SÖYLEŞİLER

ERTUĞRUL TİMUR İLE
SÖYLEŞİ

Uzun süredir tiyatro dünyasının buluştuğu bir site var. Vardı demek daha doğru galiba. Ne yazık ki www.tiyatrom.com artık yok!

Biz bu söyleşiyi yaptığımız sırada, devlet tiyatroları içindeki çalkantı olanca gücüyle sürmekteydi. tiyatrom.com her zaman olduğu gibi bu olaya da sayfalarında genişçe yer vermekten çekinmedi. Ardından, site kurucusu ve yöneticisi Ertuğrul TİMUR, bir yazıyla sitenin yayınına son verdiğini açıkladı. Sitenin kapanmasına ilişkin gerekçelerini kendi cümlelerinden öğrenebilirsiniz. Bir tiyatro emekçisi olan TİMUR'un bu kararından dolayı üzüntü duyduğumuzu bildiriyor, yeni sitesinde başarılar diliyoruz.

Yayınını dondurduğu sitesinin daha kuvvetli canlanması dileğiyle...

Ertuğrul TİMUR'la yaptığımız söyleşiyi yayınlıyoruz.

-Tiyatrom.com'u ne zaman ve ne amaçla kurdunuz?Başlangıçtaki amaçlarınızla şimdiki amaçlarınız arasında ne gibi farklar oluştu?

Tiyatrom.com'u ilk olarak yaklaşık 6 yıl kadar önce Genç Tiyatro adıyla kurmuştum. Başlangıçta çok mütevazı bir siteydi ve amacı da mütevazıydi. Tiyatro aşkını içinde hissetmiş liseli beş-altı tiyatro topluluğunu tanıtan ve onları motive etmek için çalışmalarına yer veren bir siteydi.

Şimdiki amacına gelince, ayrımsız tüm tiyatro dünyasına olabildiğince destek olmak, medyanın yeterince ilgi göstermediği tiyatro sanatının insanlara biraz daha fazla ulaşmasına vesile olabilmek ve toplumdaki kültürel yozlaşmaya karşı tiyatronun bir alternatif olarak yaygınlaşmasına katkıda bulunmak. Ama bunun yanı sıra kendiliğinden gelişen, üzerimize yüklenen bir de görev var. Tiyatrom.com tiyatro izleyicisine oyun tanıtımlarının dışında tiyatro dünyasının, yani bu işi amatör yada profesyonel iş edinmişlerin de adeta bir mesleki yayını oldu birbirlerinden haberdar olmaları, ortak bir alanda buluşmaları, birlikte çözümler geliştirmeleri, dayanışmalar içine girmeleri gibi aslında derneklerin üstlenmesi gereken görevleri de üstlendi.

Genç Tiyatro olarak yola çıktınız.Tiyatrom.com dönüşümünün nedenleri nelerdir? 

Genç Tiyatronun Tiyatrom.com'a dönüşmesine gelince.. Başta da dediğim gibi başlangıçta çıktığımız nokta sadece gençlik tiyatrolarına yer vermek onları motive etmek amaçlıydı. Ama medyanın tiyatroya yeterince yer vermiyor olması, tiyatro dünyasının kendini ifade edebileceği fazla alan bulamıyor olması gibi nedenlerle olsa gerek önce amatör tiyatrolar hemen peşinden profesyonel tiyatrolar da bizim sayfalarımız üstünden insanlara ulaşma isteği duydu. Bize yazan sayfalarımızdan yararlanmak isteyen amatör yada profesyonellere hayır bizim size ayıracak yerimiz yok diyemezdik tabi. Sonuçta tiyatro yozlaşan bir dünyada hala sanatsal bir yanı olan, sunulan kültüre alternatif bir kültürdü ve biz de zevkle sayfalarımızı amatör tiyatrolara da, profesyonel tiyatrolara da peşinden kurumsal / ödenekli tiyatrolara da açtık. Artık bu derece tüm tiyatro dünyasını kapsayan bir yayının adında "Genç" vurgusunu yapmanın, sınırlandırmanın  anlamı kalmamıştı bu nedenle Genç Tiyatro yayın yaşamına Tiyatrom ismiyle devam etmeye karar verdi.

Sanal ortamda tiyatro gibi "en canlı"  sanat dalıyla uğraşmak, tiyatroya neler katabilir?Site aracılığıyla somut ilişkiler, tartışmalar, yardımlaşmalar oluyor mu?

Sanal ortam tiyatroya neler katabilir? Doğru kullanıldığı zaman sanal ortam her meslek dalına, her sanat dalına, insanla ilgili olan her alana çok şey katabilir. Tabi ki Tiyatroya da çok şey kattı. Öncelikle şunun altını çizmeliyim. Tiyatrolar küçük birer aile gibi. Yani birbirinden bağımsız kendi halinde yapıları var. Bu durumda da her biri kendi yağıyla kavruluyor, her biri benzer sorunları yaşadıkları halde bir araya gelmek yerine kendi içinde bu sorunların üstesinden gelmeye çabalıyor. Topluluk üyelerinin geçmişe dayalı bir tanışıklıkları yoksa birbirlerinden haberleri olsa dahi birbirlerinin izleyicisi olarak kalıyorlar.  Oysa şimdi sanal ortam her biri kendi adacığında yaşayan bu toplulukları ve bireylerin aynı okyanus içinde olduğunu hatırlattı onlara. Önce birbirlerinin varlıklarından daha fazla haberdar oldular. Ardından somut paylaşımlar geldi. Elbette ki somut ilişkiler, tartışmalar, yardımlaşmalar oluyor. Örneğin bir tiyatro kursu almayı düşünen bir kişi sokağa çıkıp tiyatro kursu verilir diye bir tabela aramıyor önce internette bu arayışa giriyor. Ya da oyuncu arayan, topluluk arayanlar buradan yola çıkıyor. Bir kasap dükkanının camında çırak aranıyor tabelası görebilirsiniz ama bir tiyatro salonunun kapısında oyuncu aranıyor, kurs verilir  gibi tabela göremezsiniz. Sitemiz tiyatro yapanı da tiyatro seveni de, tiyatro öğreteni de, öğreneni de bir mahallede topladı Tiyatrom.com mahallesinde. Ve doğal olarak da paylaşımlar oldu. 

Bundan sonraki aşamada siteyi nerede görmek istersiniz? Sizce neleri başarırsa amacınıza ulaşmış olacak?

İşte en zor soru bu. Çünkü siteyi görmek istediğim bir yer yok. Daha dün akşam dahi artık yeter, artık misyonunu tamamladı, bir veda yazısı yazıp kapamanın zamanı geldi diye düşündüm. Neden bir hedef yok? Yani ne benim kendi adıma bir beklentim yok, sitenin de gelmek istediği daha ileri bir yer yok. Bundan ileri ne olabilir ki? Şu an noksansız tüm tiyatro dünyası takip ediyor, Tiyatrom tiyatro dışından biri tarafından hazırlanmasına karşın Tiyatro duayenlerinin elinden Tiyatro ödülü almış, Tiyatronun uygulayıcıları değil hocalarının dahi sesi soluğu olmuş,, kabul görmüş, Ülkenin tiyatro gündemini belirleme noktasına gelmiş, ülkenin onlarca elemanla hazırlanan en güçlü gazetelerinin yardım aldığı, referans aldığı bir kaynak olmuş... Daha bundan fazla ne olabilir ki? Yok.. Ben bu site şimdi de şunu hedef almalı diye bir hedef göremiyorum. Zaten hiç hedefler koymadan buraya geldi tiyatro dünyasının ihtiyaçları ve katkıları ile kendiliğinden bu noktaya geldi bundan sonra da bir başka hedefe giderse inanın bu bana da sürpriz olacak. Bizden bir şeyler umuldu bizde umulanı karşıladık bu noktaya geldik. Sadece bir tek konu hariç. Bu da sitenin bir dernek yerine konmasıydı, sitenin bir dernekmiş gibi görevler üstlenmesi idi. Zaman zaman bu da oldu ve yaşanan sorunlar karşısında site toparlayıcı yönlendirici de oldu, hatta tiyatro dünyasının bugüne dek görmediği boyutlarda girişimlerin hazırlayıcısı da oldu ama ben bir yayına dernek işlevi yüklenmesini hep yanlış buldum ve mümkün olduğunca da bundan kaçınmaya çalıştım. Bana göre bu site işlevini gördü, tiyatro dünyasının gerektiğinde bir platform etrafında toplanabileceğini gösterdi bundan sonrası derneklere kalmıştır ve onlar çözümü üretmek zorundadır hedef de amaç ta onların hedefi ve amacı olmalıdır tiyatrom.com'un değil. 

