BALTACIOĞLU GİRİŞİMİ

 

İstanbul Üniversitesi Tiyatro Şenliği 26 Nisan 2008 günü, “Baltacıoğlu’ nun Tiyatrosundan Çağdaş Tiyatroya” başlıklı bir tiyatro buluşmasına sahne oldu. Beykent Üniversitesi Taksim Kampusunda gerçekleşen buluşmaya; akademisyenler, üniversite ve genç tiyatroların katılımının yanı sıra dramaurglar, aktörler, yönetmenler ve tiyatro araştırmacıları da katıldı.

Atilla Alpöge toplantının açılış konuşmasında Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu’nun hayat hikayesini paylaşırken, kendisiyle tanışma öyküsünden de söz etti . Altınyurt Spor Kulübü’nde Genç Oyuncularla katıldıkları gösterimlerden birinde tanıştığı oğlu Tuna Baltacıoğlu’da salondaydı.

“Düşünür ,eylem adamı, pedagog olan Baltacıoğlu, 1886 yılında doğdu. Yaşamı boyunca mutlakiyet, meşrutiyet, cumhuriyete tanıklık eden Baltacıoğlu’nu ,bundan otuz yıl önce yitirmiştik.

1908 yılında Meşrutiyetin ilanının hemen ardından başlayan ve hızla ülke çapına yayılan tiyatro eyleminde yer aldı.Ülkenin ihtiyacı olan “Yeni Adam”ı tiyatro yoluyla yaratacağız diyen, aynı zamanda eğitimci de olan Baltacıoğlu, günümüzün modası yaratıcı drama çalışmalarını ilk olarak okullara sokmuştu. Fransa eğitim modelinde tiyatroya yer vermeyi reddettiği sıralarda , okulda tiyatroya derslerden daha çok önem verilmesi gerektiğini dile getirmişti.

Tiyatro Anlayışı Üzerine

Ismail Hakkı, Tiyatroda “öz tiyatro” dediği unsurlara inanıyordu.

Yönetmenin diktasında karşıydı. Oyuncunun yaratıcılığına çok önem verirdi. İtalyan sahne anlayışına da sonuna dek karşıydı. Oyunlar orta yerde oynanmalıydı .Oturma düzeninde seyirci ve oyuncu keskin biçimde birbirinden ayrılmamalıydı.

Seyircinin salona geldiği andan,  salonu terk ettiği ana kadar oyuncu ve seyircinin bir olduğunu ve bu süreyi bir arada paylaşmaları gerektiğini dile getirirdi.
Yıllar sonra Mehmet Fuat’ın da sözünü edeceği gibi “her yer tiyatrodur” anlayışının temelini yine Baltacıoğlu atmıştı.

Tiyatro metni kutsal bir kitap değildi, oyuncuyu yöneltir ve duygu  üretimine rehberlik ederdi. Taklit asla söz konusu değildi. Bir “Meydancı” vardı ve seyircinin arasında oturur zaman zaman oyuncuları uyarır, doğaçlamaya yön verirdi.”

Beklan Algan’ın Değindikleri

Sözü Beklan Algan alarak,yıllar önce Baltacıoğlu’nu nasıl keşfettiklerini anlattı.

“TAL (Tiyatro Araştırma Laboratuarı) döneminde Avrupa’da tiyatro antropolijisi üzerine çalışmalar yaparken katıldığımız seminerlerde,  tiyatronun köklerini aradığmız yolculuğumuz esnasında karşımıza bu kitap çıktı. Bu kitaptan (Baltacıoğlu’ nun Tiyatro İsimli kitabını göstererek) oradan bir iki cümle aktardığımda katılımcılardan oldukça ilgi görmüştü. Grotowsky, Peter Brook’un çıkış noktalarıyla çakıştığını gördüler. Üstelik onlardan çok önce bu kuramı oluşturmuştu. Hepsine birer kopya çevirterek iletmiştim.”
Toplantıda, Baltacıoğlu’ nun çalışmalarının gösterdiği hedefin , Geleneksel Tiyatro unsurlarının gözden geçirilip araştırılarak çağdaş tiyatroyla tokalaşmasını sağlamak olduğu aktarıldı.

Erol Günaydın Usta

Buluşmanın sürpriz konuklarından Erol Günaydın, ilk olarak Baltacıoğlu’nun Andaval Palas isimli oyununda rol aldığını söyledikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü.

“O dönem en iyi tuluatçı Kavuklu Hamdi idi. Oyun metni filan yok tabi .Okuma yazmaları da yok.İşte bilen birileri bir sayfa bir şey karalayıp saraydan damga(izin) alıyor, sonra oyunlar oynanıyor ama yine arada kaçaklar oluyor.Orta oyunu çocuk oyunu gibidir.Güle oynaya, oyuncu da eğlenerek, düş gücünü konuşturarak yaratıcılıkla oynanır.

Seyirci ben de yaparım ne kadar basit diyecek kadar kendini yakın hisseder ama içinde başka bir beceri barındırır.”

Erol Keskin

Baltacıoğlu’nun kuramı üstüne oyunun devamlı değiştiğine gönderme yaparak şunları söyledi.

“Oyuncu yönetmen arasında elbette bir fark vardır. Günlük yaşamda da oyun vardır ama kişi farkında değildir. Gerçek hayattaki oyunla sahne arasında fark vardır. Elbette tekst vardır. Ancak o tekst bireyseldir. Oyuncudan oyuncuya değişir. Bir oyuncuya biçilen elbise başka oyuncuya oturmaz.Hatta değişkendir.Matine de oynadığını suarede başka oynar oyuncu.”

Dikmen Gürün ve Atilla Alpöge’nin önderliğinde gerçekleşen “Buluşma”  Erol Günaydın’ın yıllar önce oynadığı oyundan örneklemeleri ile renk kazanırken, Erol Keskin ve Ayla Algan deneyimlerini katılımcılarla paylaştılar.

Yeni bir çalışmanın temelinin atıldığı umularak toplantı sona erdi. Baltacıoğlu’nun ünlü kuramcılardan önce dile getirdiği tiyatro anlayışı ve gösterdiği yol üzerine çalışmalar, akademisyenlerin yapacağı araştırmalar ve tiyatroların yapacakları pratikle anlam kazanacak. Umarız bir dahaki toplantıda, atılacak somut adımlar üzerine konuşulur.

Sertaç AYVAZ
                                                                                                                           28.04.2008

NOT:
Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu ve tiyatro üzerine görüşleri hakkında bilgi edinmek için Mitos-Boyuttan çıkan Tiyatro Nedir isimli kitabı inceleyebilirsiniz.