Oyuncu olacak kişi için yetenek gereklidir. Yeteneği Tanrı verir. Ama yalnız yetenek yetmez. Karakter, ahlak, dünya hakkında görüş, alınan eğitim ve tüm bunların geliştirilmeye devam edilmesi oyuncu olmak için şarttır.
Uta Hagen
"Oyunculukta yeteneğin ne olduğu belki de en esnek tanımlamaların yapıldığı konulardan biri ; tanımlar sıralandığında adım adım çıkılacak bir başarı merdiveni oluşturmayan; bir tabelası olmayan, uyanı uymayanı işaretleyebileceğimiz. "
O.Gaillard
Oyunculukta yeteneğin bir dolu özelliğin birbirini tamamlamasıyla , birbirleriyle kesişmesiyle ya da birbirinin üzerine binmesiyle tanımlanabilen bir kavram olduğunu okuduğumda yetenek konusuna neden ilgi duyduğumu anladım .
Çünkü yeteneği oluşturan özellikler ve tanımlar madde madde liste halinde dile dökülmesi zor, oyuncunun hayatı boyunca üzerinde çalışacağı ve geliştireceği geniş kavramlar. Oyunculuk günlük hayat tarzındaki davranışa en yakın sanat dalı gibi gözüktüğü için çoğu kişi oyunculuğun en kolay sanat dalı olduğunu düşünür."Herkesin oyunculuğa yeteneği vardır, nasılsa günlük hayatta nasıl davranıyorsak sahnede de öyle davranacağız " şeklindeki düşünce tarzı oyunculuk sanatıyla ilgili şanssız önyargılarından biri.
Bir kişi oyunculuğa yeteneği olup olmadığına kendisi karar veremiyorsa yapması gereken o konuda fikir danışacağı ya da yardım alacağı birini bulmaktır. Bu konuda çekinme göstermeye gerek yoktur. Çünkü eğitmenlerin görevi yön göstermektir. Sanatta kendinden sonra gelene destek çok önemli bir husustur.Bu destek bazen hemen bulunamayabilir.Ama aramaya devam etmek önemlidir. Bazen yetenek deneyerek ve çalışarak orataya çıkar.
Bir atölye çalışması ya da buna benzer "çok iyi olma " zorunluluğu olmayan bir çalışmaya katılmak kişinin kendini denemesi için güzel bir başlangıç olur. Daha sonra yine çeşitli görüşler alınarak, kişi ne yapması gerektiğine karar verebilir.
"Oyunculukta yetenek, yüksek duyarlılığın,kırılganlığın, hassas duyu mekanizmasının (görme,duyma,dokunma, koku ve tad alma ), capcanlı bir hayal gücünün; gerçekle olan sağlam bağlantının; duyum ve yaşananları iletme isteğinin; oyuncunun görülme ve duyulma arzusunun karışımıdır. "
-Uta Hagen
Yeteneğin olduğunun göstergesi olan bazı özellikler: ( bu özelliklerin tamamen olmasını beklemek yerine, zaman zaman belirdiklerini görmek yeterlidir, yukarıda da yazıldığı gibi oyuncu, bu özellikleri geliştirmek için ömür boyu uğraşır)
-
kendini fiziksel,duygusal,düşünsel olarak bir başkasinin yerine koyma isteği,
-
inandırıcılık ( Yapmacık olmayan oyunculuk tavrı)
-
Yönlendirme alabilecek beden ( şişman ya da zayıf olmaktan farklı)
-
beden zihin bütünlüğü ( dürtülerin fiziksel ve vokal eyleme geçebilmesi)
-
hayal gücü
-
dikkatini o ana yoğunlaştırabilme ve iletişime geçebilme
-
ritim duygusu
-
genel olarak yönlendirme alabilme ve uygulama becerisi
- kişilik/ yorum
- şevk,ataklık,çeviklik
- çokyönlü duygusal, fiziksel, vokal anlatım olanağı
Yetenek sınavı sonunda verilen kabul ya da red cevabı adayın tüm yetenekleriyle, insanlığıyla, ya da kişiliğinin bütün özellikleriyle ilgili yapılan bir değerlendirmenin sonucu değildir. Kabul cevabı adayı sanatçı yapmaz, sadece o kurumda eğitim alırsa ilerleyebileceğine işaret eder. Red cevabı adayın yapmak istediklerini gözden geçirmesi için bir şans olarak görülmelidir.
Tiyatro eğitimi icin adayları izlerken yapılan bazı değerlendirmeler:
Bu kişi görünüşü ve sunduğu çeşitli tavırlar dikkate alındığında hangi tür rolleri oynayabilir?
