SÖYLEŞİLER
İSTANBUL GÖLGE OYUNCULARI
Gölge tiyatrosu deyince ilk Karagöz'le Hacivat gelir aklımıza. Hele ki yakın zamanda Hacivat'la Karagöz Neden Öldürüldü ? filmine gittiyseniz benim gibi...
Ama biliriz ki orada olan, deriden yapılan nesnelere arkadan ışığın vurması ve gölgelerin beyaz bir perde üzerine yansıtılmasıdır. Bu grubun yaptığı ise daha farklı. Kendi bedenlerinin gölgelerini yansıtıyorlar perdeye...
Perdenin gölge hükümdarları...6 kişilik dev bir gölge topluluğu onlarınki...
Sevdalı Bulut adlı oyunlarını izledikten hemen sonra, sahnenin tozu henüz üzerimdeyken, oyun üzerine konuşmaya başlayarak açıyoruz söyleşimizi.
Onları daha yakından tanımaya ne dersiniz ?
N.G : Grup üyelerini tanıyabilir miyiz ilk olarak ?
Didem : Ben,Ozan ve İlham Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarları Tiyatro Anasanat Dalı'ndan mezunuz. Aynı zamanda ben ve Ozan aynı üniversitede araştırma görevlisiyiz. Deniz yine aynı okulun Sahne Sanatları Opera Ana Dalı'ndan mezun. Başak, Sahne Dekorları ve Kostümü Bölümü'nden mezun. Aynı kurumda araştırma görevlisidir. İlke ise müzikoloji mezunu. Grubumuzdaki herkes master bitirmiş, ben ve Ozan doktoraya devam ediyoruz.. Hepimiz çok iyi arkadaşlarız. Uzun zamandır bir aradayız ve birbirimizi çok iyi tanıyoruz.

ASLIN SURETİ GÖLGELER...
N.G : Neden gölgeler? Oynadığınız oyun alışılmışın dışında. Bu tekniği kullanmaya nasıl karar verdiniz?
Didem : 2001 yılında Yüksek Lisans da yapmak istediğimiz bir proje için bir araya geldik. Çalışmalarımız sırasında Başak yüksek lisansta bizden ders alıyordu. sora camdan İlke'ye seslendik.İlke müziklerimizi yaptı. Herşey kendi doğasında gerçekleşti. Oyunun yönetmeni hepimiziz. Rejisinden, sahneye hep beraber çalıştık yani hepimiz birbirimize karışabiliriz. İlk 2001 de oynamaya başladığımız zaman tesadüfen o yıl Nazım Hikmet yılı olarak anıldı. Bu güzel bir şanstı bizim için. Bir adımızın olması gerektiğini düşündük. Adımızı biraz oyundan aldık, biraz da gölgenin gizemi vardı bizim için. Yani aslın sureti meselesi... E hepimizin ortak mekanı İstanbul. Dolayısıyla İstanbul Gölge Oyuncuları çıktı ortaya..
N.G : Nazım Hikmet in Sevdalı Bulut adlı masalını oynuyorsunuz 4 yıldır. Birazda bu oyundan bahsedelim okuyucularımıza..

Didem : İşte tam burada bir şeyi düzeltmek istiyorum. Genelde böyle yazılıyor ama aslında bu masalı halk masallarından alıp kendince uyarlamış Nazım Hikmet. Hatta şu anda Masallar Kitabı Yapı Kredi Kültür Yayınları'ndan çıkıyor. Bu masallardan bir tanesi Sevdalı Bulut.Gölge perdesi ve üzerine yansıtılan "ebru" görüntüleriyle, görsel olarak sahne üstündeki geleneksel yapının modern uygulamasıyla örtüşecek çağdaş bir uyarlama yoluna gitmeyi hedefliyoruz "Sevdalı Bulut" ile. Bu masalı ele alıp kendimize göre uyarladık.Yani bire bir bu masalı oynuyor değiliz. Kara Seyfi var, Ayşe Kız var ve bir de bulut var.
Ozan : Kara Seyfi karakteri herşeye sahip olmak isteyen bir gücü simgeliyor. Bu adama dünyanın her yerinde rastlanabilir. Bu evrensel bir karakterdir.
Didem : Ayşe Kız çaresiz kendini ve topraklarını koruyor ve bulut ise Ayşe kadın'a aşık. Konu olarak böyle bir masal ama altında çok farklı konular işleniyor. Buradaki karakterler hayatımızda da var.
N.G : Nazım Hikmet insanı çok iyi betimleyen bir üstad. Bu oyunda da belirgin karakterler var. İyi var, kötü var. Gerçek hayatta da var böyle insanlar. Dolayısıyla bir masal olmasına rağmen oyun güncelliğini koruyor değil mi ?
Didem : Günümüzde de var Kara Seyfiler...Dediğim gibi bir yönüyle Kurtuluş Savaşı' nı da anlatır bu masal bize. Egemen olmak isteyen bir taraf ve topraklarını korumak isteyen bir taraf. Dolayısıyla sadece tek bir taraftan bakmamak lazım. Üstad öyle güzel anlatıyor ki, masalı okusanız hala günümüzde de geçerli olduğunu göreceksiniz. Oyunun sonunda aslında veriliyor cevabı iyiler iyilik buldu, kötüler kötülük ama ne ülkesinde ? Yani bir şeyle oluyor ama nerede nasıl? Gerçekçiliği olan bir masal bu.
N.G : Bu oyunla birlikte Türk tiyatrosunun geleneksel yapısını teknolojiyle harmanlayıp, evrensel bir boyuta taşıyorsunuz diyebilir miyiz ?

Didem : Kesinlikle yaptığımız budur. Gölge oyun başta olmak üzere kullanılan gösterim araçlarıyla Geleneksel Türk Oyuncuları'nın , perdeye yansıtılan ve spontan olarak oluşan "ebru" uygulamalarıyla, Geleneksel Türk El Sanatları ögelerinin günümüz teknikleriyle ve modern anlayışla sahnelendiği bir oyun ;"Sevdalı Bulut"...
İlham : Türk tiyatrosunun özünde vardır gölge tiyatrosu. Gölge oyunu dediğimiz zaman nesneler kullanılır, perdede oynatılır arkadan ışık vurur vs..Biz burada insan siluetini başından sonuna kadar kullanıyoruz. Farkımız burada. Yoksa gölge oyunu, insanlar ateşin etrafında dönerlerken bile vardı.
N.G : Güzel işler yapıyoruz ama seyirciye ulaşma konusunda maalesef sorunlarda yaşıyoruz. Tiyatronun daha geniş kitlelere ulaştırılabilmesi için neler yapılabilir ?
Didem: Radikal yapı değişiklikleri lazım. Ama o zamana kadar da ortak kodlar üzerinden seyirciyle buluşmak lazım. 'Alternatif' adı altında, "sanat yaptım, oldu" denince, yapılan her şey sanat olmayabiliyor. Ama bu zaten günümüzde de çokça tartışılan, tartışılması da gereken bir konu. Bunun için de ayrıca bir söyleşi yapmamız gerekir bence.
N.G : Peki ,tekst araştırmalarınızı nasıl yapıyorsunuz ?
Didem : Spesifik olarak bir şeye odaklanıp da onun üstüne gidiyoruz diye bir şey yok. Tekst bizim için araç aslında. Amacımıza hizmet eden tekstlerle buluşmaya gayret ediyoruz. Bu buluşma da "hadi tekst bulalım" deyince olmuyor. İstanbul Gölge Oyuncuları, sanatın farklı alanlarından gelen sanatçılardan kurulu. Hepimizin kendi alanında gerek akademik gerekse kişisel -iyi beslenmiş- geçmişleri var. Bunların ortak noktasını bulacağımız, bizi heyecanlandıran araçlar, muhakkak karşımıza çıkıyor.
N.G Bu bilgi ve deneyimlerinizi paylaşacağınız bir okul kurmak gibi bir hedefiniz ya da projeleriniz var mı ?
Didem : Kim bilir...belki...

N.G : Yurtdışı deneyiminizden bahsetmek istiyorum. Nasıl oldu, Almanya ve Avusturya' ya gitmeniz? Ve aldığınız tepkiler nasıldı ?
İlke : Tiyatro festivali sayesinde gerçekleşti. Almanya ve Avusturya'da oynadık. Türkiye' den önce oralarda sahne alma fırsatı bulduk.Kültürümüz sevildiği için ve bu oyunda bizim kültürümüzü bir nebze de olsa yansıttığı için çok beğenildi. Bu bizim için çok güzel bir olaydır.
Didem : Aslında keşke bir sponsor bulsak da Anadolu'yu gezsek mesela, Van'da oynayabilsek.
N.G : İstanbul Gölge Oyuncuları olarak bundan sonraki oyunlarınızda hep gölge tekniğini mi kullanacaksınız, böyle mi anılmak istiyorsunuz? Bundan sonra ne tarz oyunlar oynayacağınız şimdiden belli mi ?
Ozan : Böyle bir iddiamız yok. Diğer oyunumuz olan Tools'da mesala bu teknik birkaç yerde kullanıldı ama oyunun tamamında yok.Bundan sonrada kullanabiliriz ama başka projelerde olacaktır mutlaka.
Didem : Tarzımız aşağı yukarı oturdu aslında ama tekst olarak en azından belli değil, kafamızda bir şeyler var ama net diyemem.
N.G : Yeni dönem projelerinizi ve şu an için oyun programınızı öğrenebilir miyiz ?
Didem : Grubun ikinci projesi olan "tools..."un tekrar bir provaya girmesi ve sonra önümüzdeki sezonda sahnelenmesi söz konusu. "Sevdalı Bulut" , repertuar oyunumuz, oynamaya devam edecek. Yaz aylarında ve sonbahar' da yurtdışı turnelerimiz olacak. Daha önce ağırlıklı olarak Almanya ve Avusturya'da bulunmuştuk. Bu yıl, ABD' de 8-10 şehri kapsayan, uzun bir turne programı için çalışmalarımız devam ediyor. Ayrıca, yine başka ülkelerde de katılacağımız festivaller olacak....
Bu keyifli söyleşi için hepinize tekrar teşekkür ederiz..
Neşe GÜVEN
07.03.2006

Yorumlarınız
Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: sls11