Fiziksel tiyatronun pek çok çeşidi var. Dans tiyatrosu, hareket tiyatrosu, fiziksel tiyatro gibi isimlerle vücudun daramatik anlatımda metin kadar ya da metinden daha fazla etkin olduğuna işaret eden bir tanımlama bu. Ancak bir oyuncunun enstrümanı vücudu olduğu için, oyunculukta vücut kavramı, sadece fiziksel tiyatro, mim, sirk ya da dansla ilgilenenler için önemli bir kavram değil . Beden her tür oyuncu, hatta sahne sanatçısı için önemli.
Oyunculukta vücut çalışması , zihin vücut bölünmesini ortadan kaldırmak bedende zaten varolan zihin- beden bütünsel işleyişini daha da ortaya çıkarmak içindir. Duyuların farkına varılarak duygusal dünyanın bedende yaratıcı eyleme dönüştüğü ve düşünsel , duygusal, fiziksel dürtülerin bedenin tüm olanakları (ses,hareket, düşünce, imgeleme, duygu, nefes) kullanılarak bir forma dönüştüğü bir çalışma biçimi olarak nitelendirilebilir. Oyuncu
vücuduyla da düşünmeyi öğrenir.
Doğuda tiyatroyu danstan ayırmak neredeyse imkansız ( Baharatanatyam, Noh Tiyatrosu, Kathakali, vb.) Doğu tiyatrosunda görülen fiziksel kodlu tiyatro/dans biçimleri batı oyunculuğunda danstan , soyut fiziksel eylemden uzaklaşıp daha doğal, günlük hayatı yansıtan , günlük hayatı birebir sahneye taşıyan eylem biçimlerine dönüşüyor. Bu yüzden batıda beden günlük hayatta rastlanmayacak, daha soyut bir biçimde teatral eylemleri uyguladığında, buna fiziksel tiyatro ya da hareket tiyatrosu deniyor. Doğudaki çoğu tiyatro biçimleri teatral anlatımı vücudun belirli bir formda hareket etmesine bağlı kalarak gerçekleştiriyor. Ayrıca kasların kasılma yoğunluğundaki güç farkı, ritim değişiklikleri, özel figürler, yüz mimikleri, denge kullanımı gibi fiziksel seçimlerle oyuncuya hikayeyi anlatacağı bir fiziksel dünya, bir çerçeve sunuyor. Hikaye bu çerçeveden belirli fiziksel kodlarla anlatılıyor. Her eylemin bir amacı, fiziksel akış biçimi ve duygusal mesajı var. Doğudaki tiyatro-dans şekillerindeki hareket etme, iletişim kurma biçimleri günlük hayattan çok farklı. Bu durum, günlük hayattaki hareket etme biçimini ayrı bir yere, sahne üzerinde oluş biçimini başka bir yere koyuyor.
Batıda sahne ve televizyon oyunculuğunda genel olarak bu tür günlük hayat dışı hareket biçimine yer verilmiyor.Batıda oyuncu, (deneysel tiyatro dışında) günlük hayatın hareket kalıpları ve iletişim biçimleriyle oluşturulmuş bir dünyada işliyor. Oyuncu, karakterin psikolojik dünyasını ve yolculuğunu , zaman içinde ruhun katettiği evrilme ya da çöküş serüvenini seyirciyle günlük hayat hareket etme biçiminden paylaşıyor. Bu hareket biçiminde her oyuncunun tekrar etmesi gereken belirli bir kodlama yok.
Doğal oyunculuk tarzı denilen bu biçim, oyuncuya büyük bir yaratım alanı sunuyor. Batıda oyuncu kendi eylem formunu, hareket dünyasını yaratma potansiyeline sahip. Ancak enstrümanını tanımayan bir oyuncu için bu yaratım süreci verimli sonuç vermeyebiliyor. Oyuncu, günlük hayatta kendi alışkanlıklarıyla var olduğu vücuduyla sahneye çıktığında bu alışkanlıklar yorumladığı her karaktere aynen geçiyor. Bedenini tanımamak oyuncunun hep aynı şekilde oynamasına, ya da hep aynı tip rollerde oynamasına sebep veren öğelerden biri.