Bedensel avantajlari, kolayliklari, zorluklari neler?
Zorlukları aşması için ne kadar zaman gerekir?
Burada verilen eğitimle bu zorlukları aşabilecek mi?
Tiyatro alanında potansiyeli nedir ?( Oyuncu, yönetmen, yazar, öğretmen)
Bu işi meslek olarak seçerse bu sanat dalini besleyebilir mi?
Bu sanat dalından para kazanma olasılığı olabilir mi?
SONUÇ
Köln Yüksek okulunda bir şan hocası bana "bir konuya duyulan büyük sevginin altında genelde büyük yetenekler yatar" demişti. Bir konuya olan yoğun sevginin yetenekten kaynaklanıp kaynaklanmadığı tartışılır bir konu. Ama o konuya olan sevginin zorluklara tahammül etme ve yeteneğin evrilmesindeki rolü çok büyük.
Kendisiyle barışık kişilerin arkasında onların yeteneklerini desteklemiş, onlara büyüme, gelişme, sevdikleri konuyu araştırma alanı sağlamış bir çevre olduğu kesin. Sanatçı için bu çevre aile, okul, ülkenin sağladığı imkanlar ya da bir usta olabilir.Yeteneğin gelişmesi, doğuştan gelen Tanrı vergisi hediyelerin, doğru bilgi,destek ,tecrübe ve inançla evrilebilmesine bağlıdır.
Yetkin bir sanatçının yeteneği o sanatçının çalışkanlığı,kişisel özelliklerinin yanında Tanrı'nın soluğuyla birlikte pekçok eğitmenin ve ona destek verenlerin de soluğunu taşır. Aynı şekilde o yeteneğin gelişememesinin sebeplerinden bazıları kişinin kendinden olduğu kadar çevresinin de ondan esirgediği bilgi, doğru yönlendirme ve destekte yatar. Eğer sorun çevredeyse kişi bu çevreden ayrılarak kendine destek verecek başka bir çevreyi aramaya doğru yola çıkabilir.
Yetenek sanatçı olmak için gereken malzemedir. Değişik sanat dalları için değişik kriterler bu malzemeyi oluşturur. Ancak bu malzeme bazen listeye net olarak dökülebilecek kavramlardan oluşmayabilir. Sanatı bilimden ayıran özelliklerden biri siyahla beyazın arasındaki renkleri ve henüz açıklanmamış olanı soyut olarak anlatma özgürlüğüdür.
Yetenekten ve onun ne olduğundan bahsederken daha döngüsel, birbirinin içinden geçen , birbirini besleyen özellikler bütününden bahsetmenin gerçeği daha iyi ifade edeceğini düşünüyorum. Yeteneği sabit, değişmez, katı şekilde tanımlamak yeteneğin sırlarına haksızlık olur. Çünkü yetenek içinde bulunduğu çevrenin etkisiyle sinmiş ya da saklanmış olabilir.
Yeteneği hareketsiz değil, devingen ve yaşayan bir olgu olarak algılıyorum.Kapanan, açılan, büyüyen,daralan.Yeteneğin büyük ya da küçük olması kişinin ilerde nasıl bir sanatçı olacağına ve ne kadar "başarılı" olacağına doğrudan doğruya işaret eden bir gösterge değil. Yine de üstün yetenekli ya da normalin üzerinde yeteneği olan kişilerin doğru eğitim ve çalışmayla seçtikleri dalda yetkin birer sanatçı olma ihtimalleri çok yüksektir.
Yetenek ,çevreyle, imkanlarla,imkansızlıklarla,doğru eğitimle,yanlış eğitimle, bilgiyle, tecrübeyle, emekle, ahlakla, kültürle, cesaret, korku, kendine güven, güvensizlik ve diğer karakter özellikleriyle şekil alır. Konuya olan sevgi ve yeteneğini farkeden kişinin yapacağı ilk şey (her ne yaşta olursa olsun) bu yeteneği geliştirecek doğru bilgiye ulaşmanın yollarını aramaktır. Çünkü yetenekler, evrenin kişinin içinde sakladığı hazineleridir.
www.painterskeys.com/auth_search.asp?name=Albert%20Einstein - ( Çev. H.Selçuk)
The Craft of Poetry/Interviews from the New York Quarterly
Packard, William (editor) 1974
Respect for Acting s.14 , Uta Hagen w.Haskel Frankel, McMillan Publishing Co.,Inc,NY