
PAPATIAS...
Cendere cendere cendere cendere...
Her şey Devlet için...
O da insan, bir sevdiği var elbet.
Taş kalbinin ardı apaydın.
Can özü.
----------------------------------------
YÜKSEL
Irak savaşıydı. Elimde bir deve ile çölde kala kalmıştım. Irak'ı çözüme kavuşturmak için gönderilmiş kahraman şövalye bendim. Koynumdaki gazeteyi çıkarttım bir ara sürekli manşet olmuştum. Ama artık zevk vermiyordu bana kahraman olmak. "Başka bir şey" olmalıydı. Ne kadar yalnızdım. Öfkeyle tükürdüm yere, tükürdüğüm yerden petrol fışkırdı, ya ne petrolü ya, parayla saadet mi olur efendim. Deveyle yürüdüm durmadan, gece gündüz. BBC'de yayınlanan, Irakta Yükselen Güneş belgeselimi de izlemedim. Benim dırdırımdan devenin kafası da şişti. Sonunda patladı. "Derdin ne ?" diye bağırdı. Sanki bilmiyor deve. "Savaşma Seviş" dedi. "Saçmalama nasıl olacak çölde" dedim. "Bak bir helikopter" dedi. "Bin ve git, yüreğinin götürdüğü yere git..." dedi deve. Bindim. Kapris yapmadım, askeri bir uçakla İstanbul'a uçtum, "İstediğiniz yerde atın beni" dedim. Attılar, az daha paraşüt açılmıyordu. Paraşüt rüzgara bıraktı kendini ve ben atölyenin terasına düştüm. İşte bu dedim, kapıyı çaldım, "O" açtı. "Eli silah tutan bir rol istiyorum barış için" diye yalvardım. Paraşütü de dekorda kullanırız diye ekledim.
---------------------------------------- |