Oyuncunun vücuduyla olan bağlantısı, vücudun verdiği sinyalleri algılaması , ve vücudun bütününü kullanarak ( el ve yüz dışındaki bölgeleri) eylemini gerçekleştirmesi onun şablon jestler,ve alışılmış yüz mimikleriyle sınırlı kalmaması demek. Oyuncunun batı tarzı oyunculukta kim olduğunu ortaya koyması, duygusal fiziksel bedeniyle tesadüfi olmadan bağlantı kurabilmesi önemli. Duygusal mesajları ve karakterin düşünme haritasını, kendi kişiliğinin verdiği ipuçları ve açtığı kapılarla fiziksel eyleme geçirmesi , ona bir sahne sanatçısı olarak rolüne kendine özgü bir yorum katma imkanı veriyor.
Oyuncunun bedenini tanımasına yardımcı olacak dallardan biri dans. Özellikle modern dans, halk dansları, Afrika dansları, Hint dansları, ya da savunma sporları bedenle daha derin bağlantı kurmak, fiziksel eylemi günlük hayat dışında başka bir formda deneyimlemek için çok faydalı. Dansta duygu, düşünce, kavram, doku harekete dönüşüyor. Daha doğal bir varoluş için sınırları araştırmak '' doğal '' olmayan hareket etme biçimlerini denemek faydalı. Dansın ya da doğu sporlarının ,özellikle bedeni topraklama ( yerle bağlantıya geçirme ) , hareket çeşitliliği kazanma ve hareketle iletişimin pekiştirilmesinde yardımcı olduklarını gözlemliyorum. Toprakla bütünleşen halk danslarında anlatmak istenen meramın derin bir ihtiyaçla bedenlerden doğmuş olduğuna ve bu otantik mesajların bu dansları yapan diğer vücutlarda da açılımlara anahtar olabileceklerini düşünüyorum. ( Batı Afrika dansında toprakla olan bütünleşme, toprağı dövme, tohum atma, yağmur duası ya da hayatın içinden gelen jestler; örn: bebek taşıma, ayakta prangayla yürüme, güneşe ve toprağa dans etme gibi,Ortadoğu folklöründe doğanın etkilerini anlatmak için kullanılan omuz silkme - Karadeniz bölgesi, kar silkme ve hamsi balığının hareketi-, zeybekteki kartal
figürleri, toprağı ayakla dövme ) Bu danslarda ayrıca fiziksel ya da naturalist tiyatro oyuncusunun sahip olması gereken özelliklerden bazıları mevcut. Alan farkındalığı, zihin beden bütünlüğü, hareketin eyleme dönüşmesi, bir ihtiyaçtan doğması ve iletişim için kullanılması.
Bu danslar bedenin doğal dürtülerini keşfetmede direk olmasa da dolaylı rol oynuyor ve bedenin hareket dağarcığının gelişmesine katkıda bulunuyorlar. Kasları güçlendirmek, koordinasyon, kişiye hareket etme zevki ve güveni kazandırmak için de dans etmek oyuncu için faydalı. Ayrıca dans dışında oyuncular için fiziksel güç, esneklik, dayanıklılık, koordinasyon, farkındalık çalışmalarının, sahne üzeri rahatlık, yaratıcılık, doğal bir oluşu kazanmak açısından çok yararlı olduklarını görüyorum.
Bunların yanında oyuncunun günlük fiziksel, düşünsel alışkanlıklarının farkına varması , değiştirmek istediği alışkanlıkları değiştirebilmesi için öncelikle çeşitli kavramların fiziksel olarak anlaşılması şart :
Yerçekimi /alan
Kas dinamiği
Ritim
Beden içinde zıt enerjilerin keşfedilmesi
Doğal duruş
Esneme
Kasların güçlenmesi/derin kaslarla bağlantı
Proprioceptive farkındalık ( bedeni iç gözle hissedebilme)
Nefes
Bu kavramlar oyuncunun bedeni tarafından algılandığında/ya da algılama süreci başladığında bedende açılacak yeni enerji , duygu, düşünce kapıları zamanla kişiye özgü yaratıcılığın yolunu açacaktır.
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.