinler...Edebiyat, felsefe, politika, tarih öğretsinler...Aileyi, toplumu anlatsınlar...Bunları öğrencinin sentezlemesini sağlasınlar. Bunun üzerine mevcut dersleri versinler. 

Belki böylece, yenilikçi, gerçekçi, estetik görüşlü, inançlı, egodan uzak tiyatrocular yetiştirebilirler.

Öğrenciler bunu öğrendiklerinde "vakiit çooook geeç" olabilir ama vaziyet bu...

Suat Özturna Bey doğru söylemiş. Sanat eğitiminin sonu yoktur. Öğrencinin bilginin sonu olmadığını kavraması ve bununla ilgili sürekli çalışma yapması da elzem, değil mi...

Bana da ciddi ciddi sanat yazısı yazdırdınız ya pes !

Körle yatan şaşı kalkar, görüyor musun mendeburun beni ne hale getirdiğini...Gideyim de Adnan'ın gönlünü alayım.

Belki akşam bir iki tek atarız.

Hadi eyvallah!

(01.05.2006 Tarihli Sabah -Günaydın haberine  dayanarak...)



ZORAKİ SEYİRCİ

07.05.2006

Yorumlarınız

   

Siz de yorum yapın...

 

 

Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: gbkş11

 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim