FARKINDA OLMAYAN TİYATROCU OLAMAZ
Ümit Denizer
“Can Baba”dan hepimize “Farkındalık” dersi…
Güzel ülkemizin bir “Şair Baba”sı vardır, bir de “Can Baba”sı… Bu defa köşemizde; aramızdan ayrılışının 10’uncu yıldönümünde, Can Baba’yı ağırlıyoruz… Farkındalık üzerine bu kadar ayrıntıyı bir araya getirmek ustalık işidir çünkü. (Şiiri bilenler için ikinci baskı oluyor, bağışlasınlar…)
FARKINDA OLMALI İNSAN...
Farkında olmalı insan...
Kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında olmalı.
Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen...
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.
Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını
Ve en sonunda bir metre karelik yere
nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.
Şu çok geniş görünen dünyanın,
Ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.
Henüz bebekken “dünya benim!” dercesine
Avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu,
Ölürken de aynı avuçların “her şeyi bırakıp gidiyorum işte!”
Dercesine apaçık kaldığını fark etmeli.
Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.
Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.
Azraillin her an sürpriz yapabileceğini,
Nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan
Ve ölmeden evvel ölebilmeli.
Hayvanların yolda kaldırımda çöplükte
Ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada
yemek yediğini fark etmeli.
Eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en güzeli) olduğunu fark etmeli.
Ve ona göre yaşamalı.
Gülün hemen dibindeki dikeni
dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli.
Evinde 4 kedi 2 köpek beslediği halde
Çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli.
Eşine “seni çok seviyorum!” demenin
mutluluk yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.
Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini
Ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere
muhtaç olduğunu fark etmeli.
Zenginliğin ve bereketin
sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.
Ömür dediğin üç gündür,
Dün geldi geçti yarın meçhuldür,
O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür.
Can Yücel
Ümit DENİZER
01.10.2009 |