Biz sizin ne denli objektif bir tutum içerisinde olduğunuzu biliyoruz. Sizce Türk Tiyatrosu hangi noktada?Tabiri caizse "camiayı" nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu tabi çok yönlü ele alınıp belki her bir yönden sayfalarca üzerinde durulabilecek bir konu. Ama ben en fazla önemsediğim yönlerin üzerinde ve mümkün olduğunca kısa durayım.

Türk Tiyatrosu hangi noktada? Bana göre Türk Tiyatrosu amatör noktada. Yani amatör topluluklara sözüm yok onlar zaten amatörlüğü seçmiş. Ama profesyonel tiyatrolar da amatör davranıyor bana göre. Sanatçılar elbette sanatıyla ilgilidir ama bugün ben bir tiyatro topluluğunun başında olsam bu tiyatro topluluğunun işletmecilik yönünü de profesyonelce düşünürdüm. Bu işi iş edinmiş, bu işi yapıp salon kiramızı çıkaracağız, maaşları dağıtacağız, masrafları çıkaracağız ve bu işi de iş olarak sürdüreceğiz diyorsanız bir yanınızın da profesyonel olması kaçınılmazdır. Sahnede harika bir dekor kurmuşsunuz, sahnede harika bir hamlet yorumlamışsınız, sahnede ışık süper ve çok profesyonelce, kostümler en iyisinden, Canan Göknil imzalı, Sahnede her şey çok profesyonel.. Yetmez! Bütün bunlar sanatsal profesyonelliktir ama bunun satış aşaması, halka ulaştırılma aşaması çok cılız çok amatör. İşletmecilik sıfır. Çoğu yerde bu ay oyunlarınız nerde ne zaman diye arayıp bilgi alabileceğimiz bir muhatap bile bulamıyoruz, çoğu oyunun sahnelenmesine üç gün kala salon belirleniyor.. kime neyi ne zaman tanıtacaksınız da oraya seyirci gelmesini sağlayabileceksiniz? Dışarıya karşı daha profesyonel bir yapıyla çıkmanız sizin sanatınıza leke getirmez içerde sanatınızı sanatsal etikle oluşturun tamam ama dışarıya profesyonel bir görüntü yansıtamazsanız sizi kimse de umursamaz, halk da sizin içerde yarattığınız harika şeyin farkına varamaz.

Bir diğer yönden de tiyatro dünyası küçük topluluklardan oluştuğu için belki de en fazla dernekleşme, dayanışma olgusunun görülmesi gereken bir alan ama tam tersine. Hepsi kendi içine kapanık kendi dar dünyalarında hem ızdıraplarını çekip hem manevi tatminlerini yaşamayı seçmiş gibi.

Sitenizde gençlerin nabzını tutuyorsunuz. Tiyatroya  ilgileri nasıl? Tiyatro yapan genç grupların sıkıntıları neler?

Gençler tiyatroyla inanılmaz derecede ilgililer. Ama tiyatro yapmayla oyuncu olmayla ilgililer. Bu tıpkı milletçe şair olmamıza benziyor. Neredeyse herkesin şiir yazdığı ama şiir kitaplarının hiç satılmadığı bir ülkedeyiz ya.. Tiyatro da giderek bu noktaya gidiyor. Oyuncu olmak isteyen çok, kurs arayan, konservatuara kapağı atmak isteyen, oyun yazdığını söyleyen, okul topluluklarında müthiş bir aşkla sahneye çıkan.. Ama bu derece aşkla adeta "sahne tozu yuttum tiyatro benim dinim" diyecek kadar tiyatroya bağlı gençlerin bile çok az oyun izlediğini ben sohbetlerimden biliyorum. Bu durumda gençleri çeken ya aslında tiyatro değil sahnede olma tutkusu, ya da profesyoneller onları yakalayamamış ki bunlar tiyatroyu çok sevdikleri halde tiyatro izlemeye o derece istekli değiller.

