SÖYLEŞİLER


SÖYLEŞİ : ZAFER DİPER

Kimdir?

Zafer Diper,  1963'te Beşiktaş CHP Gençlik Kolu'nda başladığı tiyatroya halkevinde devam etti.Kendisinin yazıp oynadığı oyunlar dışında kısa film çalışmaları ,senaryo ve öykü yazma çalışmaları da var. 1978'de Ortaoyuncuları'n  kuruluş kadrosunda yer aldı 1981 Kasım'ında, Üsküdar Sunar Tiyatrosu' nda "toplumcu-eytişimsel bir yaklaşımla sanatsal etkinlikleri üretebilmek" içeriğiyle özetlenebilir bir anlayışla Bizim Tiyatro 'yu kurdu. 

42 yıldır sahnelerde olan Zafer Hoca yla 25.yılını kutlayan Bizim Tiyatro hakında görüştük.

 

Bizim Tiyatro nun kuruluş amacı TOPLUMCU VE EĞTİŞİMSEL  BİR yaklaşımla sanatsal etkinlikler üretebilmek demişsiniz sitenizde...amacınız tiyatro seyircisine ne vermek?

Tiyatromuz kurulurken diyalektik oyun yapısı kurgusuyla toplumsal sorunları irdelemeye çalışan bir tiyatro olmasını istedik.. 1981 de kuruldu bu yıl 25.yılı.Yalnız oyun değil özel yakşalımları olan farklı bir grup. Oyunların yanı sıra kültür sanat etkinliklerine de yer veriyoruz..Paneller konserler, gösteriler şiirler, anma günleri  düzenledik ve şair-sanatçılarında  katılımıyla farklı ve yararlı şeyler yaptık.

Dolayısıyla tiyatro seyircisini her yönden yakalamalaya ve derdimizi anlatmaya çalışyoruz.

 

Bizim tiyaroda 25.yılınız....kalıcılığınızı ve istikrarınızı neye borçlusunuz ?

Amatör tiyatro olarak sürdüremiyorsunuz. İşin ticari yönü var. Bilet satmazsanız varlığınızı sürdüremiyorsunuz.12 Eylül sonrasında herşey değişti.Direnerek tiyatro yapıyoruz. İçimizde belli inanç ve aşk var. Sadece buda yeterli olmuyor tabii sonuçta bu meslek devam ediyor. Biz yaptığımız işlere inandık ve yolumuza devam ediyoruz.

Şu anda Bizim Tiyatro yolun neresinde? Başlarken buralara gelebileceğinizi düşünüyor muydunuz?

Bu yola başlarken herşeyin en iyisini yapmaya gayret ettik, hiç düşünmedim 5. yılını ya da 10.yılını ...Yıllar yılları kovaladı ve bugün buradayız.

25 yıldır sizin dışınızda kimler oldu? Şu an kadronuz kaç kişi ?

Çok fazla kalan olmuyor tabi bu çok zor. 5-6 kişiyiz şu anda. Oyuna göre proje oluşturuyoruz, kadro yapıyoruz.

Oyun seçimlerinizi hangi kriterlere göre yapıyorsunuz ?

Yaptığımız oyunların yapısı genelde aynı. Birkaç oyunda belki türünü ya da uslubu değiştirmiş olabiliriz ama genelde bir çizgimiz var ve orada ilerliyoruz. Biz toplumsal sorunlara değiniyoruz. Oyunlarınızın özünde bozuk düzene karşı ayakta durmaya çalışan insnaların dramı yatıyor.Aslında tiyatronun kendisi muhalefete eleştiriler yapmaktadır. Sistemi sorgulayarak bir şeyler yaparsanız seyirciyi de bir noktada yakalıyorsunuz.

Oyunları biz üretiyoruz. Konulara göre metin oluşturduk. Mesela çağımızın hastalığı aidsi konu aldık. Okuduk, araştırdık, çalıştık ve ona göre oyunumuzu hazırladık, ya da özelleştirmeyi konu alalım dedik "Talan" adlı oyun çıktı. Yani biz öncelikle işleyeceğimiz konuyu belirliyoruz. Birlikte çalışarak önce metini yazıyoruz.Böyle bir çalışma şeklimiz var.

YARGI 19 sezondur gösterimde... Oyunun bu kadar kuvvetli olmasını ,hala talep görmesini neye bağlıyorsunuz?

Yazılımının, çevirisinin güzel oluşu ,savaş olgusunun sanatsal bir dilde ortaya konuşu seyircileri çok etkiliyor. Maalesef güncelliği hala devam eden bir konu savaş..Bu yüzden yıllardır sahnede. Bu kadar ağır olup da bu kadar uzun süre oynanan başka oyun yok. Bir buçuk saat sürüyor. Ara yok, ışık yok, dekor yok .Bir tek adam çıkıyor ve olağanüstü bir eforla anlatıyor ve yaşatıyor. Bu da seyirciyi etkiliyor. Çünkü anlatılanlar dünyanın her yerinde  yaşanmış ve hala da yaşanmakta olan gerçekleri içeriyor.

Oyunları hem yönetiyorsunuz hem de oynuyorsunuz...Bunun  zor olduğu söylenir. Siz ne dersiniz?

Genelde böyle oluyor. Ama mesela Macit Koper' in de yönettiği oyun var. Oynarken birkaç arkadaşla beni yönetiyor. Birliktelik söz konusu. Böyle çalışmak yorucu ama ben şikayetçi değilim.

Üniversite eğitiminizi yarım bıraktınız..Hiç pişmanlık duydunuz mı ? Geçiminizi sadece tiyatrodan karşılayabiliyor musunuz?

Evet yarım bıraktım. Okuyacağıma tiyatro yaptım. Rahmetli annem "oyuncu olacağına keşke memur olsaydın" derdi. Yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim. Maalesef  tiyatro günümüzde  bile meslekten sayılmıyor.

İşkence sahnelerinin ağır olduğu "Ölüm Uykudaydı " adlı oyununuz  psikolojinizi nasıl etkiledi?

Bu oyun aslında insan haklarıyla ilgili bir oyundu.Oyun Latin Amerika'da geçiyor gibi görünüyordu ama dünyanın her yerinde böyle sorunlar yaşanıyor. Avrupa da ve Türkiyede dolu dolu oynadık. Çoğu oynadığım yerde dava açıldı. Bir çoğundan da beraat ettim ama devam edenler vardır mutlaka. Aslında benim psikolojimi çok fazla etkilemiyor.Oyun bittiğinde ben normale dönüyorum.

Oynadığınız karakterlerin psikolojik durumları çok ağır.Onların durumunu sahnede yaşıyorsunuz ve seyirciye de yaşatıyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz ? Tepkiler eleştiriler ne yönde oluyor?

Eleştiriler genelde olumlu oluyor ama tepkiler bazen farklı olabiliyor. Mesela Yargı yı oynarken bayılanlar ve yarıda çıkanlar olmuştu. Bir keresinde kuliste makyajımı temizlerken bir bayan geldi. Beni tebrik edecek sanırken boğamıza yapıştı sen nasıl böyle yaşıyosun diye? Sinir krizi geçiriyordu. Benim işim bitmişti oysa ki...öyle yaşayamam...her oyunda 2 kilo veriyosunuz...Bu tarz oyunlar çok zor. Bir adam  tek başına herşeyi  var ediyor. Çok güç ve efor gerektiriyor. Özellikle tek kişilik oyunlarımda. Milimetrik çalışıyorum ve bu çalışma aylarca sürebiliyor.

- Kafa Kağıdı Oyunundan

25 yılda hangi tür oyunlar oynadınız ?

Bire bir komedi oynamadık ama kara güldürü tarzında oyunlar var. 25 oyun içinde müzikli oyunlarımızda vardı, kara güldürüde vardı ama genelde toplumsal sorunlara değinilen dram oynadık

Amatör grular seslerini duyurabilmek için neler yapmalılar?

Türkiye de amatör olsun profesyonel olsun tiyatroyla uğraşanlara şapka çıkarmak lazım.Amatör gruplar çok fazla okumalılar. Her şeyden haberleri olmalı. Araştırmalılar. Güncel olayları takip etmeliler,Genel kültürlerinin çok iyi olması gerekir. Sanatın tüm dallarından haberdar olması gerekir. Kendilerini geliştirdikten sonra ortaya koyacakları işler de iyi olacaktır.

Gençlerin tiyatroya ilgisini nasıl buluyorsunuz ?

Gençlerin şehir ve devlet tiyatrolarına ilgisi var. Çünkü onlar şehrin merkezlerine salonlarını kurmuşlar ve onların bilet fiyatları ucuz. Özel tiyatrolar yoksunluklarla ayakta durmaya çalışıyorlar. Sadece Kadıköy de değil Taksim göbeğinde de reklamımın olması gerekir. Bu olanakların sağlanması gerekir. Aslında biz tiyatrocuların örgütlenmesi birlikte hareket etmesi gerekir bunu ancak böyle aşabiliriz.

Kan kaybeden tiyatro değil, kaybeden izleyici...böyle demiştiniz bir söyleşinizde...peki bunu nasıl değiştirebiliriz...?

Tiyatrolarda oynanan oyunlar çok iyi. Ama izleyicinin tiyatroya gelmesini engelleyen bir sürü etken var. Televizyonlardaki dizilerin çokluğu , maddi sıkıntılar vs....Tiyatro ölmez, sinema ölür, tv ölür ama  burası canlı..O yüzden biri kapanır diğeri açılır. Asla son bulmaz...

25.yılınız için yeni bir oyun hazırlıyorsunuz ve bir de "Kafa Kağıdı" nı yı sahneliyorsunuz. Başka projeleriniz var mı ?

Şu anda 'Kafa Kağıdı' oynanıyor. Belki 'Yargı' tekrar oynanabilir...Bununla birlikte üçüncü tek kişilik oyunum olacak olan intihar olgusunun işlendiği 'Özkıyım' var. Kadroyla çalışmaktan da çok hoşnutum ama bazen öyle oyunlar buluyorsunuz ki bunu tek başına oynamam lazım diyorsunuz.

Bu keyifli söyleşi için çok teşekkür ederiz Zafer Hocam...Nice 25 yıllara!...

 

Bizim Tiyatro Oyunları

Yargı 1986-.....(Avni Dilligil Tiyatro Ödülü)
Kafa Kağıdı: 2004-2005
Talan: 2003-2004
Mavileşme: 2002-2003 Hoş Geldin Bebek: 2001-2002
Ölüm Uykudaydı: 2000-2001
Çölde Yarış: 1999-2000
Yitik: 1998-1999
Devrimi Çok Sevmiştik: 1997-1998
Ölümsüz Şarkı: 1996-1997
Dava: 1995-1996
Milena'dan Kafka'ya Mektuplar: 1994-1995
Şeytanistan: 1993-1994
Boğulma ya da Woyzeck: 1992-1993
Örümcek Kadının Öpücüğü: 1991-1992
Suikast: 1990-1991
Halkın Ekmeği: 1989-1990
Nâzım: 1986-1987
Kurtuluştan Sonra: 1983-1984
Kükreyen Fare: 1982-1983
Hamlet: 1981-1982

Çocuk Oyunları:

Cüce Dev 1984-85
Pilli Bebek(1985-86)
Yerli Tarzan ,Al Gülüm Ver Gülüm (1983-84)

Neşe GÜVEN
21.12.2005

Yorumlarınız

 
Büşra

01.04.2008

Yargı çok güzel bir piyes.

 
Deniz Çelikbaş

06.07.2006

amatör gruplar için söyledklerinize katılıyorm daha cok okumalı daha cok calısmalı daha cok caba sarfetmalıyızki sonunda bizde profesyonel olalım..ben birsey duymustum profesyonellerde amatör ruhlarını özlerlermiş bu doğrumu?

 


Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: sls06

 
   
Bu sitede yer alan Söyleşiler,Eleştiriler,Yorum Yazıları,Oyun İncelemeleri tamamen herkesetiyatro.com'a aittir. Alıntı yapılması ve tamamının yayınlanması sitenin iznine tabidir.
anasayfa - hakkımızda - kadromuz - eğitimlerimiz - oyunlarımız - haberler - tiyatro grupları - seyirci köşesi- güncel bakış - tiyatro okulu - söyleşiler - kaynak - çocuklar için - foto galeri - medyada açıkça - oyun eleştirileri - iletişim