27 Mart Dünya Tiyatro
Gerçekten zorlu süreçlerden geçiyoruz. İnsanın kafasını karıştıran, doğru ve yanlışı ayırt etmenin giderek zorlaştığı, yanılsamalarla dolu ve yolumuzu çok kolay kaybedebileceğimiz bir labirent gibi. Labirenti bitirmenin ödülünün aydınlık olduğu vaat edilirken, yürüdüğümüz yol gittikçe kararıyor ve belki kaybolduğumuzun farkına bile varamıyoruz. Farklı çıkış noktaları var aslında bu labirentin; önemli olan sadece yol almak değil, nereye doğru yol aldığımız. En çok ihtiyacımız olan da, gittiğimiz yolu görebilmek için, bastığımız yeri bilebilmek için, bir adım sonrasının farkında olmak için; bir ışık......
Doğru yöne gittiğimize emin olmamızı sağlayacak, bize yol yön gösterecek olan bu ışık; tıpkı kuzey yıldızı gibi; sanattan başkası değil aslında. Sanata her zamankinden çok sarılmamız, tutunmamız gereken bir dönemdeyiz. Tiyatro da aslında insanla en çok etkileşimi olan dallarından biri sanatın. Klişe de olsa gerçeklerin, hayatın, insanın aynası çünkü tiyatro ve şu aralar aynaya her zamankinde daha çok bakmamız gerekiyor. Kendimize bakıp da göremediklerimiz öyle çok ki. İçimize işleyip, gerçeklere bambaşka bir açıdan bakmamızı sağlayacak olan, bize bizim gerçeğimizi anlatan tiyatro. Aslında içinde yaşadığımız gerçekliği daha iyi anlayabilmek, yansımamızı daha net görebilmek için ona öyle çok ihtiyacımız var ki .....

İdil Dadan
Proje Yöneticisi
27 MART 2008
|