Hazal SELÇUK Kimdir?



Hazal SELÇUK, 1994-2005 yılları arasında Viyana, Boston ve Toronto'da müzikal, Hareket Tiyatrosu, koreografi, oyun yazarlığı, oyun yapımı ve Oyuncular için Hareket Öğretmenliği alanlarında lisans, yüksek lisans ve diploma eğitimini tamamladı.

(Boston Conservatory BFA, York University MFA ve Diploma in Teaching Movement for Actors). ''Doğu Batı ve Bir Yağmur Damlası'', ''Mağara Çiçekleri'' adlı solo oyunları Boston,Toronto ve Danimarka'da çeşitli tiyatrolarda oynadı. 1999'dan bu yana Hareket Tiyatrosu eğitmeni olarak başta Boston Ballet, Batdorf School for Movement Theater ve York University olmak üzere çeşitli okul ve sanat merkezlerinde görev yapmıştır.

2005 yılından beri Bahçeşehir Üniversitesi İleri Oyunculuk Bölümü`nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.

 

 

 OYUNCULUKTA VÜCUT 1

 

 

     

 

Fiziksel  tiyatronun pek çok çeşidi var. Dans tiyatrosu, hareket  tiyatrosu, fiziksel tiyatro gibi isimlerle vücudun daramatik anlatımda metin kadar ya da metinden daha fazla etkin olduğuna işaret eden  bir tanımlama bu. Ancak bir oyuncunun enstrümanı vücudu olduğu için, oyunculukta vücut kavramı, sadece fiziksel tiyatro, mim, sirk ya da dansla ilgilenenler için önemli bir kavram değil . Beden her tür oyuncu, hatta sahne sanatçısı için önemli.

 

Oyunculukta vücut çalışması , zihin vücut  bölünmesini ortadan  kaldırmak bedende zaten  varolan zihin- beden bütünsel işleyişini  daha da ortaya çıkarmak içindir. Duyuların farkına varılarak duygusal  dünyanın bedende yaratıcı  eyleme dönüştüğü  ve  düşünsel , duygusal, fiziksel dürtülerin bedenin  tüm  olanakları (ses,hareket, düşünce, imgeleme, duygu, nefes) kullanılarak bir forma dönüştüğü bir çalışma biçimi olarak nitelendirilebilir. Oyuncu

vücuduyla da düşünmeyi öğrenir.

Doğuda tiyatroyu danstan ayırmak neredeyse imkansız ( Baharatanatyam, Noh  Tiyatrosu,  Kathakali, vb.) Doğu  tiyatrosunda  görülen  fiziksel kodlu  tiyatro/dans biçimleri batı oyunculuğunda danstan , soyut fiziksel eylemden uzaklaşıp daha doğal, günlük  hayatı yansıtan , günlük hayatı birebir sahneye taşıyan eylem biçimlerine dönüşüyor. Bu yüzden batıda beden günlük hayatta rastlanmayacak, daha soyut bir biçimde teatral eylemleri uyguladığında, buna fiziksel tiyatro ya da hareket  tiyatrosu deniyor. Doğudaki  çoğu tiyatro biçimleri teatral anlatımı vücudun belirli bir formda hareket etmesine bağlı kalarak gerçekleştiriyor. Ayrıca kasların kasılma yoğunluğundaki güç farkı,  ritim değişiklikleri, özel figürler, yüz mimikleri, denge kullanımı gibi fiziksel seçimlerle oyuncuya hikayeyi anlatacağı bir fiziksel dünya, bir çerçeve sunuyor. Hikaye bu  çerçeveden belirli fiziksel kodlarla anlatılıyor. Her eylemin bir amacı, fiziksel akış biçimi ve duygusal mesajı var. Doğudaki  tiyatro-dans şekillerindeki hareket  etme,  iletişim  kurma biçimleri günlük  hayattan  çok  farklı. Bu durum, günlük  hayattaki hareket  etme biçimini  ayrı  bir yere,  sahne üzerinde oluş biçimini  başka bir yere koyuyor.

Batıda sahne ve televizyon oyunculuğunda genel olarak bu  tür günlük hayat dışı hareket biçimine yer verilmiyor.Batıda oyuncu, (deneysel tiyatro dışında) günlük hayatın hareket  kalıpları ve iletişim  biçimleriyle oluşturulmuş bir dünyada işliyor. Oyuncu, karakterin  psikolojik dünyasını ve yolculuğunu , zaman içinde ruhun katettiği evrilme ya da  çöküş serüvenini seyirciyle günlük hayat hareket etme biçiminden paylaşıyor. Bu hareket biçiminde her oyuncunun tekrar etmesi  gereken belirli bir kodlama yok.

 

Doğal oyunculuk tarzı denilen  bu biçim,  oyuncuya büyük  bir yaratım alanı  sunuyor. Batıda oyuncu  kendi  eylem  formunu,  hareket dünyasını yaratma potansiyeline sahip. Ancak enstrümanını tanımayan  bir oyuncu  için bu yaratım süreci verimli sonuç vermeyebiliyor.  Oyuncu, günlük hayatta kendi alışkanlıklarıyla var olduğu vücuduyla sahneye çıktığında bu alışkanlıklar yorumladığı her  karaktere aynen  geçiyor. Bedenini tanımamak oyuncunun hep aynı şekilde oynamasına, ya da hep aynı tip rollerde oynamasına sebep veren öğelerden biri. 

 

Oyuncunun  vücuduyla olan  bağlantısı,  vücudun verdiği  sinyalleri algılaması , ve vücudun bütününü kullanarak ( el  ve yüz dışındaki bölgeleri) eylemini  gerçekleştirmesi  onun şablon jestler,ve alışılmış yüz mimikleriyle sınırlı  kalmaması demek. Oyuncunun  batı  tarzı oyunculukta kim  olduğunu  ortaya koyması, duygusal fiziksel  bedeniyle tesadüfi  olmadan  bağlantı kurabilmesi  önemli.  Duygusal  mesajları ve karakterin  düşünme haritasını, kendi  kişiliğinin verdiği ipuçları  ve açtığı  kapılarla   fiziksel eyleme geçirmesi ,  ona bir sahne sanatçısı  olarak rolüne kendine özgü  bir yorum  katma imkanı veriyor.

          

 

 

Oyuncunun bedenini tanımasına yardımcı olacak dallardan  biri  dans. Özellikle  modern  dans, halk dansları,  Afrika dansları, Hint dansları,  ya da savunma sporları bedenle daha derin bağlantı kurmak, fiziksel eylemi günlük hayat  dışında başka bir formda deneyimlemek için çok faydalı. Dansta duygu, düşünce, kavram, doku harekete dönüşüyor. Daha doğal bir varoluş için sınırları araştırmak '' doğal '' olmayan hareket etme biçimlerini denemek faydalı.  Dansın ya da doğu sporlarının ,özellikle bedeni topraklama ( yerle bağlantıya geçirme ) , hareket çeşitliliği kazanma ve hareketle iletişimin pekiştirilmesinde yardımcı  olduklarını gözlemliyorum. Toprakla bütünleşen halk danslarında anlatmak istenen meramın  derin bir ihtiyaçla  bedenlerden  doğmuş olduğuna  ve  bu  otantik mesajların bu dansları yapan diğer vücutlarda da açılımlara anahtar olabileceklerini düşünüyorum. ( Batı Afrika dansında toprakla olan  bütünleşme, toprağı dövme, tohum  atma, yağmur  duası ya da hayatın  içinden gelen jestler; örn: bebek  taşıma, ayakta prangayla yürüme, güneşe ve toprağa dans etme gibi,Ortadoğu  folklöründe doğanın etkilerini anlatmak  için kullanılan omuz silkme - Karadeniz bölgesi,  kar  silkme ve hamsi  balığının  hareketi-, zeybekteki  kartal 

figürleri, toprağı  ayakla dövme ) Bu  danslarda ayrıca  fiziksel  ya da naturalist tiyatro oyuncusunun  sahip olması  gereken  özelliklerden  bazıları mevcut. Alan farkındalığı, zihin beden  bütünlüğü, hareketin  eyleme dönüşmesi,  bir ihtiyaçtan  doğması ve iletişim  için  kullanılması.

       

Bu  danslar bedenin doğal  dürtülerini keşfetmede direk olmasa da dolaylı  rol oynuyor ve bedenin hareket dağarcığının gelişmesine katkıda bulunuyorlar. Kasları güçlendirmek, koordinasyon, kişiye hareket  etme zevki  ve güveni  kazandırmak için de dans etmek oyuncu için faydalı. Ayrıca dans dışında oyuncular  için fiziksel güç, esneklik, dayanıklılık, koordinasyon, farkındalık çalışmalarının, sahne üzeri rahatlık, yaratıcılık, doğal bir  oluşu kazanmak açısından çok  yararlı olduklarını görüyorum.

 

Bunların yanında oyuncunun günlük fiziksel, düşünsel  alışkanlıklarının  farkına varması , değiştirmek istediği alışkanlıkları değiştirebilmesi için öncelikle çeşitli  kavramların  fiziksel  olarak  anlaşılması  şart  :

 

  1. Yerçekimi /alan
  2. Kas dinamiği
  3. Ritim
  4. Beden  içinde  zıt  enerjilerin keşfedilmesi
  5. Doğal duruş
  6. Esneme
  7. Kasların  güçlenmesi/derin  kaslarla bağlantı
  8. Proprioceptive farkındalık ( bedeni iç gözle hissedebilme)
  9. Nefes

 

Bu kavramlar oyuncunun  bedeni  tarafından  algılandığında/ya da algılama süreci başladığında  bedende açılacak  yeni  enerji ,  duygu, düşünce kapıları zamanla kişiye özgü yaratıcılığın yolunu açacaktır.

 

 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim