KÖŞE YAZILARI - HAZAL SELÇUK


OYUNCUNUN ISINMASI / 1

 

Çalıştığım tiyatro guruplarında, ısınmanın en büyük sorunlardan ve eksiklerden biri  olduğunu gözlemledim.
Oyuncunun ısınmasına destek olarak Grotowski’nin öğrencilerinden Stephen Wangh’in yazmış olduğu Kalbin Akrobatı  

kitabından bazı bölümleri çevirdim. Isınma konusunda  oyunculara yardımcı olacağını umuyorum. Oyuncunun ısınmasıyla bir sporcu ya da dansçının ısınması arasındaki farkı bu kitap ısınmayla ilgili bölümünde çok güzel ve net bir dille anlatıyor:

 

“ Isınma oluşturmaya başlamak  için  yeni egzersizler öğrenmenize gerek yok. Bildiğiniz formları kullanabilirsiniz. Zamanla öğrendiğiniz yenilikleri ısınmanıza küçük küçük ekleyebilirsiniz.Isınma belli bir  reçeteden ziyade sizin oyunculukla ilgili bilgileriniz, yapabildikleriniz ve şartlarınız geliştikçe evrilecek bir süreçtir. Isınma sorular sormayla başlar ve soracağımız ilk soru şudur:  Isınmanızı nerede yapmak istiyorsunuz?”
~Stephen Wangh

Çalışacak emniyetli bir yer bulmak 

 

“En önemli husus oyuncuya emniyet içinde çalışabilme imkanı vermektir. Oyuncunun çalışması, devamlı gözlemlenmesi ve eleştirilmesi halinde tehlike altına girer. Bu nedenle oyuncunun eleştirilmeyeceği, alay edilmeyeceği, herşeyi deneyebileceği bir ortam yaratılmalıdır. Oyuncu yargılanmadan herşeyi yapabileceğini hissettiği anda, gerçek benliğini ortaya çıkarmaya başlar.”

~Jerzy Grotowski

 

Carlos Castaneda’nın Don Juan’ın Öğretileri adlı kitabında Don Juan ve Castaneda, Don Juan’ın evinin terasında oturuyorlar. Bilge kişi Castenada’ya şunu söyler: “Öğrenci öğretilecekleri almadan önce terasta kendini doğal olarak güçlü ve mutlu hissedeceği bir yer  bulmalı.” Böylece Castaneda bütün geceyi terasta kendini en rahat hissedeceği noktayı arayarak geçirir.
Don Juan’ın öğretilerinde bu doğru yeri bulma süreci derin ve gizemli bir eylem olarak vurgulanır. Aslında bu bizim hergün uyguladığımız bir eylemdir.


Hemen şu an örneğin;  yazılanları okumak için büyük ihtimalle rahat ettiğiniz bir yeri seçtiniz. Kendinizi emniyette hissettiğiniz bir oda ve odada rahatça okumanızı sağlayacak, dikkatinizi okuma eylemine yönlendirebileceğiniz rahat  bir nokta.


Aynı şekilde prova ya da ders için stüdyoya girdiğinizde kendinizi rahat hissettiğiniz yere yönelir çalışmaya oradan başlarsınız.  Oyunculuk duygusal sıçramalar gerektirir. Bu yüzden “kalbin atlamalarına” geçmeden  önce kendinize olabildiğince rahat , emniyetli bir ortam yaratmak istersiniz. Belki mekana ilk girdiğinizde yaptığınız ilk eylem çantanızı koyacağınız bir yer  bulmaktır. Sonra oturmadan  önce belki cam kenarına gidip dışarıya bakar ,camı açar, bir resme ya da gazeteye gözatarsınız.Oturduğunuzda belki yalnız oturmayı, ya da belli bir kişinin yanına oturmayı seçersiniz.Ders başladığında da belki öğretmenin yakınında ya da uzağında durmak istersiniz. Yani kendinizi rahat ve emniyette hissetmek için aslında günlük hayat dahil,  her daim -farkında olsanız da olmasanız da - alanla ilişkinizi ayarlarsınız . Bütün bu ayarlamalar aslında ısınmanızın başlangıcıdır. Çalışacağınız, içinde bulunacağınız alanla olan  ilişkinizi kurma yollarınızdır.

 

Ama bir noktayı bir başka noktaya göre daha rahat kılan aslında nedir? Vücüdunuz bir yerin diğerinden daha iyi olduğunu nasıl bilir? Hangi sinyallere cevap vermektedir beden?

Bu sorulara cevap vermenin  tek yolu alanı araştırırken hissettiklerinizi farketmenizdir.Bu yüzden ben ısınmaya başlamadan  önce öğrencilerime kendilerini alanda en  emniyette hissedecekleri yeri bulmalarını söylerim.

 

Bu alıştırmada vücudun fiziksel alana olan cevabı, aslında kişinin iç dünyasının bir barometresi, bir yansımasıdır. Yani bu dışsal gibi görünen alıştırma aynı zamanda bir içsel alıştırmadır. Kendi kendinin farkında olma adımıdır. Genellikle günlük hayatta eylemlerimizin içsel durumumuzdan  kaynakladığını unuturuz. Ama bu alıştırmada içsel durumumuz  dış dünyada uyguladığımız eylemlere doğrudan bağlıdır. :
Emniyet ve rahat etme ihtiyacımızı karşılamak için odada kendimizi seçtiğimiz yerlere konuşlandırırız.Böylelikle emniyetli yer arama sürecimiz bilinç ve bilinçaltımızı bağlantıya geçirmenin ilk adımıdır. Bilinçli bir dış hareket  içsel farkındalığı harekete geçirmek için kullanılır.  Aynı zamanda da içsel farkındalık net eylemleri  başlatır. Vücudu sadece hareket olsun diye kullanmanın aksine, vücudu duygu dünyamıza giden bir yol olduğu için ve hissettiklerimizi ifade etmemizi sağlayan bir araç olduğu için hareket ettirdiğimiz bilincine varmak oyunculukta fiziksel yaklaşımın özüdür.

 

Bu basit alan araştırma alıştırmasının iki önemli faydası var:

1   Öncelikle size çalışmadaki emniyetinizi  kontrol etme izni verir.
2   Aynı zamanda fiziksel eylemlerinizin iç dünyanızla bağlantılı olduğu gerçeğini hatırlatır.

 

Çeviren:Hazal Selçuk

 


An acrobat of the heart: a physical approach to acting inspired by the work of Jerzy Grotowski/Stepen Wangh
ISBN 0-375-70672-0

 

 

Hazal Selçuk’un Yazısının 2. Bölümünü Haftaya Yayımlayacağız.