GÜNCEL BAKIŞ


İstanbul perdelerini kapadı, artık turnedeyim. Aylarca süren bir kış uykusundan uyanmış gibiyim. Tüm yıl defalarca sahneye çıkmamışım da sanki bu havayı ilk kez soluyorum.                         

Karşımda bana meraklı gözlerle bakan, belki de hayatında ilk defa tiyatroya gitmiş insanlar oturuyor.  Her replik, her mimik her jest önemli onlar için, reaksiyonlarından anlıyorum. Sanki oyunu beraber oynuyoruz, benimle beraber tüm duygular yaşıyorlar. 

Sahnedeyken göz ucuyla yüzlerine bakıyorum, diyorum ki "işte! sanat benim için ancak şimdi gerçek anlamını bulmaya başladı". Büyük şehirlerde oynadığım oyunları düşünüyorum. İnsanların yüzündeki sanata doymuş, her an eleştiriye hazır, yarı memnun, yarı memnunsuz ifadeler geliyor gözümün önüne. Çünkü artık kişiler sanata, eğer o sanat dalı "trend"se ilgi gösteriyorlar, bir etkinliği izlenmeye değer kılan şeyle, yani "içeriği" ile maalesef ki ilgilenmiyorlar.

Evet kabul ediyorum, benim gibi oyunculuğu meslek edinmiş kişilerin de diğer mesleklerle uğraşanlar gibi "rutin"i vardır. Yani bir taraftan da sanatı işimiz olduğu için yaparız. Ama ben zannetmiyorum ki oyunculuğu meslek olarak seçmek isteyen bir kimse yalnızca bir işim olsun diye düşünerek bu işe girsin. Bu işi yapabilmek için oyuncunun tiyatroya gönül bağıyla bağlanması gerekir. Ancak sanat, oyuncunun tek taraflı ego tatmininden ibaret bir olgu değildir. Anlatmak istediğiniz duygu karşılığını bulunca sanatınız anlam kazanır. Yani demek istiyorum ki "SEYİRCİ" sanatı sanat yapan şeylerin belki de en önemli boyutunu oluşturur.

Tüm bunları düşünürken, büyük şehirlerde sanatın neredeyse yok olmaya yüz tutmuş, kirlenmiş bir kavram olduğunu fark ediyorum. Sanki tüm sezon boyunca bir memurmuşum gibi hissetmişim,  yalnızca işimi yapmışım. Seyirciler de bir hizmet almaya gelmişler, ne ala, her şey karşılıklıdır.

Fakat burada tüm bu düşüncelerim yok olup gidiverdi. Sezen Aksu'nun "belki şehre bir film gelir" dediği kadar var çünkü buralar. Buradaki insanlar sanata açlar, öylesine mutlu görünüyorlar ki, sanki bir masal perisi onları uyutmak için masallar anlatmakta. 

Ben de, "memur değilim sanatçıyım" diyebiliyorum gururla.

Turneden Sevgilerle,

HASSAS OYUNCU
03.08.2006








Yorumlarınız

Mor Menekşe 03.08.2006
Bu büyük sehrin kalabalığında hassas yüreğinizdeki sanat aşkını bizimle paylaştığınız için kaleminize sağlık...Evimizden biri gibisiniz...
Furkan Temel 06.08.2006
Gerçekten bu mesajınızla çok şeyi anlatmış oldunuz..İyi bir ders verdiniz bana ve tiyatroyu seven insanlara .Ben dizi filimlerinde  rol aldım.Ama tiyatrodaki o gerçekçiliği, o samimiyeti ve o hırsı ben dizilerde bulamadım.
Benim içimde tiyatroya karşı büyük bir sevgi var.Ama ne yazık ki sahneye bir türlü çıkmak nasip olmadı.İnşaallah bir gün nasip olucak.İnanıyorumki tiyatro ile büyük işler başarılır.Tiyatro emek isteyen bir iş.Yeter ki bizler ''Sanat için Sanat'' görüşünü benimseyelim.
Saygılarımla...

Siz de Yorum Yazın

 

 

Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: gbkş17

 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim