BURSA EKİM SANAT ATÖLYESİ
On sekiz yıldır Bursa'da faaliyetlerini sürdüren Ekim Sanat Atölyesi sanatçılarından Cenk Turan ile yaptığımız söyleşiyi yayımlıyoruz.
N.G : Cenk Bey , öncelikle sizi tanıyalım istiyorum.. Bursa da faaliyet gösteren bir atölyeniz var...18 yılın sanat ve yaşam deneyimini Bursalılarla paylaşıyorsunuz sanırım...

C.T. : Rica ederim. Evet, 18 yıldır Bursa'da sanat adına, sanatın bir çok alanında çalışmalar yapmaktayız. Ancak bu yıl bu amatör yapıyı bir adım daha ileri taşıyıp, profesyonel bir kadro ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. 12 farklı alanda, profesyonel eğitim veren bir kurum halini aldık.
N.G : Tiyatrodan resme, danstan satranca pek çok alanda atölyeniz var. En çok talebi hangisi görüyor?
C.T. : Elbette az önce de bahsettiğim gibi 12 farklı alanda çalışmalarımızı yürütmekteyiz, Bu çalışmalarda tiyatro başı çekiyor, ardından müzik ve resim geliyor.
N.G :Bugün özellikle tiyatroyla ilgili neler yapıyorsunuz onu konuşmak istiyoruz... Oyunlarınızdan söz eder misiniz?
C.T. : Kendimize ait seyirci kapasitesi 35 kişi olan bir oda tiyatrosu oluşturduk ve burada düzenli olarak oyunlar sahneyeceğiz. Bunlardan ilki Sabahattin Ali'nin öykülerinden oluşan bir anlatı, Oyunda Levent Aras adlı arkadaşımız rol alıyor, tek kişilik bir gösteri. Yine aynı sahnede Brezilyalı yazar Plinio Marcos'un yazdığı Cenk Turan ve Emrah Burak Gürbüz' oynadığı "Gece O Kadar Kirliydi ki İkiside Kayboldular" adlı oyunu sahnelenecek, 3. sezonuna giren sığıntılar adlı oyunumuzda ise Zafer Altun ile Barış Özkan adlı arkadaşlarımız rol alıyor. Bunun dışında doğaçlama olarak ürettiğimiz "Uykucu Palyaçonun Korkuları" adlı çocuk oyunumuz perde diyor. Ayrıca iki tane de karagöz oyunumuz var, ilki "Karagöz'ün Rüyası " ikincisi ise "Karagözün Salıncak Sefası" adını taşıyor. Bu oyunlar sadece sezon açılışında oynayacağımız oyunlar.
N.G : Okuyucularımızın ilk başta merak ettikleri soruyu da hemen soralım...Tiyatro Atölyesi kapsamında neler yapıyorsunuz ? Kurs süreniz ne kadar, ücretlendirme nasıl ve kurs sonunda öğrencileriniz sonraki yıl için devam edebiliyorlar mı ?
C.T. : Tiyatro atölyesi kapsamımızda her şeyden önce 8 aylık bir eğitim sürecimiz var, bu eğitim Türkiye'deki tüm tiyatro okullarının hemen hemen tamamının eğitim programının 8 aya indirgenmiş hali. Ekim ayı içinde başlayan çalışmalar Mayıs-Haziran ayı gibi bir atölye çalışmasıyla sona eriyor. Ücretlendirme ile ilgili de şunları söyleyebilirim; Aylık 70 YTL tiyatro atölyesinin fiyatı ancak öğrenci arkadaşlarımız için %10, üç aylık peşin ödeme yapan arkadaşlarımız için ise %15 indirimimiz söz konusu.Bu eğitim sürecinden geçen ve bitiren arkadaşlarımız eğer isterlerse bizimle birlikte çalışmaya devam edebilirler. Yani haydi kursunuz bitti gidin gibi bir mantık işletmiyoruz. Tiyatro yapmak isteyen arkadaşlarımız bizimle birlikte amatör grubumuzda çalışma imkanı buluyorlar.
N.G : Bursalılar için eğitim alabilecekleri alternatif bir yer olması gerçekten güzel... Bu noktada eğitimin kimin tarafından veriliyor olduğu da çok önemli.. Tiyatro eğitimlerini kim veriyor ?
C.T. : Evet biz yukarda da bahsettiğim gibi amatör bir kurum olarak varlığımızı sürdürmekte idik ancak bu yıl eğitimci kadromuzu tamamen profesyonelleştirerek çalışmalarımız devam ediyoruz. Bu yıl itibari ile 8 Profesyonel oyuncu ile -yani akademik eğitim almış kişilerden bahsediyorum- eğitim programımızı yürütmekteyiz. Emrah Burak Gürbüz adlı arkadaşımız Erzurum Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro-Oyunculuk Ana Sanat Dalı mezunu, Ben Yani Cenk Turan Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Tiyatro-Oyunculuk Bölümü mezunuyum, Levent Aras adlı arkadaşımız İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Tiyatro-Oyunculuk Ana Sanat Dalı mezunu, Barış Özkan ise Konya Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro-Oyunculuk mezunu, Zafer Altun Konya Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro-Oyunculuk mezunu, Ömer Naci Topçu -aynı zamanda genel sanat yönetmenliğimizi de üstlendi- Konya Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro-Oyunculuk mezunu ve halen devlet tiyatroları sanatçısı olarak çalışmalarına devam etmekte, Kadim Yaşar İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro-Oyunculuk Bölümü mezunu, Deniz Hasbioğlu Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro-Oyunculuk Bölümü mezunu, eğitim programını bu kadro yönlendiriyor.

N.G :Diğer yandan Ekim Sanat Atölyesinin varlığından Bursalıları nasıl haberdar ediyorsunuz?
C.T. : Genellikle afişleme metodu bu konuda etkili bir yöntem olduğundan bunu kullanıyoruz. Radyo, gazete reklamları gibi yöntemleri de kullanıyoruz.
N.G : İstanbul da tiyatroya olan talebi az çok görebiliyoruz biz... Siz Bursa'yı bu açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz ? Bursa seyircisinin tiyatroya ilgisi tatmin edici boyutta mı ?
C.T. : Sadece İstanbul yada Bursa ile ilgili değil Türkiye'nin tamamında böyle bir sorun var, ancak biz tiyatrocular da üzerimize düşeni pek yapmıyormuşuz gibi de bir durum söz konusu aslında. Kalitenin düşüşü bu süreci hızlandırdı. İzleyici "Sezar'ın hakkını Sezar'a" mutlaka verir. Tabi diğer etmenlerde söz konusu televizyon ve internetin yaygınlaşması insanları yalnızlığa ve hareketsizliğe mahkum ediyor bu da önemli bir sorunsal! Ancak tiyatro ile de bi sorun aşılabilir gibi geliyor bana. Ben geleceğe umutlu bakıyorum. Çünkü okullarda bu çalışmalar da oldukça önemsenmeye başladı.
N.G : Bursa Belediyesinin bu konuda sizleri destekleyen çalışmaları var mı ? Yeterli desteği görüyor musunuz ?
C.T. : Hayır, hiçbir belediyeden ve hiçbir kurumdan yardım ve destek almıyoruz. Kendi özgücümüzle çalışmalarımız yürütüyoruz tam 18 yıldır. Taleplerimiz de sürekli geri çevriliyor. Ancak o süreçte son dönemde biraz daha yumuşamaya başladı. Belediyelerinde sanat ile ilgili birimleri daha ilgili olmaya başladı, bu da umut verici bir gelişme.

N.G : 2007-2008 sezonunun sizin için de sanat adına verimli bir yıl olmasını temenni ederim...
C.T. : Çok teşekkür ederiz, aynı temenniler sizin içinde geçerli olur umarım.
İyi çalışmalar.

NEŞE GÜVEN
|