Genç toplulukların sıkıntılarına gelince : Önce bunların okul gibi bir baş belaları var. Tiyatro başka bir hobiye benzemez vakit ayırmak ve efor gerektirir. Gençler hem tiyatro yapmak hem de okulla özellikle de ÖSS ile boğuşmak zorundalar ve çoğu kez boyunlarını büküp tiyatroyu bırakıyorlar. İkinci en büyük sorunları seyircisizlik. Bir yıl boyunca çalışıp bir oyun çıkarıyorlar ama bazen sadece bir en fazla 2-3 kez sahneye çıkıp seyirciye sahneleme olanağı buluyorlar ki bu da genelde yakın çevreleri oluyor tabi.

Diğer sorunlarsa malum, salonsuzluk ki profesyonellerin bile çok azının kendi salonu var, dekor kostüm sıkıntısı, ve görmezden gelinmeleri, çok sevdikleri tiyatrocuların onları izlemeye dahi gelmeyerek destek vermemeleri.

Diğer tiyatro sitelerini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Diğer Tiyatro siteleri deyince isim isim mi analım bilmiyorum. Bu hassas bir konu, kimseyi gücendirmek yada motivasyonlarını bozmak istemem. Ama genel olarak Tiyatro Dergisi dışında hiç birimiz profesyonel değiliz. İşte ben bir kurumda çalışıyorum ve akşam evimde oturup bir site yapıyorum, Tiyatronline'ı hazırlayan Enver bey Devlet Tiyatrolarında ışıkçı, sehirtiyatrolari.com'u hazırlayan Can Doğan Şehir Tiyatroları sanatçısı artı bi çok faaliyet içinde, Tiyatro Keyfinin sahibi Kemal Başar Devlet Tiyatroları sanatçısı, yönetmeni.  Tabi bu durumda da sitelere yeterince zaman ayrılamayabiliyor. Bu saydığım kişilerin her biri takdir edilecek bir iş yapıyor sanal dünyada tiyatroyu var etme çabası veriyor ama dediğim gibi hiç birimiz profesyonel değiliz ve yanımızda yöremizde haberlere koşturacak, söyleşilere yollayabilecek, salon salon dolaştırıp bilgi derleyecek elemanlarımız yok çoğu kez sitelerin güncellenmesi dahi aksayabiliyor. Biri turneye gidiyor diğeri oyun yönetiyor bir diğer yoğun çalışma temposuna giriyor ve sağlıklı bir yayıncılık her zaman mümkün olamayabiliyor.

Sitede yer alan tiyatro yazarlarıyla buluşmanız nasıl gerçekleşti?

Şimdi bir önceki soruda hiç birimiz profesyonel değiliz ve emrimizde muhabirler ordusu yok dedim ama tiyatrom.com'a dışardan bakan birisi bu ne müthiş bir ciddi yayıncılık, bu ne müthiş bir kadro diye de düşünebilir. Hatta festivaller için gelen yabancı bazı topluluk üyelerine gösterildiğinde bizim ülkemizde bu kadar geniş kadrolu bu derece ciddi bir sanat yayını yok diye kıskananlar olmuş. Ama aslında hep söylediğim şeydir ekranın bu tarafında ben tek kişiyim. Üç beş kişinin okuduğu genç tiyatro zamanında da tek kişiydim şu an bütün tiyatro dünyasının takip ettiği bir yayınız ve hala tek kişiyim. Peki bu yazarlar, bu söyleşileri yapanlar hele bu kadar haberi derleyenler kimler ve nereden bulduk? İşte onlar da kendiliğinden gelip sitemizi bulan kendiliğinden dahil olan gönüllüler ordusu. Ben evden tek başıma bu siteyi yapıyorum ama Diyarbakır'dan; Van'a, Adana'ya, Eskişehir'e tüm ülkeye yayılmış bir gönüllüler ordusu var. Ülkenin en tanınmış tiyatro yazarları bizim yazarımız, haberler birinci elden sanatçılardan ulaşıyor, bu işin akademisyeni hocalarımız bizim için yazıyor yol gösteriyor. Tamamı kendiliğinden geldi bizi buldu katkıda bulundu. Hiçbir teki ile önceden tanışmıyordum, bir çoğuyla da hala yüzyüze tanışmış değilim. Peki bu nasıl oldu? Sanırım bu alanda ciddi bir yayın olmayışı, benim de biraz bu konuda titiz olma çabam, düzenlilik, hızlılık, objektif yaklaşım ve daha önceden medyada çalışmış olmamın bana kazandırdığı belli bir profesyonel çizgi bunu sağladı ve bu isimler burada kümelendi. 

Günümüz tiyatro seyircisini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Birkaç çeşit tiyatro seyircisi var aslında. İlk guruba kendi de tiyatro yapan yada yapmış seyirciler diyelim. Bunlar tiyatronun tadını almış ve bu tadı seyirci olarak yaşatmaya çalışanlar. İkinci grupta sanatçı kesimine yada amatörse bu amatör grup üyelerine tanıdık, eş,dost yada elit seyirciler var.  Tiyatro dünyasında olanlara yakın duranlar ve birde tiyatro izlemeyi yüksek sanatsal görgüden sayıp bu izlenceyi geleneksel tutku haline getirmiş sadık izleyiciler. Üçüncü grupta ise kültürel yozlaşmaya kapılmamış okumayı, edebiyatı, sanatı seven tiyatroda da farklı eserlerle buluşmayı bunlardan bir şeyler toplamayı ihtiyaç gibi gören seyirci kitlesi var ki bana göre en doğru tiyatro seyircisi de bunlar.

Söyleşi : Dilek TÜRK
14.09.2005

Yorumlarınız

 

GeNç tiyatrocu aday adayı

21/04/2008

hersey güzel timur hocam katılıyorum size bir çok konuda peki heryerde tiyatro clubu açılması yanlış değilmi ben belgeli tiyatro okulu mezunuyum ama tiyatroda olan kadrolaşma banada vurdu boy bou heryerde oyuncu tiyatrocu aranıyor okul tiyatrosu yapanlar bir coğu tiyatroyu yanlş tanıtyo ee nasıl gelişçek peki 4.5 yılım gecti emeği 3.5 oyuna cıkmakmı neden bize iş vermedikleri belli biz kaprisliyiz biz kendını beğenmişiz ondan yapımcı firmalar cast ajansları ne yapıyo sokakta simitçi çaycı kebabçı topluyo oyun oynatıyo bunu kımseyi aşalamak için sölemedim bunuda bilin herkes kendi işini yapsın mabında neyse YASASIN TİYATRO !!

 

Mustafa Erdem

08/09/2007

Yarın tam olarak 1 yıl geçmiş olacak ... Ertuğrul Bey;
öncelikle tiyatro aşkıyla yanıyorum diyenlerin tiyatroya pek az gittği
konusunda kesinlikle haklısınız.Bence çoğu boş meselelerin bırakılıp bu
konunun irdelenmesi lazım. VAN'da yaşıyorum ve bu güne kadar kaçırdığım
pek az oyun vardır.Oyun biter ve ben ayaga kalkıp alkışladığım zaman
yaşıtım olan çok az insan ile göz göze geliyorum ve bu bana utanç
veriyor.Keşke böyle olmasaydı...Umarım gelecek böyle olmaz ...
Geleceğe yön vermek elimizde ....

Yersiz Oyuncular

18.10.2006

Sevgili Ertuğrul Timur'un tanıtımla ilgili sözlerine sonuna kadar katılıyoruz.Mutlaka bu konuda bir şeyler yapılmalı.İkinci olarak genç oyuncularla ilgili saptamayı bütün oyuncular diye okursak haksızlık etmeyiz.Sadece kendi yaptıklarıyla ilgilenen pek çok oyuncu var.Bu konuda onca işleri arasında beklentisiz bir şekilde tiyatro sitelerini yaratan Ertuğrul Timur, Kemal Başar ve Enver Bey'e teşekkür ederiz.Açıkça'ya da tabi.sevgiler

Halil SARAY

03/11/2006

seyirciler özellikle bulundugum ilde seyirciler tiyatro nedir bilmeden izlemeye geliyor ve sanatı degilde oyuncuların güzel veya yakışıklı olmasını tartışıyor buda tiyatronun henüz daha bilinmedigini gösteriyor malesef bence bunun üzerine gidilmeli kütahya

 

 

 

Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: sls01

 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim