FARKINDA OLMAYAN TİYATROCU OLAMAZ
Ümit Denizer

 

AÇOK NASIL AÇOK OLDU? —  5

(AÇOK kısa adıyla anılan, Anadolu Çocuk Oyunları Kolu grubunun oluşumunda geçen ay dördüncü bölümü paylaşmıştık. Şimdi kaldığımız yerden beşinci bölüm olarak devam ediyoruz…)

 

2 / Karar:
Çocuk Tiyatrosu “İlaveten Renkli Miki” olmaktan kurtarılmalıdır!

Cemal Turgut Ümit, “çocuklara oyun verilecek yer, öyle geniiiişşş alanlar gerektirmez” diye düşünüyorlardır başlangıçta… (Oysa iki deneme sonra değişir oyun alanı ihtiyaçları. On metrelik derinliklere sığmaz olurlar.)

 

İstanbul’da bildikleri, kendilerine uyar küçük sahneli iki salon vardır. İlki “Kadıköy Sineması”*dır. Yıllar önce Yıldırım Önal** Tiyatrosunun perde açması için yapılmış, kısa ömürlü bir tiyatro hevesi yaşanmış, sonra da hemen sinemaya dönüştürülmüştür.

 

Kadıköy Sineması salonu, dev bir balığın içini andıran kaburgalı tavanı ve çocukların sahneyi rahat görmesine uygun amfi koltuk düzeniyle, çok hoşlarına gitmektedir üç arkadaşın. Heyecanla gidilip konuşulan sinema mal sahibi, tiyatrocularla iş yapmaktan yana değildir. Çünkü tiyatronun para kazandırmadığını görmüştür. Fakat çocukları unutmadığını söyler: “Filmlere ilaveten renkli miki gösteriyoruz!” der…

Küçük sahneli ikinci salon, adı da zaten böyle olan “Küçük Sahne”***dir.
Ali Poyrazoğlu yönetimindedir şimdi. Randevu alınıp gidilir ve tiyatronun yönetim odasında konuşulur. Ali Poyrazoğlu sözün başında “Kimsiniz siz kardeşim?” diye sorar. Cemal Turgut Ümit’in şaşkın birbirlerine bakmaları üzerine: “Aranızda şöhretli birisi yoksa, vazgeçin bu sevdadan. Buranın kirasını ödeyecek gişeyi yapamayıp batarsınız.” Der… Böylece, salon bulma işi, üç arkadaşın “umut” hanesinden silinip atılır.

Açıkça anlaşılmıştır ki, oyun prova etmek ve çocuklara göstermek için, memleket Üsküdar’da uygun mekân aranması gerekmektedir… Salon bulma işleri ters gidip böyle başlarına yıkıldı ya, şimdi bir de uygun metin bulma konusunda boylarının ölçüsünü almalıdır üç arkadaş…

 

Yıllar önce bir çocuk hikâyesini sahneye uyarlamışlardır, fakat çocuk piyesi metninin tekniğini, bir profesyonelden öğrenmenin şart olduğuna inanmaktadırlar.

Yine Muhsin Hocalarına danışırlar. Onun önerisiyle, bütün dünyadan yazarların Türkiye temsilcisi olan ONK Ajansı’na giderler. Yine “Siz de kimsiniz?” denilecektir kendilerine. “Böyle her önümüze gelene piyes metni verirsek, yazarların ve çevirmenlerin hakkını nasıl koruruz?” diye kibarca kapı gösterilecektir Cemal Turgut Ümit’e...

Üsküdar’a hep kös dönülmeye başlanmıştır, ama kös kamçı olur bizim üç arkadaşa. İşte bu nedenlerle, bütün engel duvarlarına rağmen, kararları şudur ki: “Çocuk Tiyatrosu, ‘İlaveten Renkli Miki’likten kurtarılmalıdır!”
_________________________________________________________

*Kadıköy/Bahariye Caddesinin, bir zamanların güzel mekânlarından biri olan Kadıköy Sineması’nın yerinde, şimdi giyim mağazalarının bulunduğu bir pasaj var.

 

**Yıldırım Önal: Daha çok dramatik eserlerde, davudi sesi ve hamasi tonlamalarıyla ünlenen bir tiyatro ve sinema oyuncusudur.

 

***Günümüzde, Sadri Alışık Tiyatrosunun yönetiminde olan Küçük Sahne’yi, dünyaca ünlü tiyatro adamımız büyük Muhsin Ertuğrul kurmuştur.

 

Ümit DENİZER
01.05.2011