KÖŞE YAZILARI
(SertaÇ AYVAZ )

 

 

TİYATRODA KIYAMET

 

Birilerinin adım adım uyguladığı tiyatroyu yok etme programı gayet yolunda gidiyor.

 

Atatürk'ün adını taşıyan Kültür Merkezi' nin yıkım kararı çoktan imza altına alınmış bile. Şimdi de yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin değil Türkiye'nin tiyatro kalesi olan, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin yıkılması kararı duyuldu. Mevcut salon, tiyatro yönetiminin bile çok daha sonra haberdar olduğu kararla, sözüm ona kültürel tanıtım projeleri için "dönüştürülecek".

 

Belli ki, sanatın olmadığı ucubik bir dünya düşü birilerinin ağzını sulandırıyor. Çünkü yeterince cep doldurmayan tiyatro sanatı, yerini kongre-tanıtım gibi şova yönelik alanlara bırakıyor. Yıkan kazanıyor, inşaatı yapan kazanıyor, Türkiye kazanıyor güya, gerçek kazanımlarını yitirerek.

 

Kim kaybediyor?

 

Bu sanatı, ülkenin her yerinde, diğerlerinin hiçbir zaman anlayamayacağı kadar emekle var eden tiyatrolar, gerçek tiyatrocular kaybediyor.

 

İşin kaymağını öyle ya da böyle yiyenlerin, tiyatronun gelişmesi için yaptıklarını - yapmadıklarını demek daha doğru olacak -  gözden geçirmeleri gerekli. Yapılan hataların belirlenmesi, tiyatro camiasının kendisiyle yüzleşmeyi öğrenmesi şart. Yoksa tiyatro yapacak salon, tiyatrolarında oynayacak oyuncu bulamayacaklar.

 

Kim kaybediyor?

 

Seyirciler.

 

Bu uyutmaca-dönüştürmece-götürmece , sessizce gerçekleşedursun tiyatronun esas sahibi olan tiyatro seyircilerinden nedense ses seda çıkmamakta.

 

Nerede beraberce tiyatroya giden, her fırsatta tiyatroya destek veren kuruluşlar, dernekler? Ya da "Geçen hafta oyuna gittik şekerim" diye şişinip tiyatronun zihinlerdeki itibarından yararlanan sanat dostları?

 

Tiyatroların gerçek sahipleri, şimdi Muhsin Hoca'yı ve onun önderliğinde var olan Çağdaş Türk Tiyatrosu'nun içinde bulunduğu durumu görmezden geliyorlar, başka hiçbir yerde aynı keyfi alamayacakları sanatlarını yitiriyorlar.

 

Seyirciler her ne olursa olsun -ki burada tiyatro eserlerinin kalitesinden söz ediyorum- tiyatroya, iyi-kötü demeden toptan sahip çıkmalıdırlar. Yalnızca bugün değil, her zaman!

 

Hatırlayın.

 

Hatırlayın, aylar önce tiyatroların ödenekleri pat diye kesilivermiş, yetkili kişiler, yeni bir destek yönetmeliği üzerinde çalışılacağını söylemişti. Tiyatrolar politik erke ne kadar güvenileceğini unutmuş olmalılar ki, sezon bitmek üzereyken hala bu metnin oluşmasını bekliyorlar.

Hatırlayın, İ.B.B.,oyunları 1 YTL yaparak diğer grupları ve düzenli olarak  tiyatro izleyen seyirciyi mağdur etmişler, bunu da tiyatroyu sevdirmek için yaptıklarını söylemişlerdi.

İ.B.B. Şehir Tiyatroları'nın teknik kadrosu, yaşadığı sıkıntılardan ötürü eylem yapmış, sanatçıları dekor ve ışıksız oynamak zorunda bırakmışlardı. Çünkü ciddi sorunları olan tiyatro emekçileri demokratik haklarını kullanıyorlardı.

Oyun galalarını devlet erkanına özel. ve biz sadece "halk" olanlara özel. diye ikiye ayırmışlar, ayrımcılığa devam edip pek çok emektar oyuncuyu işten çıkarmışlardı.

Hatırlayın, sezon başında Gaziosmanpaşa Sahnesi'nde, yalnızca çocuk oyunlarının oynanması yönünde karar alınmıştı. Tiyatro seyircisini eğitmenin ve ona tiyatro sevdirmenin yolunun sahneyi terk değil, aksine orada düzenli olarak bulunmak olduğunu bilmiyorlar mıydı?

Şimdi tiyatro ürettikleri yer, Darülbedayi' nin büyük ustası "Yarın kıyamet kopacağını bilsem bu gün bir tiyatro daha açarım" diyen Muhsin Ertuğrul değil miydi?

Bu nasıl çıraklık, söylesinler.

Geçmişte ve şimdilerde yaşananlar, açıkça gösteriyor ki, tiyatro her zamankinden daha çok desteğe ihtiyaç duyuyor.

Tiyatroyu yok etmek için sadece sahneleri yıkmak yetişmez.

İçimizdeki insanı alıp götürmeliler.

Yaşasın Tiyatro!

Sertaç AYVAZ

 

 

 



 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim